# 36. Surah Ya-Sin, Verse 19

- **Surah:** 36. Surah Ya-Sin (Ya-Sin) — سورة يس
- **Verse:** 19 / 83 · **Juz:** 22 · **Mushaf page:** 440
- **Source:** https://quran.so/surah-ya-sin/verse-19

## Arabic

قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ

## Transcription

Qaloo ta-irukum maAAakum a-in thukkirtumbal antum qawmun musrifoon

## Translations

### Aisha Bewley

They said, ‘Your evil omen is in yourselves. Is it not just that you have been reminded? No, you are an unbridled people!’

### Progressive Muslims

They said: "Keep your welcome with you, for you have been reminded. Indeed, you are transgressing people."

### Shabbir Ahmed

The Messengers replied, "Your destiny rests with yourselves, now that you have been reminded. (There is no such thing as a bad omen (17:13)). Nay, but you are a people who are wasting away your potentials." (10:12).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They said: “Your evil omen is with yourselves. Is it that you were reminded? The truth is, you are a people committing excess.”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

They said: "Keep your welcome with you, for you have been reminded. Indeed, you are transgressing people."

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They said, "Your omen depends on your response, now that you have been reminded. Indeed, you are transgressing people."

### Mohamed Ahmed - Samira

(The messengers) said: "The augury is within your own selves. Do you (consider it a bad omen) that you should be warned? You are a people guilty of excess."

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

They said, "Your omen is with yourselves. Is it because you were reminded? Rather, you are a transgressing people."

### Muhammad Asad

[The apostles] replied: "Your destiny, good or evil, is [bound up] with yourselves! [Does it seem evil to you] if you are told to take [the truth] to heart? Nay, but you are people who have wasted their own selves!"

### Marmaduke Pickthall

They said: Your evil augury be with you! Is it because ye are reminded (of the truth)? Nay, but ye are froward folk!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

The Messengers replied: "Your evil omen is with you.[1] (Are you saying this) because you were asked to take heed? The truth is that you are a people who have exceeded all bounds."[2]

_Footnotes_
- [1] That is, no one is an evil omen for another. Everyman’s augury is hanging around his own neck. If a person sees an evil, it is because of his own self; and if he sees a good, it is also because of his own self. We have fastened the augury of every man to his own neck. (Surah Bani-Israil, Ayat 13).
- [2] That is, you in fact want to avoid the good and you like the deviation instead of the guidance. Therefore, instead of determining the truth and falsehood by means of an argument, you are making these false pretenses on account of your superstitious whims.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

The Messengers said: "You augur well or ill according to your disposition and your intentions, and the mould of your fortune is in yourselves and the event is only sanctioned by Allah". And do you people, they added, "consider the spirit of truth that guides into all truth a presage of evil! You are but a people characterized by disobedience and transgression".

### Bijan Moeinian

They said: "Your evil fortune is with you as you do not listen to God’s message; indeed you are evils people. "

### Al-Hilali & Khan

They (Messengers) said: "Your evil omens be with you! (Do you call it "evil omen") because you are admonished? Nay, but you are a people Musrifûn (transgressing all bounds by committing all kinds of great sins, and by disobeying Allâh).

### Abdullah Yusuf Ali

They said: "Your evil omens are with yourselves: (deem ye this an evil omen). If ye are admonished? Nay, but ye are a people transgressing all bounds!"

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

The messengers said, "Your bad omen lies within yourselves. Are you saying this because you are reminded ˹of the truth˺? In fact, you are a transgressing people."

### Taqi Usmani

They said, "Your bad omen is with yourselves. (Do you take it as bad omen) if you are given a good counsel? Rather, you are a people who cross all limits."

### Abdul Haleem

The messengers said, ‘The evil omen is within yourselves. Why do you take it as an evil omen when you are reminded of the Truth? You are going too far!’

### Arthur John Arberry

They said, 'Your augury is with you; if you are reminded? But you are a prodigal people. '

### E. Henry Palmer

Said they, 'Your augury is with you; what! if ye are reminded -? Nay, ye are an extravagant people!'

### Hamid S. Aziz

They said, "Surely we augur (fear) evil from you; if you do not desist, we will certainly stone you, and there shall certainly afflict you a painful chastisement from us. "

### Mahmoud Ghali

They said, "Your bird (of augury) is with you; is it so, in case you are reminded? (i. e., Do you call it an evil omen that we remind you?) No indeed, (but) you are an extravagant people."

### George Sale

The apostles answered, your evil presage is with yourselves: Although ye be warned, will ye persist in your errors? Verily ye are a people who transgress exceedingly.

### Syed Vickar Ahamed

They (the prophets) said: "Your evil signs are with yourselves: (Consider this to be an early sign), that you are warned. No, but you are a people exceeding all limits!"

### Amatul Rahman Omar

They said, `Your ills are of your own making. (Do you say all this) because you have been admonished? Nay, but the real thing is you are a pack of transgressors.'

### Ali Quli Qarai

They said, ‘Your bad omens attend you. What! If you are admonished. . . . Rather you are a profligate lot.’

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz sizinledir. . . Eğer (hakikatinizle) hatırlatılıyorsanız bu mu (uğursuzluk)? Hayır, siz israf eden bir toplumsunuz. "

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Peygamberler dediler ki: "Uğursuzluk şüphesiz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa ve aşırılığa sapmış bir topluluksunuz."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dediler: sizin şum kuşunuz beraberinizde, ya... nasıhat edilirseniz öyle mi? Doğrusu siz israfı adet etmiş bir kavmsınız

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elçiler: "Sizin uğursuzluk kuşunuz beraberinizdedir. Size öğüt verilse de öyle mi? Doğrusu siz israfı adet etmiş bir topluluksunuz." dediler.

### Gültekin Onan

Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Onlar da): "Sizin uğursuzluğunuz, dediler, kendi beraberinizdedir. Size nasıyhat edilirse mi? Hayır, siz haddi aşıb taşanlar güruhusunuz".

### İbni Kesir

Dediler ki: Uğursuzluğunuz sizinledir. Size öğüt verildi diye mi? Hayır, siz; çok aşırı giden bir kavimsiniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Elçiler) şöyle cevap verdiler: "Kaderiniz, iyi de kötü de olsa, sizinle birlikte (olacak)tır! (Hakikati) can kulağıyla dinlemeniz isteniyorsa (bu sizce kötü bir şey mi?) Hayır, fakat siz kendinize yazık etmiş bir toplumsunuz!"

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Sizi uyardık diye mi? Hayır, siz aşırı giden bir toplumsunuz, dediler.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Elçiler) Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizin kendinizdedir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz aşırı giden bir kavimsiniz."

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Dediler: "Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa, aşırılığa sapmış bir topluluksunuz."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(Elçiler dediler ki: "Uğurunuz/uğursuzluğunuz size bağlıdır. Ne yani, size öğüt verildi diye mi (böyle oldu)? Hayır, asıl siz haddi aşmış bir toplumsunuz."

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

"Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi?[1] Hayır! Siz haddi aşan bir kavimsiniz." dediler.

_Footnotes_
- [1] Size gerçekleri iletmemizi mi uğursuzluk sayıyorsunuz?

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Şöyle dediler: "Sizin uğursuzluğunuz, kendi yüzünüzdendir. Size öğreti verildiği için mi böyle oldu? Hayır, siz, ölçüyü aşan bir toplumsunuz!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Elçiler dediler ki, "sizi parçalayan sizde olandır. Doğrular hatırlatıldı diye paramparça oldunuz öyle mi[1]? Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz."

_Footnotes_
- [1] Bir topluma Allah'ın bir elçisi geldiği zaman çözülme ve parçalanma kaçınılmaz olur. Allah Teala şöyle buyurur: "İnsanlar tek bir topluluktu; Allah onlara, müjde veren ve uyarıda bulunan nebiler gönderdi. Onlarla birlikte gerçeği içeren kitap da indirdi ki, ayrılığa düştükleri konularda insanlar arasında hakemlik yapsın. Kitapta ayrılığa düşenler kendilerine Kitap verilenlerden başkası olmadı. O açık belgeler geldikten sonra birbirlerinin haklarına göz diktikleri için böyle oldu. Sonra Allah inanmış olanları, anlaşamadıkları konuda, kendi izniyle doğruya ulaştırdı. Allah düzenine uyanı doğruya yöneltir." (Bakara 2/213).

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Elçiler şöyle demişlerdi): "Uğursuzluğunuz sizden kaynaklanıyor.[1] (Gerçekler size) hatırlatıldığı için mi (uğursuzluğa uğradınız)? Aslında siz aşırıya kaçan bir topluluksunuz."

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: A‘râf 7:131; Neml 27:47.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

"Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi?[1] Hayır! Siz müsrif[2] bir halksınız." dediler.

_Footnotes_
- [1] Size gerçekleri iletmemizi mi uğursuzluk sayıyorsunuz?
- [2] Haddi aşan.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

"Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi[1]? Hayır! Siz müsrif[2] bir halksınız." dediler.

_Footnotes_
- [1] Size gerçekleri iletmemizi mi uğursuzluk sayıyorsunuz?
- [2] Haddi aşan.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Elçiler dediler ki: "Sizi uğursuzluğa uğratan kendi tavrınızdır. Size doğru bilgiler verildi diye mi (rahatsız oldunuz)[1]? Aslında siz, aşırı giden bir topluluksunuz."

_Footnotes_
- [1] Bir topluma Allah'ın bir elçisi geldiği zaman bir kesim ona inanır, bir kesimse karşı çıkar. Bu yüzden çözülme ve parçalanma kaçınılmaz olur ([Bakara 2/213,](https://quran.so/2/213) [Beyyine 98/1](https://quran.so/98/1)-[4](https://quran.so/98/4)).

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | قَالُوا۟ — qālū | They said | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 2 | طَـٰٓئِرُكُم — ṭāirukum | Your evil omen | طير — Ta-Ye-Ra |
| 3 | مَّعَكُمْ ۚ — maʿakum | (be) with you | — |
| 4 | أَئِن — a-in | Is it because | — |
| 5 | ذُكِّرْتُم ۚ — dhukkir'tum | you are admonished | ذكر — Zal-Kef-Ra |
| 6 | بَلْ — bal | Nay | — |
| 7 | أَنتُمْ — antum | you | — |
| 8 | قَوْمٌۭ — qawmun | (are) a people | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 9 | مُّسْرِفُونَ — mus'rifūna | transgressing | سرف — Sin-Ra-Fe |

---
Previous: https://quran.so/surah-ya-sin/verse-18.md · Next: https://quran.so/surah-ya-sin/verse-20.md
Retrieved: 2026-08-25
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
