# 20. Surah Taha, Verse 109

- **Surah:** 20. Surah Taha (Ta-Ha) — سورة طه
- **Verse:** 109 / 135 · **Juz:** 16 · **Mushaf page:** 318
- **Source:** https://quran.so/surah-taha/verse-109

## Arabic

يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلاً

## Transcription

Yawma-ithin la tanfaAAu ashshafaAAatuilla man athina lahu arrahmanuwaradiya lahu qawla

## Translations

### Aisha Bewley

On that Day intercession will not be of any use except for him whom the All-Merciful has authorised and with whose speech He is well-pleased.

### Progressive Muslims

On that Day, no intercession will be of help, except for he whom the Almighty allows and accepts what he has to say.

### Shabbir Ahmed

On that Day, intercession will be of no avail except if one stands up as a witness and is accepted according to the Law of the Beneficent. (None will have the benefit of intercession unless he has entered into a bond with the Beneficent during the life of the world (19:87)).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

That day no intercession will avail save one whom the Almighty has given leave and with whose word He is pleased.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

On that Day, no intercession will be of help, except for he whom the Almighty allows and accepts what he has to say.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

On that day, intercession will be useless, except for those permitted by the Most Gracious, and whose utterances conform to His will.

### Mohamed Ahmed - Samira

On that day no intercession will matter other than his whom Ar-Rahman grants permission and accepts.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

That Day, no intercession will benefit except [that of] one to whom the Most Merciful has given permission and has accepted his word.

### Muhammad Asad

On that Day, intercession shall be of no avail [to any] save him in whose case the Most Gracious will have granted leave therefor, and whose word [of faith) He will have accepted:

### Marmaduke Pickthall

On that day no intercession availeth save (that of) him unto whom the Beneficent hath given leave and whose word He accepteth.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

On that Day intercession shall not avail save of him whom the Most Compassionate Lord permits, and whose word of intercession is pleasing to Him.[1]

_Footnotes_
- [1] This also has another interpretation: On that Day intercession will not be effective except in the case of the one for whom the Merciful may allow it and be pleased to hear it for him. Both these interpretations are supported by the following:

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

This is the Day when no intercession shall be accepted from anyone on behalf of another except from him who is granted permission from Allah AL-Rahman on the basis of his virtuous attributes and his pleading is acceptable to Him.

### Bijan Moeinian

No intercession will be accepted on that Day, except those that the Most Gracious has already given the permission and that echoes the will of God.

### Al-Hilali & Khan

On that day no intercession shall avail, except the one for whom the Most Gracious (Allâh) has given permission and whose word is acceptable to Him.

### Abdullah Yusuf Ali

On that Day shall no intercession avail except for those for whom permission has been granted by (Allah) Most Gracious and whose word is acceptable to Him.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

On that Day no intercession will be of any benefit, except by those granted permission by the Most Compassionate and whose words are agreeable to Him.

### Taqi Usmani

That day no intercession will be of any use to anyone, except the one whom the RaHmān (All-Merciful, Allah) has permitted and was pleased with his word.

### Abdul Haleem

On that Day, intercession will be useless except from those to whom the Lord of Mercy has granted permission and whose words He approves-

### Arthur John Arberry

Upon that day the intercession will not profit, save for him to whom the All-merciful gives leave, and whose speech He approves.

### E. Henry Palmer

On that day shall no intercession be of any avail, save from such as the Merciful permits, and who is acceptable to Him in speech.

### Hamid S. Aziz

On that day they shall follow the Caller who deceives not; and the voices shall be hushed before the Beneficent, and you shall hear naught but a shuffling (or tramp of marching feet).

### Mahmoud Ghali

Upon that Day (the) intercession will not profit, except for him whom The All-Merciful has given permission, and with whose speech He is satisfied.

### George Sale

On that day the intercession of none shall be of advantage unto another, except the intercession of him to whom the Merciful shall grant permission, and who shall be acceptable unto him in what he saith.

### Syed Vickar Ahamed

On that Day shall no pleading help except those for whom permission has been granted by (Allah) the Most Gracious (Ar-Rahmán) and whose word is acceptable to Him.

### Amatul Rahman Omar

On that day no intercession shall help (anybody) except that of him whom the Most Gracious (God) grants permission and with whose sayings (and doings) He is pleased.

### Ali Quli Qarai

Intercession will not avail that day except from him whom the All-beneficent allows and approves of his word.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

O gün şefaat fayda vermez. . . Sadece Rahman'ın izin verdiği ve sözüne (illa Allah diyen) razı olduğu kimse müstesna!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

O gün, Rahman (olan Allah)'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

"O gün, Rahman'ın izin verdiğinden ve sözünden hoşnut olduğundan başkasının şefaati fayda vermez."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O gün şefaat faide vermez, ancak Rahmanın izin verdiği ve sözüne razı olduğu kimse müstesna

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başka, hiç kimsenin şefaati fayda vermez.

### Gültekin Onan

O gün, Rahmanın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O gün çok esirgeyici (Allahın) kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaati faide vermez.

### İbni Kesir

O gün; Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

O Gün, hakkında sınırsız rahmet Sahibi'nin izin verdiği, sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasına kayırmanın, arka çıkmanın bir yararı olmayacaktır.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O gün Rahman'ın izin verip sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefa'ati fayda vermez.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

O gün şefaat yarar sağlamaz. Ancak Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesna...

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

O gün, kendisine O rahmet kaynağının geçit verdiği ve sözünden razı olduğu kimselerden başkasına şefaatin hiçbir yararı olmayacak.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İzin Günü, şefaat fayda vermez. Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse hariç.[1]

_Footnotes_
- [1] Yani, Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseye şefaat/yardım edilecek. Diğer bir anlatımla; ayette, kimlerin "şefaat edeceğinden" değil, kimlere "şefaat edileceğinden" söz edilmektedir. Şefaat edilecek, yani bağışlanacak olan kimseler, yüzlerce ayette de ifade edildiği gibi "iman eden ve salihatı yapan" kimseler olacaktır. Ayette sözü edilen, "Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseler," dünya hayatlarında inanan ve salihatı yapan kimselerden başkası değildir. Diğer bir ifade ile ayette, "torpilin" olacağından değil, olmayacağından söz edilmektedir. Bu ayete, mevcut çevirilerde şu şekilde anlam verildiği görülmektedir: "O gün, Rahman (olan Allah)'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz. Ayete, "birilerinin şefaat edeceği" şeklinde anlam vermek kesinlikle bir ön yargının sonucudur. Lafız olarak da anlam olarak da ayet, kimlerin şefaat edeceğini değil; Allah'ın kimlere şefaat edeceğini, yani işlerini kolaylaştıracağını, yardım edeceğini ifade etmektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

O gün, Bağışlayanın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının ara buluculuğu yarar sağlamaz.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

O gün şefaat, sadece Rahman'ın onay verdiği ve lehine söz söylenmesini kabul ettiği kişiye fayda sağlar[1].

_Footnotes_
- [1] Bunlar, günahları sevaplarından çok olduğu halde şirk günahı işlememiş olanlardır. Allah Teala şöyle demiştir: "Tartıları (sevapları) ağır gelen mutlu bir yaşayış içine girer.Kimin de tartıları (sevapları) az olursa onun da anası Haviye olur. Haviye nedir, nereden bileceksin? O, kızgın bir ateştir." Allah, şirk günahı işlememiş olanlara bağışlanma sözü vermiştir. İlgili ayetlerden biri şöyledir: "Allah, kendisine ortak koşulmasını (şirki) bağışlamaz. Bunun altında olan günahları, düzenine uygun gördüğü kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, O'na büyük bir iftirada bulunmuş olur." (Nisa 4/48) Allah'ın koyduğu düzen günahı sevabından çok olanın ceza çekmesidir. Cehenneme gidenlerle ilgili şu iki ayet konuya son noktayı koymaktadır: "Günahkarları, suya koşarcasına cehenneme sevk edeceğiz. (Orada) Rahman'dan söz almış olanlar dışında kimse şefaat hakkına sahip olamayacaktır" (Meryem 19/86-87) Rahman'dan söz alanlar, şirke düşmemiş olanlardır. Şefaat, bunların bir süre cezalarını çektikten sonra bağışlanıp Cennetteki yakınlarının yanına yerleştirilmeleridir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

O gün Rahmân'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğundan başkasına şefaat yarar sağlayamayacaktır.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ayet Enbiyâ 21:28, Zümer 39:43-44 ve Necm 53:26. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İzin Günü[1], şefaat fayda vermez. Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse hariç.[2]

_Footnotes_
- [1] "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün, " demektir.
- [2] Yani, Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseye şefaat/yardım edilecek. Diğer bir anlatımla; ayet, "şefaat edecek" kimselerden değil, kimlere "şefaat edileceğinden" söz etmektedir. Şefaat edilecek, yani bağışlanacak olan kimseler, yüzlerce ayette de ifade edildiği gibi "iman eden ve salihatı yapan" kimseler olacaktır. Ayette sözü edilen, "Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseler, " dünya hayatlarında inanan ve salihatı yapan kimselerden başkası değildir. Diğer bir ifade ile ayet, "torpilin" olacağından değil, olmayacağından söz etmektedir. Bu ayete, çevirilerin büyük bir çoğunluğunda: "O gün, Rahman (olan Allah)'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz." şeklinde anlam verilmektedir. "Birilerinin şefaat edeceği" şeklinde verilen bu anlam kesinlikle bir ön yargının sonucudur ve yanlıştır. Lafız olarak da anlam olarak da birilerinin "şefaat edeceğinden" değil; Allah'ın kimlere şefaat edeceğinden, yani işlerini kolaylaştıracağından, yardım edeceğinden söz edilmektedir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Kur'an'a göre Allah'ın yanı sıra başka birilerinin şefaat edebileceğine inanmak kesinlikle şirktir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

O Gün, şefaat fayda vermez. Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse hariç.[1]

_Footnotes_
- [1] Yani, Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseye şefaat/yardım edilecek. Diğer bir anlatımla; ayet, "şefaat edecek" kimselerden değil, kimlere "şefaat edileceğinden" söz etmektedir. Şefaat edilecek, yani yardım görecek olan kimseler, yüzlerce ayette de ifade edildiği gibi "iman eden ve salihatı yapan" kimseler olacaktır. Ayette sözü edilen, "Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseler," dünya hayatlarında iman eden ve salihatı yapan kimselerden başkası değildir. Diğer bir ifade ile ayet, "torpilin" olacağından değil, olmayacağından söz etmektedir. Bu ayete, çevirilerin büyük bir çoğunluğunda: "O Gün, Rahman (olan Allah)'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz." şeklinde anlam verilmektedir. "Birilerinin şefaat edeceği" şeklinde verilen bu anlam kesinlikle bir ön yargının sonucudur ve yanlıştır. Lafız olarak da anlam olarak da birilerinin "şefaat edeceğinden" değil; Allah'ın kimlere şefaat edeceğinden, yani işlerini kolaylaştıracağından, yardım edeceğinden söz edilmektedir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Kur'an'a göre Allah'ın yanı sıra başka birilerinin şefaat edebileceğine inanmak kesinlikle şirktir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

O gün[1] şefaat, Rahman'ın onay verdiği ve lehine söz söylenmesine razı olduğu kişilerden başkasına fayda sağlamaz[2].

_Footnotes_
- [1] O gün, yeniden dirilme ile başlayıp sonsuza kadar devam edecek olan Kıyamet /mezardan kalkış günüdür ([Araf 7/32](https://quran.so/7/32)).
- [2] Allah'tan başkasının şefaat yetkisi olmadığı için ([En'am 6/51](https://quran.so/6/51), [Secde 32/4](https://quran.so/32/4), [Zümer, 39/43](https://quran.so/39/43)[-44](https://quran.so/39/44)) şefaati ancak onun yetki vereceği kişiler yapabilirler. Ahirette kimileri doğrudan cennete gideceklerdir. Bunlar, büyük günah işlemedikleri ([Nisa 4/31,](https://quran.so/4/31)[Necm 53/31](https://quran.so/53/31)-[32](https://quran.so/53/32)) veya sevapları günahlarından fazla olduğu için ([A'raf 7/8,](https://quran.so/7/8)[Karia 101/6](https://quran.so/101/6)-[7](https://quran.so/101/7)). cehennemin hışırtısını dahi duymayacaklardır ([Enbiya 21/101](https://quran.so/21/101)-[103](https://quran.so/21/103)). Bilerek şirk günahı işlemediği halde ([Al-i İmran 3/105](https://quran.so/3/105)-[106,](https://quran.so/3/106)[Nisa 4/115](https://quran.so/4/115)-[116](https://quran.so/4/116)) günahı sevabından fazla olanlar ise cehennemde cezalarını çektikten sonra ([Karia 101/8](https://quran.so/101/8)-[11](https://quran.so/101/11)) cennete gireceklerdir ([Meryem 19/68](https://quran.so/19/68)-[72](https://quran.so/19/72)). Cennet ile cehennem arasında bir sur olacaktır ([Hadid 57/12](https://quran.so/57/12)-[15](https://quran.so/57/15)). Surun yüksek yerleri A'raf'tır (Fahrettin er-Razi). Cennete gidenler oradan cehenneme bakabileceklerdir ([Saffat 37/50](https://quran.so/37/50)-[59](https://quran.so/37/59)). A'raf üzerinde, herkesi yüzlerinden tanıyan değerli şahsiyetler olacaktır ([A'raf 7/46](https://quran.so/7/46)). Çünkü o gün kafirlerin yüzü kara, müminlerininki ak olur ([Al-i İmran 3/106](https://quran.so/3/106)-[107](https://quran.so/3/107)). Allah'ın şefaatten yararlanma hakkı verdikleri, yüzleri ak olanlardır ([Meryem 19/87](https://quran.so/19/87)). Onlara kimin şefaat edeceğini de Allah belirleyecektir ([Taha 20/109,](https://quran.so/20/109) [Sebe 34/23](https://quran.so/34/23)). Bunlar, şefaatten sonra cennete girecekler ([A'raf 7/46](https://quran.so/7/46)-[49](https://quran.so/7/49)) ve oradaki yakınlarının yanlarına yerleştirileceklerdir ([Tur 52/21](https://quran.so/52/21)).

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | يَوْمَئِذٍۢ — yawma-idhin | (On) that Day | — |
| 2 | لَّا — lā | not | — |
| 3 | تَنفَعُ — tanfaʿu | will benefit | نفع — Nun-Fe-Ayn |
| 4 | ٱلشَّفَـٰعَةُ — l-shafāʿatu | the intercession | شفع — Şin-Fe-Ayn |
| 5 | إِلَّا — illā | except | — |
| 6 | مَنْ — man | (to) whom | — |
| 7 | أَذِنَ — adhina | has given permission | اذن — Elif-Zal-Nun |
| 8 | لَهُ — lahu | [to him] | — |
| 9 | ٱلرَّحْمَـٰنُ — l-raḥmānu | the Most Gracious | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 10 | وَرَضِىَ — waraḍiya | and He has accepted | رضو — Ra-Dad-Vav |
| 11 | لَهُۥ — lahu | for him | — |
| 12 | قَوْلًۭا — qawlan | a word | قول — Kaf-Vav-Lam |

---
Previous: https://quran.so/surah-taha/verse-108.md · Next: https://quran.so/surah-taha/verse-110.md
Retrieved: 2026-08-12
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
