# 38. Surah Sad, Verse 20

- **Surah:** 38. Surah Sad (The letter Saad) — سورة ص
- **Verse:** 20 / 88 · **Juz:** 23 · **Mushaf page:** 453
- **Source:** https://quran.so/surah-sad/verse-20

## Arabic

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ

## Transcription

Washadadna mulkahu waataynahualhikmata wafasla alkhitab

## Translations

### Aisha Bewley

We made his kingdom strong and gave him wisdom and decisive speech.

### Progressive Muslims

And We strengthened his kingship, and We gave him the wisdom and the ability to make sound judgement.

### Shabbir Ahmed

We strengthened his Kingdom and gave him wisdom and good judgment. And We endowed him with the ability to make just decisions, and speak eloquently. (17:39), (43:63).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We strengthened his dominion, and gave him wisdom and discernment of speech.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We strengthened his kingship, and We gave him the wisdom and the ability to make sound judgment.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We strengthened his kingship, and endowed him with wisdom and good logic.

### Mohamed Ahmed - Samira

So We further strengthened his kingdom, and bestowed wisdom on him, and judgement in legal matters.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We strengthened his kingdom and gave him wisdom and discernment in speech.

### Muhammad Asad

And We streng­thened his dominion, and bestowed upon him wisdom and sagacity in judgment.

### Marmaduke Pickthall

We made his kingdom strong and gave him wisdom and decisive speech.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And We strengthened his kingdom and endowed him with wisdom and decisive judgement.[1]

_Footnotes_
- [1] That is, he was never ambiguous in speech but clear and forthright. Whatever problem he talked about he would lay bare its basic points, and would clearly and precisely determine the real issue under question, and would pass a decisive judgment." This quality is not attained by a person unless he is granted wisdom, understanding and mastery of language of the highest degree.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And We strengthened his kingdom and made it strong against attack and stronger in influence, authority and security of position and We imparted to him wisdom and the rules of equity and justice in discourse and passing judgement.

### Bijan Moeinian

I gave him a secure and strong nation to rule and blessed him with the faculty of sound justice.

### Al-Hilali & Khan

We made his kingdom strong and gave him Al-Hikmah (Prophethood) and sound judgement in speech and decision.

### Abdullah Yusuf Ali

We strengthened his kingdom, and gave him wisdom and sound judgment in speech and decision.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

We strengthened his kingship, and gave him wisdom and sound judgment.

### Taqi Usmani

And We made his kingdom strong, and gave him wisdom and decisive speech.

### Abdul Haleem

We strengthened his kingdom; We gave him wisdom and a decisive way of speaking.

### Arthur John Arberry

We strengthened his kingdom, and gave him wisdom and speech decisive.

### E. Henry Palmer

and we strengthened his kingdom, and we gave him wisdom and decisive address.

### Hamid S. Aziz

And We strengthened his kingdom and We gave him wisdom and a clear judgment.

### Mahmoud Ghali

And We upheld his kingdom and brought him (the) Wisdom and decisive speech (Literally: the verdict, the address).

### George Sale

And We established his kingdom, and gave him wisdom and eloquence of speech.

### Syed Vickar Ahamed

We made his kingdom strong and gave him wisdom, and good judgment in what he talked and what he decided.

### Amatul Rahman Omar

And We strengthened his kingdom, and We granted him wisdom and decisive judgment.

### Ali Quli Qarai

We made his kingdom firm and gave him wisdom and conclusive speech.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onun mülkünü (hükümranlığını) kuvvetlendirdik ve Ona Hikmet (sebepler ilmi) ve Fasl-ul Hitab (doğruyla yanlışı en mantıklı şekilde hemen ayıran muhakeme kuvvesi) verdik.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onun mülkünü güçlendirdik. Kendisine hikmet ve güzel konuşma vermiştik.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem mülkünü kuvvetlendirmiştik, hem de kendisine hıkmet ve fasl-ı hıtab vermiştik.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem mülkünü güçlendirmiş, hem de kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.

### Gültekin Onan

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onun mülkünü de kuvvetlendirdik. Ona hikmet ve fasl-ı Kitab verdik.

### İbni Kesir

Onun mülkünü pekiştirmiş, kendisine hikmet ve kesin söz söyleme hakkı vermiştik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Biz de (buna karşılık) o'nun otoritesini güçlendirmiş ve kararlarında hikmet ve basiret üzere olmasını sağlamıştık.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onun iktidarını güçlendirmiş, ona hikmet ve açık sözlülük vermiştik.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onun mülkünü güçlendirmiştik, kendisine hikmet (peygamberlik, yüksek bilgi, hakkı batıldan ayırma, davaları çözme) ve açık, güzel konuşma (yeteneği) vermiştik.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Mülk ve yönetimini güçlendirmiştik. Kendisine hikmet ve hakla batılı ayıran söz etme yeteneği vermiştik.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Biz de onun iktidarını sağlama aldık; zira ona adaletle hükmedecek muhakeme ve anlaşmazlıkları sona erdirecek yeteneği vermiştik.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onun gücünü pekiştirdik. Ona hikmeti[1] ve fasl-ı hitabı[2] verdik.

_Footnotes_
- [1] Baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.
- [2] Hakk'ı Batıl'dan ayıran sözü söyleme yeteneği.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onun yönetimini güçlendirmiş ve Ona, hem bilgelik hem de etkili bir anlatım yetisi vermiştik.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İktidarını güçlendirdik. Ona hikmet (doğru karar verme) ve etkili konuşma yeteneği vermiştik.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, ona hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve güzel konuşabilme (özelliği) vermiştik.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onun gücünü pekiştirdik. Ona hikmeti[1] ve fesle-l hitabı[2] verdik.

_Footnotes_
- [1] Hikmet, engel olmak demektir. Yanlışa, sapkınlığa engel olma bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisi. En doğru yöntem. Hikmetin ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır.
- [2] Hakk'ı Batıl'dan ayıran sözü söyleme yeteneği. Etkili hitap etme.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onun gücünü pekiştirdik. Ona Hikmet'i[1] ve fesle-l hitabı[2] verdik.

_Footnotes_
- [1] Bkz. 26:21. Ayetin dipnotu.
- [2] Hakk'ı Batıl'dan ayıran sözü söyleme yeteneği. Etkili hitap etme.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Davud'un) İktidarını güçlendirdik. Ona, hikmet (doğru karar verme yeteneği) ve etkili konuşma yeteneği verdik[1].

_Footnotes_
- [1] [Bakara 2/251.](https://quran.so/2/251)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَشَدَدْنَا — washadadnā | And We strengthened | شدد — Şin-Dal-Dal |
| 2 | مُلْكَهُۥ — mul'kahu | his kingdom | ملك — Mim-Lam-Kef |
| 3 | وَءَاتَيْنَـٰهُ — waātaynāhu | and We gave him | اتي — Elif-Te-Ye |
| 4 | ٱلْحِكْمَةَ — l-ḥik'mata | [the] wisdom | حكم — Ha-Kef-Mim |
| 5 | وَفَصْلَ — wafaṣla | and decisive | فصل — Fe-Sad-Lam |
| 6 | ٱلْخِطَابِ — l-khiṭābi | speech | خطب — Kh-Ta-Be |

---
Previous: https://quran.so/surah-sad/verse-19.md · Next: https://quran.so/surah-sad/verse-21.md
Retrieved: 2026-08-16
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
