# 19. Surah Maryam, Verse 55

- **Surah:** 19. Surah Maryam (Mary) — سورة مريم
- **Verse:** 55 / 98 · **Juz:** 16 · **Mushaf page:** 308
- **Source:** https://quran.so/surah-maryam/verse-55

## Arabic

وَكَانَ يَأْمُرُ اَهْلَهُ بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِۖ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّه۪ مَرْضِياًّ

## Transcription

Wakana ya/muru ahlahu bissalatiwazzakati wakana AAinda rabbihi mardiyya

## Translations

### Aisha Bewley

He used to command his people to do salat and give zakat and he was pleasing to his Lord.

### Progressive Muslims

And he used to instruct his family with the contact-method and towards betterment, and his Lord was pleased with him.

### Shabbir Ahmed

He enjoined upon his people the establishment of the Divine System and of the Just Economic Order. He was highly acceptable in the Sight of his Lord.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

He enjoined upon his people the duty and the purity, and was pleasing in the sight of his Lord.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And he used to instruct his family to the contact prayer and purification, and his Lord was pleased with him.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

He used to enjoin his family to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat); he was acceptable to his Lord.

### Mohamed Ahmed - Samira

He enjoined on his household worship and zakat, and he was obedient to his Lord.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And he used to enjoin on his people prayer and zakah and was to his Lord pleasing.

### Muhammad Asad

who used to enjoin upon his people prayer and charity, and found favour in his Sustainer's sight.

### Marmaduke Pickthall

He enjoined upon his people worship and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

He enjoined his household to observe Prayer and to give Zakah (purifying alms); and his Lord was well pleased with him.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

He always enjoined his family and his people the practice of praying to Allah and the religious duty of Zakat, and he was very near and well pleasing to Allah, his Creator.

### Bijan Moeinian

He would invite his folks to worship Me on regular basis and encourage them to be charitable. God is satisfied with him.

### Al-Hilali & Khan

And he used to enjoin on his family and his people As-Salât (the prayers) and the Zakât and his Lord was pleased with him.

### Abdullah Yusuf Ali

He used to enjoin on his people Prayer and Charity, and he was most acceptable in the sight of his Lord.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

He used to urge his people to pray and give alms-tax. And his Lord was well pleased with him.

### Taqi Usmani

He used to enjoin Salāh and Zakāh upon his family, and was favourite to his Lord.

### Abdul Haleem

He commanded his household to pray and give alms, and his Lord was well pleased with him.

### Arthur John Arberry

He bade his people to pray and to give the alms, and he was pleasing to his Lord.

### E. Henry Palmer

and he used to bid his people prayers and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.

### Hamid S. Aziz

And mention Ishmael in the Book; verily, he was true to his promise, and was a messenger and a prophet.

### Mahmoud Ghali

And he used to command his family to (keep up) the prayer and (to give) Zakat; (The poordues) and he was most satisfied in the Providence of his Lord.

### George Sale

And he commanded his family to observe prayer, and to give alms; and he was acceptable unto his Lord.

### Syed Vickar Ahamed

And he used to bring together his people with prayer and charity, and he was welcome in the Sight of his Lord.

### Amatul Rahman Omar

He enjoined his people to observe prayer and present alms. He was well pleasing to his Lord.

### Ali Quli Qarai

He used to bid his family to [maintain] the prayer and to [pay] the zakāt, and was pleasing to his Lord.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ailesine salatı yaşamayı ve safiyeti emrederdi. Rabbinin indinde mardiye (şuurunda - tecelli-i sıfat) idi.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ailesine/halkına namazı ve zekatı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve hanedanına namaz ve zekat ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ailesine namaz ve zekat emrederdi ve Rabbi katında hoşnutluğa ermişti.

### Gültekin Onan

Ehline, namazı ve zekatı buyuruyordu ve o, rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Kavmine namaz (kılmayı), zekat (vermeyi) emr ederdi. Rabbi nezdinde rızaya ermişdi o.

### İbni Kesir

Kavmine namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbının katında hoşnudluğu ermişti.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve halkına salatı ve zekatı emrederdi; ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Ailesine namazı ve zekatı emrederdi. Rabbinin yanında kendisinden hoşnut olunan birisiydi.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ailesine namazı, zekatı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ve yakınlarına Allah davasına destek vermeyi ve arınmak için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi emrederdi; ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu.[1] Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

_Footnotes_
- [1] Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi; ibadete layık yeğane ilahın Allah olduğuna inanmayı; benliğini arındırmayı, ruhen, kalben, manen temizlenmeyi, arı duru hale gelmeyi buyuruyordu.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ailesine, namazı ve zekatı öğütlerdi. Efendisinin katında hoşnutluk kazanmıştı.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Ailesine namazı ve zekatı emreder ve Rabbinin katında beğenilirdi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ayrıca o, ailesine (halkına) salâtı (namazı) ve zekâtı emrederdi.[1] Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.

_Footnotes_
- [1] Bu ayet namaz, zekât vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu[1]. Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

_Footnotes_
- [1] Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almak, salatı (namaz) kılmak, dua etmek demektir. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın ayrıca din ve havra anlamı da bulunmaktadır. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir; sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir. Namaz, Farsça bir sözcüktür ve bu sözcük Kur'an'da geçmez. Zekat, arınmak, arındırmak, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı[1] ve zekatı[2] buyuruyordu. Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

_Footnotes_
- [1] Bkz.19:31. ayetin 2. dipnotu.
- [2] Bkz. 19:13. ayetin dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

O, ailesine namazı ve zekatı emrederdi.[1] Rabbinin katında kendisinden razı olunan bir kişiydi.[2]

_Footnotes_
- [1] Dinin ayrılmaz bir parçası olan namaz ve zekat her ümmete emredilmiştir ([Bakara 2/125,](https://quran.so/2/125) [İbrahim 14/37,](https://quran.so/14/37) [Enbiya 21/73,](https://quran.so/21/73) [Hac 22/26,](https://quran.so/22/26) [Beyyine 98/5](https://quran.so/98/5)).
- [2] [En'am 6/86.](https://quran.so/6/86)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَكَانَ — wakāna | And he used | كون — Kef-Vav-Nun |
| 2 | يَأْمُرُ — yamuru | (to) enjoin | امر — Elif-Mim-Ra |
| 3 | أَهْلَهُۥ — ahlahu | (on) his people | اهل — Elif-he-Lam |
| 4 | بِٱلصَّلَوٰةِ — bil-ṣalati | with the salat | صلو — Sad-Lam-Vav |
| 5 | وَٱلزَّكَوٰةِ — wal-zakati | and zakah | زكو — Za-Kef-Vav |
| 6 | وَكَانَ — wakāna | and was | كون — Kef-Vav-Nun |
| 7 | عِندَ — ʿinda | near | عند — Ayn-Nun-Dal |
| 8 | رَبِّهِۦ — rabbihi | his Lord | ربب — Ra-Ba-Ba |
| 9 | مَرْضِيًّۭا — marḍiyyan | pleasing | رضو — Ra-Dad-Vav |

---
Previous: https://quran.so/surah-maryam/verse-54.md · Next: https://quran.so/surah-maryam/verse-56.md
Retrieved: 2026-08-07
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
