# 38. Surah Sad, Verse 34

- **Surah:** 38. Surah Sad (The letter Saad) — سورة ص
- **Verse:** 34 / 88 · **Juz:** 23 · **Mushaf page:** 454
- **Source:** https://quran.so/surah-sad/verse-34

## Arabic

وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَداً ثُمَّ اَنَابَ

## Transcription

Walaqad fatanna sulaymanawaalqayna AAala kursiyyihi jasadan thumma anab

## Translations

### Aisha Bewley

We tested Sulayman and placed a lifeless body on his throne. Then he made tawba.

### Progressive Muslims

And We tested Solomon and placed a corpse on his throne, but he then repented.

### Shabbir Ahmed

(That was Solomon and) We indeed tried him, and set upon his throne a mere body, and thereupon he turned to Us. (His son, the crown prince Rehoboam was just a hopeless presence (34:14). Until that point in history, the Kingdom of Israel was inherited among the generations of Prophet Jacob).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We subjected Solomon to means of denial, and cast upon his throne a body; then did he repent.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We tested Solomon and placed a corpse upon his throne, but he then repented.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We thus put Solomon to the test; we blessed him with vast material wealth, but he steadfastly submitted.,

### Mohamed Ahmed - Samira

We surely tried Solomon, and placed another body on his throne. So he turned to God

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We certainly tried Solomon and placed on his throne a body; then he returned.

### Muhammad Asad

But [ere this], indeed, We had tried Solomon by placing upon his throne a [lifeless] body; and thereupon he turned [towards Us; and]

### Marmaduke Pickthall

And verily We tried Solomon, and set upon his throne a (mere) body. Then did he repent.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Surely We put Solomon to the test and cast upon his throne a mere body. Thereupon he penitently turned (to Us).

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

We decided to try Sulayman like We tried the other Messengers and test his true inclination worldly and spiritually, We seated a phantom on his throne. No sooner did it come to his mind that he was tried than he in lowliest plight repentant stood.

### Bijan Moeinian

This is the way that I put Solomon to test; [unlike Job being tested with poverty] with vast material wealth [and he did not forget God’s regular worshipping while being extremely wealthy from any point of view. ] I put a mere body on his throne [probably reference to an out of body experience.]

### Al-Hilali & Khan

And indeed, We did try Sulaimân (Solomon) and We placed on his throne Jasad (a devil, so he lost his kingdom for a while) and he did return (to Allâh with obedience and in repentance, and to his throne and kingdom by the Grace of Allâh).

### Abdullah Yusuf Ali

And We did try Solomon: We placed on his throne a body (without life); but he did turn (to Us in true devotion):

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And indeed, We tested Solomon, placing a ˹deformed˺ body on his throne,[1] then he turned ˹to Allah in repentance˺.

### Taqi Usmani

And indeed We tested Sulaimān while We threw on his throne a body after which he turned (to Us).

### Abdul Haleem

We certainly tested Solomon, reducing him to a mere skeleton on his throne.

### Arthur John Arberry

Certainly We tried Solomon, and We cast upon his throne a mere body; then he repented.

### E. Henry Palmer

And we did try Solomon, and we threw upon his throne a form; then he turned repentant.

### Hamid S. Aziz

And certainly We tried Solomon, and We put on his throne a mere (soulless) body; then did he repent.

### Mahmoud Ghali

And indeed We already tempted Sulayman, (Solomon) and We cast upon his chair a corporeal (form); thereafter he turned penitent.

### George Sale

We also tried Solomon, and placed on his throne a counterfeit body: Afterwards he turned unto God,

### Syed Vickar Ahamed

And, indeed We did try Sulaiman (Solomon): We placed a body (without life) on his throne: (Like giving him power without giving him a soul) but he turned (to Us in true devotion):

### Amatul Rahman Omar

Behold! We tried Solomon (too) and We placed on his throne (of kingdom) a (mere) body (without any spirit or faith). Then he turned (to God seeking His mercy).

### Ali Quli Qarai

Certainly We tried Solomon, and cast a [lifeless] body on his throne. Thereupon he was penitent.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Andolsun ki Süleyman'ı imtihan ettik ve Onun tahtına ölü bir beden bıraktık (tahtına varis olacak olan imansız kişiyi. A. H. ). . . Sonra tövbe edip yöneldi.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Andolsun, biz Süleyman'ı sınayıp tahtının üstüne bir ceset attık. Sonra Allah'a yöneldi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Celalim hakkı için Süleymana bir fitne de verdik ve tahtının üstüne bir cesed bıraktık sonra tevbe ile rücu' etti

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Süleyman'ı fitneye düşürdük ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tevbe ile önceki haline döndü

### Gültekin Onan

Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun biz, Süleymanı imtihan da etdik: Tahtının üstüne bir cesed bırakıverdik. (Nice günlerden) sonra o, yine (eski haaline) döndü.

### İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Süleyman'ı denemiştik. Tahtının üstüne bir ceset attık. Sonra eski haline döndü.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Fakat (daha önce) Süleyman'ı tahtının üzerine bir ceset koymak suretiyle denemiştik; bunun üzerine (Bize) yönelmiş (ve)

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Süleyman'ı bir imtihana tabi tutmuştuk. Tahtının üzerinde ceset haline getirmiştik. Sonra da eski haline dönmüştü.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Andolsun Süleyman'ı denedik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık, sonra (bize) yöneldi.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yemin olsun ki biz, Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstüne bir ceset bıraktık da o, tövbe ile Allah'a yöneldi.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Doğrusu Biz Süleyman'ı, vaktiyle tahtının üzerine bir ceset koymakla sınamıştık; bunun ardından o da Bize yönelmiş (ve)

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik.[1] Kürsüsünün[2] üzerine bir ceset bıraktık.[3] Sonra o Bize yöneldi.[4]

_Footnotes_
- [1] Çeşitli olaylarla arı duru hale getirdik, olgunlaştırdık, saflaştırdık.
- [2] İktidarının, yönetiminin.
- [3] İktidarını çökerttik. Gücünü yok edip, ikktidarını yaşayan bir ölüye çevirdik.
- [4] Bize sığındı, Bizden bağışlanma diledi. (Bkz. Bir sonraki ayet)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gerçek şu ki, tahtının üzerine bir ceset bırakarak, Süleyman'ı sınadık; sonra, yöneldi.[388]

_Footnotes_
- [388] Varlıklarını ve güçlerini yitiren kişiler, Arap dilinde ceset olarak tanımlanır. Süleyman peygamberin tahtının üzerine ceset konulması, krallık gücünün yok edildiği anlamına gelir. Bu ayet, kimi Kur'an çevirilerinde, "Tahtının üzerine bir ölü koyduk." veya "Tahtının üzerinde ceset haline getirdik." veya "Yaptığı bir hata yüzünden saltanat tahtına bir cin oturttuk." veya "Egemenliğini güçsüz düşürdük." veya "Egemenliğine maddi zenginlik kattık." biçiminde, birbirinden çok değişik anlamlar verilerek çevrilmiştir.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Tahtının üzerine bir ceset bırakarak Süleyman'ı zor bir imtihandan[1] geçirdik, sonra gerçeği gördü.

_Footnotes_
- [1] Tahtın üzerindeki ceset ölümü ve ahireti hatırlatır. En büyük günahlardan olan kafirliğin temelinde dünyanın güzelliklerini ahirete tercih etmek yatar. Bu nedenle o ceset, Süleyman (a.s.)'a bir an için unutmuş olduğu bu tehlikeyi hatırlatan bir imtihandır. Kendisindeki mal sevgisinin aşırıya kaçtığını fark eden Süleyman (a.s.) sonraki ayetten anlaşılacağı üzere hem af dilemiş (istiğfar) hem de dönüş yapmıştır (tevbe).

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Yemin olsun ki Süleyman'ı imtihan etmiş; tahtına bir ceset bırakmıştık[1] da bir süre sonra (bize) yönelmişti.

_Footnotes_
- [1] Hz. Süleyman'ın imtihanı ona verilen bir hastalık idi. Ayetin sonundaki [sümme enâbe] ifadesi de onun sağlığına kavuşup düzelmesini anlatmaktadır. Yüce Allah'ın Hz. Süleyman'ı imtihanı, bazı yönlerden gerçekleşen bela ve musibetleri ona vermesi, onu bu şekilde imtihan etmesi olabilir. Daha sonra ondan korkuyu ve belayı giderip onu eski haline getirmesi de konunun sonunu oluşturmaktadır. Burada kastedilen konu oğlunun öldürülmesi şeklinde de ifade edilmektedir. Gerçeği Allah bilir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik.[1] Kürsüsünün[2] üzerine bir ceset bıraktık.[3] Sonra o Bize yöneldi.[4]

_Footnotes_
- [1] Çeşitli olaylarla arı duru hale getirdik, olgunlaştırdık, saflaştırdık.
- [2] İktidarının, yönetiminin.
- [3] İktidarını çökerttik. Gücünü yok edip, iktidarını yaşayan bir ölüye çevirdik.
- [4] Bize sığındı, Bizden bağışlanma diledi. (Bkz. Bir sonraki ayet)

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik.[1] Kürsüsünün[2] üzerine bir ceset bıraktık.[3] Sonra o Bize yöneldi.[4]

_Footnotes_
- [1] Çeşitli olaylarla arı duru hale getirdik, olgunlaştırdık, saflaştırdık.
- [2] İktidarının, yönetiminin.
- [3] İktidarını çökerttik. Gücünü yok edip, iktidarını yaşayan bir ölüye çevirdik.
- [4] Bize sığındı, Bizden bağışlanma diledi. (Bkz. Bir sonraki ayet.)

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Tahtının üzerine bir ceset bırakarak Süleyman'ı imtihandan geçirdik. Sonra (bize) yöneldi.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدْ — walaqad | And certainly | — |
| 2 | فَتَنَّا — fatannā | We tried | فتن — Fe-Te-Nun |
| 3 | سُلَيْمَـٰنَ — sulaymāna | Sulaiman | — |
| 4 | وَأَلْقَيْنَا — wa-alqaynā | and We placed | لقي — Lam-Kaf-Ye |
| 5 | عَلَىٰ — ʿalā | on | — |
| 6 | كُرْسِيِّهِۦ — kur'siyyihi | his throne | كرس — Kef-Ra-Sin |
| 7 | جَسَدًۭا — jasadan | a body | جسد — Cim-Sin-Dal |
| 8 | ثُمَّ — thumma | then | — |
| 9 | أَنَابَ — anāba | he turned | نوب — Nun-Vav-Be |

---
Previous: https://quran.so/surah-sad/verse-33.md · Next: https://quran.so/surah-sad/verse-35.md
Retrieved: 2026-08-05
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
