# 36. Surah Ya-Sin, Verse 9

- **Surah:** 36. Surah Ya-Sin (Ya-Sin) — سورة يس
- **Verse:** 9 / 83 · **Juz:** 22 · **Mushaf page:** 439
- **Source:** https://quran.so/surah-ya-sin/verse-9

## Arabic

وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَداًّ وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَداًّ فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

## Transcription

WajaAAalna min bayni aydeehim saddanwamin khalfihim saddan faaghshaynahum fahum la yubsiroon

## Translations

### Aisha Bewley

We have placed a barrier in front of them and a barrier behind them, blindfolding them so that they cannot see.

### Progressive Muslims

And We have placed a barrier in front of them, and a barrier behind them, thus We shielded them so they cannot see.

### Shabbir Ahmed

And We have set a bar before them and a bar behind them, and thus have covered them that they cannot see. (They neither look to the future nor derive any lesson from history).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We made a barrier before them and a barrier behind them, and covered them, so they see not.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We have placed a barrier in front of them, and a barrier behind them, thus We shielded them so they cannot see.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

And we place a barrier in front of them, and a barrier behind them, and thus, we veil them; they cannot see.

### Mohamed Ahmed - Samira

And We shall raise a barrier in front of them and a barrier behind them, and cover them over so that they will not be able to see.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We have put before them a barrier and behind them a barrier and covered them, so they do not see.

### Muhammad Asad

and We have set a barrier before them and a barrier behind them, and We have enshrouded them in veils so that they cannot see:

### Marmaduke Pickthall

And We have set a bar before them and a bar behind them, and (thus) have covered them so that they see not.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and We have put a barrier before them and a barrier behind them, and have covered them up, so they are unable to see.[1]

_Footnotes_
- [1] Setting a barrier before them and a barrier behind them, means that the natural result of their stubbornness and pride is that they neither learn any lesson from their past history nor ever consider the consequences of the future. Their prejudices have so covered them from every side and their misconceptions have so blinded them that they cannot see even those glaring realities which are visible to every right-thinking and unbiased person.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And We erected a barrier before them and a barrier behind them to eclipse their minds' eyes to deny them forethought and foresight; and Allah's marvels around them and in themselves they fail to see.

### Bijan Moeinian

In account of a barrier placed by Me around them, they can not see (the truth. )

### Al-Hilali & Khan

And We have put a barrier before them, and a barrier behind them, and We have covered them up, so that they cannot see.

### Abdullah Yusuf Ali

And We have put a bar in front of them and a bar behind them, and further, We have covered them up; so that they cannot see.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

and have placed a barrier before them and a barrier behind them and covered them ˹all˺ up, so they fail to see ˹the truth˺.

### Taqi Usmani

And We have placed a barrier in front of them and a barrier behind them, and (thus) they are encircled by Us; so they do not see.

### Abdul Haleem

and set barriers before and behind them, blocking their vision: they cannot see.

### Arthur John Arberry

and We have put before them a barrier and behind them a barrier; and We have covered them, so they do not see.

### E. Henry Palmer

and we will place before them a barrier, and behind them a barrier; and we will cover them and they shall not see;

### Hamid S. Aziz

Surely We have placed chains on their necks, and these reach up to their chins, so they are stiff-necked.

### Mahmoud Ghali

And We have made before them (Literally: between their hands) a barrier and behind them a barrier, then We enveloped them, so they do not behold (the Truth).

### George Sale

And We have set a bar before them, and a bar behind them; and We have covered them with darkness; wherefore they shall not see.

### Syed Vickar Ahamed

And We have put a barrier in front of them and a barrier behind them, and also, We have covered them up (in their disbelief); So that they cannot see.

### Amatul Rahman Omar

And We have placed barriers (of their stubbornness rendering them unable to look forward to the bright future of Islam and rise to eminence by accepting it) in front of them, and barriers (of their prejudices) behind them (thus rendering them unable to look back at the doom of those who rejected the truth in the past). Thus We have kept them behind the veil so that they cannot see (so have become totally devoid of spiritual light).

### Ali Quli Qarai

And We have put a barrier before them and a barrier behind them, then We have blind-folded them, so they do not see.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onların önlerinden bir set (geleceği göremezler) ve arkalarından bir set (geçmişlerinden ders almazlar) oluşturduk da böylece onları bürüdük. . . Artık onlar görmezler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları çepeçevre kuşattık. Artık göremezler.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem önlerinden bir sedd ve arkalarından bir sedd çekmişiz, kendilerini sarmışızdır da baksalar da görmezler

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem önlerinden bir set, hem arkalarından bir set çekmişiz ve kendilerini sarmışızdır; artık baksalar da görmezler.

### Gültekin Onan

Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik. Böylece onları sarıverdik. Artık görmezler.

### İbni Kesir

Önlerinden bir sed ve arkalarından da bir sed çekmişizdir. Gözlerini perdelemişizdir. Bu yüzden artık göremezler.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

önlerine ve arkalarına setler çektik ve göremesinler diye üzerlerine perdeler geçirdik:

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekerek onları bürüdük de artık göremezler.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Önlerinden bir sed ve arkalarından bir sed çektik de onları kapattık; artık görmezler.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Yine (adeta) önlerinden ve arkalarından birer set çekmiş ve gözlerini perdelemişizdir de, artık görememektedirler.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Önlerine ve arkalarına birer set çektik[1]. Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler.[2]

_Footnotes_
- [1] Zulmeden ve işledikleri günahları kendilerini kuşatanlar, büyüklenip yeryüzünde baskı ve zulüm yapanlar cezalandırılmayı kesin olarak hak ettiklerinden artık isteseler de iman edemezler. Artık gerçeği kavrayamazlar.
- [2] Bu, 7. ayette yer alan ‘artık inanmazlar' ifadesinin pekiştirilmesidir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Önlerine ve arkalarına set çekerek onları perdeledik; onlar, artık görmezler.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sanki önlerine bir engel, arkalarına da bir engel koyup onları kuşatmışız da göremiyorlar[1].

_Footnotes_
- [1] Bu iki ayette, benzetme yapma yerine doğrudan benzetilecek anlam kümesi kullanılarak Mekkelilerin, Kur'an karşısındaki tavırları canlandırılmıştır. Bu tür anlatıma istiare-i temsiliyye denir. Bu tıpkı, "işini saman altından su yürütür gibi yapıyorsun" yerine "saman altından su yürütüyorsun" demek gibidir.

 İstiarede benzetme gizlenir ve gerçek anlamı kast etme ihtimali olmaz. Bu iki ayette de gerçek anlamı kast etme ihtimali yoktur. Öyle olsa bu insanlar sorumlu tutulamazlar. Çünkü "Allah, kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez" (Bakara 2/286)

 İstiarede benzetme edatı gizlenir ama bu ayetlerdeki ifadeler mecaz değil, gerçek sanıldığı için onlarda gizlenen "sanki" kelimesini açığa çıkarmamız bir zorunluluk olmuştur.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Önlerinden ve arkalarından bir set çektik ve onları çepeçevre kuşattık; gerçeği görmezler.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Önlerine ve arkalarına birer set çektik[1]. Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler.[2]

_Footnotes_
- [1] Zulmeden ve işledikleri günahları kendilerini kuşatanlar, büyüklenip yeryüzünde baskı ve zulüm yapanlar cezalandırılmayı kesin olarak hak ettiklerinden artık isteseler de iman edemezler. Artık gerçeği kavrayamazlar.
- [2] Bu, 36:7'de yer alan "artık inanmazlar" ifadesinin pekiştirilmesidir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Önlerine ve arkalarına birer set çektik[1]. Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler[2].

_Footnotes_
- [1] Zulmeden ve işledikleri günahları kendilerini kuşatanlar, büyüklenip yeryüzünde baskı ve zulüm yapanlar cezalandırılmayı kesin olarak hak ettiklerinden artık isteseler de iman edemezler. Artık gerçeği kavrayamazlar.
- [2] Bu, 36:7'de yer alan "artık iman etmezler" ifadesinin pekiştirilmesidir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Sanki) Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip kendilerini kuşatmışız da göremiyorlar[1].

_Footnotes_
- [1] Bu iki ayette, Mekkelilerin, Kur'an karşısındaki tavırları, temsili istiare (alegori) denen sembollerle canlandırılmıştır. Mecaz çeşitlerinden olan istiarede gerçek anlamı kastetme ihtimali olmadığı için benzetme edatı kullanılmaz. Türk okuyucular, bu gibi ayetlerde geçen ifadeleri (bizim dilimizde alışılmamış anlam kalıpları olduğundan) mecaz değil, gerçek sanabileceği için benzetme edatı olarak "sanki" kelimesini kullanma zorunluluğu doğmuştur.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَجَعَلْنَا — wajaʿalnā | And We have made | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 2 | مِنۢ — min | from | — |
| 3 | بَيْنِ — bayni | before/between | بين — Be-Ye-Nun |
| 4 | أَيْدِيهِمْ — aydīhim | their hands/their front | يدي — Ye-Dal-Ye |
| 5 | سَدًّۭا — saddan | a barrier | سدد — Sin-Dal-Dal |
| 6 | وَمِنْ — wamin | and from | — |
| 7 | خَلْفِهِمْ — khalfihim | behind them | خلف — Kh-Lam-Fe |
| 8 | سَدًّۭا — saddan | a barrier | سدد — Sin-Dal-Dal |
| 9 | فَأَغْشَيْنَـٰهُمْ — fa-aghshaynāhum | and We covered them | غشو — Gayn-Şin-Vav |
| 10 | فَهُمْ — fahum | so they | — |
| 11 | لَا — lā | (do) not | — |
| 12 | يُبْصِرُونَ — yub'ṣirūna | see | بصر — Be-Sad-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-ya-sin/verse-8.md · Next: https://quran.so/surah-ya-sin/verse-10.md
Retrieved: 2026-08-25
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
