# 19. Surah Maryam, Verse 11

- **Surah:** 19. Surah Maryam (Mary) — سورة مريم
- **Verse:** 11 / 98 · **Juz:** 16 · **Mushaf page:** 304
- **Source:** https://quran.so/surah-maryam/verse-11

## Arabic

فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِياًّ

## Transcription

Fakharaja AAala qawmihi mina almihrabifaawha ilayhim an sabbihoo bukratan waAAashiyya

## Translations

### Aisha Bewley

He came out to his people from the Upper Room and gestured to them to glorify Allah in the morning and the evening.

### Progressive Muslims

So he went out amongst his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him morning and evening.

### Shabbir Ahmed

Then Zachariah came out from the shrine and told his deputies by signs, "Keep striving in your mission morning and evening that his Glory be manifest to beholders. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And he went out to his people from the chamber and instructed them: “Give you glory morning and evening!”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So he went out among his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him at dawn and dusk.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

He came out to his family, from the sanctuary, and signaled to them: "Meditate (on God) day and night."

### Mohamed Ahmed - Samira

So he came from the chamber to his people, and suggested to them (by signs) to sing the praises of the Lord morning and evening.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So he came out to his people from the prayer chamber and signaled to them to exalt [ Allah ] in the morning and afternoon.

### Muhammad Asad

Thereupon he came out of the sanctuary unto his people and signified to them [by gestures]: "Extol His limitless glory by day and by night!"

### Marmaduke Pickthall

Then he came forth unto his people from the sanctuary, and signified to them: Glorify your Lord at break of day and fall of night.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Thereupon Zechariah came out from the sanctuary[1] and directed his people by gestures to extol His glory by day and by night.[2]

_Footnotes_
- [1] For the explanation of mihrab (sanctuary), see (E.N. 36 of Aal-Imran).
- [2] Below we reproduce the details of this event as given in Luke’s Gospel so that the reader may study and compare the Quranic version with the Christian version. The references and additions within the brackets are ours:

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And so he went out of the temple to his people and by making signs he intimated to them to praise the O Allah frequently and to glorify Him and extol His glorious attributes morning and evening.

### Bijan Moeinian

Zechariah then left that place of the worship and by the sign language asked his people to glorify the Lord in the morning and in the afternoon.

### Al-Hilali & Khan

Then he came out to his people from Al-Mihrâb (a praying place or a private room), and he told them by signs to glorify Allâh’s Praises in the morning and in the afternoon.

### Abdullah Yusuf Ali

So Zakariya came out to his people from him chamber: He told them by signs to celebrate Allah's praises in the morning and in the evening.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So he came out to his people from the sanctuary, signalling to them to glorify ˹Allah˺ morning and evening.

### Taqi Usmani

Then he came out to his people from the place of prayer, and directed them by gestures to proclaim the purity of Allah at morning and evening.

### Abdul Haleem

He went out of the sanctuary to his people and signalled to them to praise God morning and evening.

### Arthur John Arberry

So he came forth unto his people from the Sanctuary, then he made signal to them, 'Give you glory at dawn and evening. '

### E. Henry Palmer

Then he went forth unto his people from the chamber, and he made signs to them: 'Celebrate (God's) praises morning and evening!'

### Hamid S. Aziz

Said he, "O my Lord! Give me a sign. " He said, "Your sign is that you shall not speak to any man for three nights, though you are sound."

### Mahmoud Ghali

So he went out to his people from the Chamber, then he signified (Literally: revealed) to them, "Extol (your Lord) before sunrise and at nightfall. "

### George Sale

And he went forth unto his people, from the chamber, and he made signs unto them, as if he should say, praise ye God in the morning and in the evening.

### Syed Vickar Ahamed

Then he [Zakariyya (Zachariah)] came out from his chamber to his people: He told them by Signs to recite Allah's praises in the morning and in the afternoon.

### Amatul Rahman Omar

Then he (- Zachariah) went forth to his people from the Sanctuary and told them in a low voice and by signs, to glorify (their Lord) morning and evening.

### Ali Quli Qarai

So he emerged before his people from the Temple, and signaled to them that they should glorify [Allah] morning and evening.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(Zekeriyya) mabetten halkının yanına çıktı ve onlara: "Sabah - akşam tespih edin" diye işaret etti.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bunun üzerine Zekeriyya, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara, "Sabah-akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da "Sabah ve akşam tesbih edin" diye onlara işaret verdi

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken, mihrabdan kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin!" diye işaret verdi.

### Gültekin Onan

Böylelikle (Zekeriya) mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Derken (Zekeriyya) mescidinden kavminin karşısına çıkıb onlara: "Sabah akşam tesbihde bulunun" diye işaret verdi.

### İbni Kesir

Bunun üzerine ma'bedden çıkıp kavmine: Sabah akşam Allah'ı tesbih edin, diye işaret etti.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bunun üzerine (Zekeriya) mabedden kavminin karşısına çıktı ve onlara "Sabah akşam (Rabbinizin) sınırsız kudret ve yüceliğini anın!" diye işaret etti.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Mabedden, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah akşam Allah'ı tesbih etmelerini işaret etti.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Zekeriyya), ma'bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye işaret etti.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bunun üzerine Zekeriyya, yakarış yerinden ayrılıp halkının karşısına geçti ve onlara "sabah akşam tespih edin" diye işaret verdi.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Derken o, mabetteki inziva hücresinden çıkarak onlara; "Sabah akşam Rabbinizin şanını (ibadetle) yüceltmeye devam edin!" diye işaret etti.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine mihraptan[1] halkın karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam[2] tesbih[3] etmelerini vahyetti.[4]

_Footnotes_
- [1] İbadethaneden.
- [2] "Sabah akşam" bir deyimdir ve "bütün bir gün, gün boyunca, devamlı" anlamına gelmektedir.
- [3] Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir.
- [4] İşaret diliyle.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bunun üzerine, tapınaktan toplumunun karşısına çıkarak, "Sabahakşam, yücelterek anın!" anlamında onlara gösterge verdi.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra tapınağın iç odasından[1] halkının karşısına çıktı, onlara: "Sabah akşam O'na ibadet edin" diye işaret etti.

_Footnotes_
- [1] Mihrap, iç oda demektir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Bu sırada Zekeriya) mabetten kavminin karşısına çıkarak onlara "Sabah akşam tesbih edin (Allah'ı yüceltin)!" diye vahyetmişti (işaret etmişti).[1]

_Footnotes_
- [1] Hz. Zekeriya, çocuk sahibi olacağı müjdesinin şaşkınlığı sonucunda bir mucize isteğinde bulunması ve bunun onda yaşanması nedeniyle üç gün konuşamadığı için tebliğini işaretle yapmış, görevini terk etmemiştir. [Vahiy] kelimesi Yüce Allah'ın dışında başka varlıklar için kullanılırsa buna "gayr-ı ilahi vahiy" denmektedir. Burada ilgili kelimenin sözlük manalarından birisi olan "işaret etmek, ilham etmek veya emretmek" anlamları kastedilmektedir. Hz. Zekeriya "üç gün konuşamadığı için" artık kavmine işaret diliyle bilgi vermeye çalışmaktaydı. Zaten Al-i İmrân 3:41'de geçen [remz] kelimesi de "işaret" anlamına gelmektedir. Tebliğde sözünü ettiği şey, "üç gün gelemeyeceğim; siz devam edin" veya "işaretle de olsa sabah-akşam tesbihe devam edelim" mesajı da olabilir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine mihraptan[1] halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam[2] tesbih[3] etmelerini vahyetti.[4]

_Footnotes_
- [1] İbadethaneden.
- [2] "Sabah akşam" bir deyimdir ve "bütün bir gün, gün boyunca, devamlı" anlamına gelmektedir.
- [3] Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.
- [4] İşaret diliyle anlattı.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bunun üzerine mihraptan[1] halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih[2] etmelerini vahyetti.[3]

_Footnotes_
- [1] İbadethaneden.
- [2] Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.
- [3] İşaret diliyle anlattı.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra mabeddeki has odadan[1] halkının karşısına çıktı ve onlara: "Sabah-akşam ibadet edin!" diye işarette bulundu.[2]

_Footnotes_
- [1] "Mabeddeki has oda" anlamı verdiğimiz kelime mihrab (المحراب)'dır. "Mihrab; oda, hünkar mahfili, başoda, sultanın tek başına kaldığı has oda, harem dairesi, insanların oturduğu ve toplandığı yer vs. anlamlarda kullanılır (Lisan'ul-Arab ve el-Kamus'ul-Muhit). ([Al-i İmran 3/37](https://quran.so/3/37)-[39,](https://quran.so/3/39) [Sad 38/21](https://quran.so/38/21)).
- [2] Burada "işarette bulundu" olarak anlamlandırılan kelime "vahyetti" kelimesidir. Bu anlam [Al-i İmran 3/41](https://quran.so/3/41)'den dolayı verilmiştir. Zekeriya ve Yahya aleyhisselamla ilgili buraya kadar verilen bilgilerin benzerleri, İncil'de de (Luka 1:5-25,57-66) yer almaktadır.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَخَرَجَ — fakharaja | Then he came out | خرج — Kh-Ra-Cim |
| 2 | عَلَىٰ — ʿalā | to | — |
| 3 | قَوْمِهِۦ — qawmihi | his people | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 4 | مِنَ — mina | from | — |
| 5 | ٱلْمِحْرَابِ — l-miḥ'rābi | the prayer chamber | حرب — Ha-Ra-Be |
| 6 | فَأَوْحَىٰٓ — fa-awḥā | and he signaled | وحي — Vav-Ha-Ye |
| 7 | إِلَيْهِمْ — ilayhim | to them | — |
| 8 | أَن — an | to | — |
| 9 | سَبِّحُوا۟ — sabbiḥū | glorify (Allah) | سبح — Sin-Be-Ha |
| 10 | بُكْرَةًۭ — buk'ratan | (in) the morning | بكر — Be-Kef-Ra |
| 11 | وَعَشِيًّۭا — waʿashiyyan | and (in) the evening | عشو — Ayn-Şin-Vav |

---
Previous: https://quran.so/surah-maryam/verse-10.md · Next: https://quran.so/surah-maryam/verse-12.md
Retrieved: 2026-08-07
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
