# 19. Surah Maryam, Verse 13

- **Surah:** 19. Surah Maryam (Mary) — سورة مريم
- **Verse:** 13 / 98 · **Juz:** 16 · **Mushaf page:** 305
- **Source:** https://quran.so/surah-maryam/verse-13

## Arabic

وَحَنَاناً مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةًۜ وَكَانَ تَقِياًّۙ

## Transcription

Wahananan min ladunnawazakatan wakana taqiyya

## Translations

### Aisha Bewley

and tenderness and purity from Us – he had taqwa –

### Progressive Muslims

And he had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.

### Shabbir Ahmed

We gave him compassion and a spotless character. And he lived an upright life.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And tenderness from Us, and purity; and he was in prudent fear,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And tenderness from Us, and purity, and he was ever righteous.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

And (we endowed him with) kindness from us and purity, for he was righteous.

### Mohamed Ahmed - Samira

And compassion from Us, and goodness. So he was devout,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And affection from Us and purity, and he was fearing of Allah

### Muhammad Asad

as well as, by Our grace, [the gift of] compassion and purity; and he was [always] conscious of Us

### Marmaduke Pickthall

And compassion from Our presence, and purity; and he was devout,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and We also endowed him with tenderness[1] and purity, and he was exceedingly pious

_Footnotes_
- [1] The Arabic word hanan is almost synonymous with mother’s love. In other words, Prophet John bore in his heart the same kind of intense love for Allah’s servants as a mother has for her child.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And We imbued him with compassion and tenderness of the heart and We made piety reign in his heart and he entertained the profound reverence dutiful to Allah.

### Bijan Moeinian

I gave him tenderness of heart and saved him from any sin and he responded to these blessings with righteousness.

### Al-Hilali & Khan

And (made him) sympathetic to men as a mercy (or a grant) from Us, and pure from sins [i.e. Yahyâ (John)] and he was righteous,

### Abdullah Yusuf Ali

And piety (for all creatures) as from Us, and purity: He was devout,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

as well as purity and compassion from Us. And he was God-fearing,

### Taqi Usmani

and (blessed him with) love from our own, and purity; and he was God-fearing,

### Abdul Haleem

tenderness from Us, and purity. He was devout,

### Arthur John Arberry

and a tenderness from Us, and purity; and he was godfearing,

### E. Henry Palmer

and grace from us, and purity; and he was pious

### Hamid S. Aziz

(And it was said to his son) " O John! Hold fast the Book", and We gave him Wisdom even as a boy,

### Mahmoud Ghali

And a sympathy from very close to Us, and cleanliness. And he was pious,

### George Sale

and mercy from us, and purity of life; and he was a devout person,

### Syed Vickar Ahamed

And pity (for all creatures) as from Us, and purity: He was truly pious,

### Amatul Rahman Omar

And tenderheartedness and purity by Our (special) grace. He was one who carefully guarded against evil.

### Ali Quli Qarai

and a compassion and purity from Us. He was Godwary,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir safiye (zekat) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.

### Gültekin Onan

Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.

### İbni Kesir

Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat[1] verdik. Ve o, takva[2] sahibi oldu.

_Footnotes_
- [1] Arınma, temizlik.
- [2] Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ayrıca, Bizim katımızdan, sevgi ve arınmışlık da. Çünkü sorumluluk bilincine erişmişti.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onu katımızdan yumuşak huylu ve gelişkin yaptık. O, kendini korurdu.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!"[1] (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.

_Footnotes_
- [1] Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat[1] verdik. Ve o, takva[2] sahibi oldu.

_Footnotes_
- [1] Zekat, arınma, arındırma, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.
- [2] Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat[1] verdik. Ve o, takva[2] sahibi oldu.

_Footnotes_
- [1] Zekat, arınmak, arındırmak demektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir (2:43; 19:13, 31; 18:81; 20:76; 23:4; 41:7). "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak demektir.
- [2] Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ona katımızdan şefkat duygusu ve temiz huy da verdik. O, yanlışlardan sakınan biriydi.[1]

_Footnotes_
- [1] [Al-i İmran 3/39.](https://quran.so/3/39)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَحَنَانًۭا — waḥanānan | And affection | حنن — Ha-Nun-Nun |
| 2 | مِّن — min | from | — |
| 3 | لَّدُنَّا — ladunnā | Us | لدن — Lam-Dal-Nun |
| 4 | وَزَكَوٰةًۭ ۖ — wazakatan | and purity | زكو — Za-Kef-Vav |
| 5 | وَكَانَ — wakāna | and he was | كون — Kef-Vav-Nun |
| 6 | تَقِيًّۭا — taqiyyan | righteous | وقي — Vav-Kaf-Ye |

---
Previous: https://quran.so/surah-maryam/verse-12.md · Next: https://quran.so/surah-maryam/verse-14.md
Retrieved: 2026-08-07
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
