# 38. Surah Sad, Verse 18

- **Surah:** 38. Surah Sad (The letter Saad) — سورة ص
- **Verse:** 18 / 88 · **Juz:** 23 · **Mushaf page:** 453
- **Source:** https://quran.so/surah-sad/verse-18

## Arabic

اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِۙ

## Transcription

Inna sakhkharna aljibalamaAAahu yusabbihna bilAAashiyyi wal-ishraq

## Translations

### Aisha Bewley

We subjected the mountains to glorify with him in the evening and at sunrise.

### Progressive Muslims

We committed the mountains to glorify with him, during dusk and dawn.

### Shabbir Ahmed

Behold, We subdued for him the strong Mountain Tribes that strove along with him night and day.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

We made subject the mountains with him giving glory at evening and sunrise,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

We commissioned the mountains to glorify with him, at dusk and dawn.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We committed the mountains in his service, glorifying with him night and day.

### Mohamed Ahmed - Samira

We subjugated the chiefs (of tribes) to struggle day and night with him,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Indeed, We subjected the mountains [to praise] with him, exalting [ Allah ] in the [late] afternoon and [after] sunrise.

### Muhammad Asad

[and for this, ] behold, We caused the mountains to join him in extolling Our limitless glory at eventide and at sun­rise,

### Marmaduke Pickthall

Lo! We subdued the hills to hymn the praises (of their Lord) with him at nightfall and sunrise,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

With him We had subjected the mountains that they join him in celebrating Allah's glory, evening and morning,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

We subdued for him the mountains to play the echo to his praises and join him in hymning and ascribing the praises to Allah at night fall and at the break of the day.

### Bijan Moeinian

He was given the authority to order the mountains to join him in praising the Lord every morning and every evening.

### Al-Hilali & Khan

Verily, We made the mountains to glorify Our Praises with him [Dâwûd (David)] in the ‘Ashî (i.e. after the mid-day till sunset) and Ishrâq (i.e. after the sunrise till mid-day).

### Abdullah Yusuf Ali

It was We that made the hills declare, in unison with him, Our Praises, at eventide and at break of day,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

We truly subjected the mountains to hymn ˹Our praises˺ along with him in the evening and after sunrise.

### Taqi Usmani

We had subjugated the mountains to join him (in) making tasbīH (i.e. pronouncing Allah’s purity) at evening and sunrise,

### Abdul Haleem

We made the mountains join him in glorifying Us at sunset and sunrise;

### Arthur John Arberry

With him We subjected the mountains to give glory at evening and sunrise,

### E. Henry Palmer

Verily, we subjected the mountains to celebrate with him our praises at the evening and the dawn;

### Hamid S. Aziz

Surely We made the mountains sing the glory (of Allah) in unison with him at nightfall and sunrise,

### Mahmoud Ghali

Surely to him We subjected the mountains with him to extol at nightfall and sunshine.

### George Sale

We compelled the mountains to celebrate our praise with him, in the evening and at sun-rise,

### Syed Vickar Ahamed

Verily, We made the hills recite Our Praises together with him, in evening and at break of day,

### Amatul Rahman Omar

Indeed, We made (the people of) the mountains subservient to him (and) they celebrated (Our) praises at nightfall and at sunrise,

### Ali Quli Qarai

Indeed We disposed the mountains to glorify [Allah] with him at evening and dawn,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Doğrusu biz, akşam ve Güneş doğduğu vakit tespih eder (işlevlerini yerine getirir) halde, dağları (benlik sahiplerini) Ona boyun eğdirdik.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Doğrusu biz, dağları Davud'un emrine vermiştik. Gece-gündüz onunla birlikte Allah'ı anmaktadırlar.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Çünkü biz onun maıyyetinde dağları müsahhar kılmıştık: tesbih ederlerdi akşamleyin ve işrak vaktı

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz dağları onun emrine vermiştik, akşam ve işrak vakti onunla birlikte tesbih ederlerdi.

### Gültekin Onan

Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Tanrı'yı) tesbih ederlerdi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Gerçek biz dağları (kendisine) müsahhar kıldık ki bunlar akşamlayın ve kuşluk vakti onunla birlikde durmayıb tesbih ederlerdi.

### İbni Kesir

Biz, gerçekten dağları onun buyruğuna vermiştik. Sabah ve akşam tesbih ederlerdi.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(ve bunun için,) her sabah ve her akşam sınırsız kudret ve egemenliğimizi anarken dağları o'na eşlik ettirirdik,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Biz, dağları ona boyun eğdirmiştik. Akşam sabah onunla tesbih ederlerdi.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz dağları onunla beraber (tesbih etmeleri için) boyun eğdirmiştik; akşam sabah onunla tesbih ederler (onun yaptığı tesbihle çınlarlar)dı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık: Akşam sabah birlikte tespih ederlerdi.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İşte bu yüzden, her sabah ve her akşam, onunla birlikte emrimize amade kıldığımız dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirirdi;

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Dağları emrine amade kıldık. Akşamdan gündoğumuna[1] onunla birlikte tesbih[2] ederlerdi.

_Footnotes_
- [1] Her zaman, sürekli, bütün bir gün boyu.
- [2] Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcı'nın tüm nitelikleriyle tanınması ve dillendirilmesi, tanıtılması demektir. Dağların, Allah'ı tesbih etmeleri demek; Allah'ın yaradılışlarına koyduğu yasalara bağlılık içinde, varlık amaçlarına uygun bir hal içinde bulunmaları demektir. Bu bağlamda, evrende olan tüm canlı ve cansız varlıklar Allah'ı tesbih etmektedirler. Hal diliyle ortaya konan bu gerçeklik, aslında Allah'ın tüm nitelikleri ile tanınması, tanıtılmasını ifade etmektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kuşkusuz, Biz, dağlara boyun eğdirdik. Onunla birlikte, akşamsabah yüceltirlerdi.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Akşamleyin ve kuşluk[1] vaktinde onunla birlikte ibadet eden dağları, hizmetine vermiştik.

_Footnotes_
- [1] Güneş ışıklarının yeryüzüne yayıldığı kuşluk vakti (Lisan'ul-Arab). Bu vakitte kılınan namaza salatu'd-duha veya salatü'l-işrak denir. Türkçede ona kuşluk namazı denir. (Bkz. Taberi, Tefsir, 21/169).

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Biz dağları (onun) hizmetine vermiştik. Akşam ve kuşluk vakti onunla birlikte tesbih ederler (yüceltirlerdi).[1]

_Footnotes_
- [1] Burada geçen [tesbih] İsrâ 17:44. ayetle birlikte okunmalıdır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Dağları boyun eğdirdik. Akşamdan gündoğumuna[1] onunla birlikte tesbih[2] ederlerdi.

_Footnotes_
- [1] Her zaman, sürekli, bütün bir gün boyu.
- [2] Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleriyle tanınması ve dillendirilmesi, tanıtılması demektir. Dağların, Allah'ı tesbih etmeleri demek; Allah'ın yaradılışlarına koyduğu yasalara bağlılık içinde, varlık amaçlarına uygun bir hal içinde bulunmaları demektir. Bu bağlamda, evrende olan tüm canlı ve cansız varlıklar Allah'ı tesbih etmektedirler. Hal diliyle ortaya konan bu gerçeklik, aslında Allah'ın tüm nitelikleri ile tanınması, tanıtılmasını ifade etmektedir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Dağları boyun eğdirdik. Akşamdan gündoğumuna[1] onunla birlikte tesbih[2] ederlerdi.

_Footnotes_
- [1] Her zaman, sürekli, bütün bir gün boyu.
- [2] Bkz. 37:143. ayetin dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz dağları boyun eğdirdik. Akşamleyin ve kuşluk[1] vaktinde Davud'la beraber tesbih (ibadet) ederlerdi[2].

_Footnotes_
- [1] Bu vakitte kılınan namaza salatu'd-duha veya salatü'l-işrak denir. Türkçede onun adı kuşluk namazıdır (Taberi, Tefsir, 21/169).
- [2] [İsra 17/44,](https://quran.so/17/44)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّا — innā | Indeed, We | — |
| 2 | سَخَّرْنَا — sakharnā | subjected | سخر — Sin-Kh-Ra |
| 3 | ٱلْجِبَالَ — l-jibāla | the mountains | جبل — Cim-Be-Lam |
| 4 | مَعَهُۥ — maʿahu | with him | — |
| 5 | يُسَبِّحْنَ — yusabbiḥ'na | glorifying | سبح — Sin-Be-Ha |
| 6 | بِٱلْعَشِىِّ — bil-ʿashiyi | in the evening | عشو — Ayn-Şin-Vav |
| 7 | وَٱلْإِشْرَاقِ — wal-ish'rāqi | and [the] sunrise | شرق — Şin-Ra-Kaf |

---
Previous: https://quran.so/surah-sad/verse-17.md · Next: https://quran.so/surah-sad/verse-19.md
Retrieved: 2026-08-05
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
