# 38. Surah Sad, Verse 33

- **Surah:** 38. Surah Sad (The letter Saad) — سورة ص
- **Verse:** 33 / 88 · **Juz:** 23 · **Mushaf page:** 454
- **Source:** https://quran.so/surah-sad/verse-33

## Arabic

رُدُّوهَا عَلَيَّۜ فَطَفِقَ مَسْحاً بِالسُّوقِ وَالْاَعْنَاقِ

## Transcription

Ruddooha AAalayya fatafiqa mashanbissooqi wal-aAAnaq

## Translations

### Aisha Bewley

Return them to me!’ And he set about slashing through their shanks and necks.

### Progressive Muslims

"Send them back. " He then rubbed their legs and necks.

### Shabbir Ahmed

"Bring them back unto me!" - and would lovingly stroke their legs and their necks.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

“Return them to me!” Then he began to rub down their legs and necks.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

"Send them back." He then rubbed their legs and necks.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

"Bring them back." (To bid farewell,) he rubbed their legs and necks.

### Mohamed Ahmed - Samira

"Bring them back to me, " and he began to rub and stroke their shanks and necks.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

[He said], "Return them to me," and set about striking [their] legs and necks.

### Muhammad Asad

"Bring them back unto me!"- and would [lovingly] stroke their legs and their necks.

### Marmaduke Pickthall

(Then he said): Bring them back to me, and fell to slashing (with his sword their) legs and necks.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(he ordered): "Bring these horses back to me," and then he began to gently stroke their shanks and necks.[1]

_Footnotes_
- [1] There is a difference of opinion among the commentators about the translation and commentary of these verses.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

There did Sulayman give orders, thus: "Bring them back to me, "he said". and he kept patting them on the necks passing his hand over the forenegs expressing fondness and endearment.

### Bijan Moeinian

Then [When he finished worshipping God, ] he said: "Bring them back to me [to bid farewell]" and he rubbed their legs and necks [some say he sacrificed them to show that he likes God more than his most favorite belongings. ]

### Al-Hilali & Khan

Then he said "Bring them (horses) back to me." Then he began to pass his hand over their legs and their necks (till the end of the display).

### Abdullah Yusuf Ali

"Bring them back to me." then began he to pass his hand over (their) legs and their necks.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹He ordered,˺ "Bring them back to me!" Then he began to rub down their legs and necks.[1]

### Taqi Usmani

(Then he said,) "Bring them back to me" - and he started passing his hands over the shanks and the necks (of the horses).

### Abdul Haleem

‘Bring them back!’ [he said] and started to stroke their legs and necks.

### Arthur John Arberry

Return them to me!' And he began to stroke their shanks and necks.

### E. Henry Palmer

bring them back to me;' and he began to sever their legs and necks.

### Hamid S. Aziz

(Then he said, ) "Bring them back to me"; and he began to slash (or stroke) their legs and necks.

### Mahmoud Ghali

"Turn them back to me!" Then he took to striking (Or: slashing) their shanks and necks.

### George Sale

Bring the horses back unto me. And when they were brought back, he began to cut off their legs and their necks.

### Syed Vickar Ahamed

(Then, he said:) "Bring them (the horses) back to me. " Then he began to pass his hand over (their) legs and their necks.

### Amatul Rahman Omar

(He said, ) `Bring them back to me. ' Then (as they were brought) he began to stroke their hind legs and necks (with kindness).

### Ali Quli Qarai

‘Bring it back for me!’ Then he [and others] began to wipe [their] legs and necks.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

"Onları bana geri getirin" (dedi Süleyman). . . (Atların) bacaklarını ve boyunlarını (bu defa müşahede ile) mesh etmeye başladı.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

"Onları bana tekrar getiriniz" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Geri getirin onları bana" dedi ve tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.

### Gültekin Onan

"Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Dedi ki:) "Onları bana döndürün". Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.

### İbni Kesir

Onları bana geri getirin, dedi, bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

"Onları bana getirin!" (diye emretti) ve bacakları ile boyunlarını (şefkatle) sıvazlamaya başladı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Onları bana getirin" (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(Ardından) "Onları bana getirin!" (diyerek) başladı bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

"Onları bana geri getirin." Ardından bacaklarını ve boyunlarını sevgiyle okşamaya başladı.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ayete, kimi çevirilerde: "Bacaklarını ve boyunlarını kesti" şeklinde anlam verilerek önemli bir hataya düşülmektedir. Böylesi kötü bir davranışı, bir nebiye yakıştırmak, "kör" bir anlayıştan başka bir şey değildir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Onları, bana geri getirin!" Sonra, bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.[387]

_Footnotes_
- [387] Süleyman peygamberin atları sıvazlaması, "Atlarıyla ilgilenirken namaz zamanını kaçırdığı için, atları göndermek üzere vedalaştığı" biçiminde yorumlanmıştır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

"Onları bana tekrar getirin" dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Sonra) "Onları (atları) tekrar bana getirin!" demiş ve ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ayette Hz. Süleyman'in atlarının boyunlarını ve bacaklarını sıvazlamasından söz edilmektedir; iddia edildiği gibi atların katledilmesi söz konusu değildir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

"Onları bana geri getirin." Ardından bacaklarını ve boyunlarını mesh[1] etmeye başladı.[2]

_Footnotes_
- [1] Sevgiyle okşamaya.
- [2] Bu ayete, kimi çevirilerde: "Bacaklarını ve boyunlarını kesti" şeklinde anlam verilerek önemli bir hataya düşülmektedir. Böylesi kötü bir davranışı, bir nebiye yakıştırmak, "kör" bir anlayıştan ve İsrailliyat'tan başka bir şey değildir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

"Onları bana geri getirin." Ardından bacaklarını ve boyunlarını mesh[1] etmeye başladı[2].

_Footnotes_
- [1] Sevgiyle okşamaya.
- [2] Bu ayete, kimi çevirilerde: "Bacaklarını ve boyunlarını kesti" şeklinde anlam verilerek önemli bir hataya düşülmektedir. Böylesi kötü bir davranışı, bir Nebi'ye yakıştırmak, "kör" bir anlayıştan ve İsrailliyat'tan başka bir şey değildir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

"Onları bana tekrar getirin" dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | رُدُّوهَا — ruddūhā | Return them | ردد — Ra-Dal-Dal |
| 2 | عَلَىَّ ۖ — ʿalayya | to me | — |
| 3 | فَطَفِقَ — faṭafiqa | Then he began | طفق — Ta-Fe-Kaf |
| 4 | مَسْحًۢا — masḥan | (to) pass (his hand) | مسح — Mim-Sin-Ha |
| 5 | بِٱلسُّوقِ — bil-sūqi | over the legs | سوق — Sin-Vav-Kaf |
| 6 | وَٱلْأَعْنَاقِ — wal-aʿnāqi | and the necks | عنق — Ayn-Nun-Kaf |

---
Previous: https://quran.so/surah-sad/verse-32.md · Next: https://quran.so/surah-sad/verse-34.md
Retrieved: 2026-08-16
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
