# 14. Surah Ibrahim, Verse 43

- **Surah:** 14. Surah Ibrahim (Abraham) — سورة ابراهيم
- **Verse:** 43 / 52 · **Juz:** 13 · **Mushaf page:** 260
- **Source:** https://quran.so/surah-ibrahim/verse-43

## Arabic

مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ

## Transcription

MuhtiAAeena muqniAAee ruoosihim layartaddu ilayhim tarfuhum waaf-idatuhum hawa/

## Translations

### Aisha Bewley

rushing headlong – heads back, eyes vacant, hearts hollow.

### Progressive Muslims

They will approach with their heads bowed, and their eyes will not blink, and their hearts will be void.

### Shabbir Ahmed

They will be on the run to and fro with their heads uplifted in tension as they stare at what they behold, and their hearts vacant of all hope.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Straining forward, their heads uplifted; their gaze not returning to them, and their hearts void.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

They will approach with their heads bowed, and their eyes will not blink, and their hearts will be void.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

As they rush (out of the graves), their faces will be looking upward, their eyes will not even blink, and their minds will be horrified.

### Mohamed Ahmed - Samira

(And) they would hasten forward, heads lifted upwards, gazes fixed, and emptied out their hearts.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Racing ahead, their heads raised up, their glance does not come back to them, and their hearts are void.

### Muhammad Asad

the while they will be running confusedly to and fro, with their heads upraised [in supplication], unable to look away from what they shall behold, and their hearts an abysmal void.

### Marmaduke Pickthall

As they come hurrying on in fear, their heads upraised, their gaze returning not to them, and their hearts as air.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

when they shall keep pressing ahead in haste, their heads lifted up, their gaze directed forward,[1] unable to look away from what they behold, their hearts utterly void.

_Footnotes_
- [1] This graphic picture depicts the horrible plight of the wrongdoers on the Day of Reckoning. When they will realize the situation, they will be so taken aback that they will have their looks fixed straight in front of them without seeing anything.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

They rush at an excessive pace with hearts sinking in their shoes, lifting up their heads in supplication for forgiveness. Their eyes cannot wink, they are fixedly gazed wide open in terror and their hearts are empty of intellect and of all hope.

### Bijan Moeinian

They will rush (to the appointed place) in terror with their heads up-lifted. Their eyes will not even blink and they will be absolutely horrified.

### Al-Hilali & Khan

(They will be) hastening forward with necks outstretched, their heads raised up (towards the sky), their gaze returning not towards them and their hearts empty (from thinking because of extreme fear).

### Abdullah Yusuf Ali

They running forward with necks outstretched, their heads uplifted, their gaze returning not towards them, and their hearts a (gaping) void!

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

rushing forth, heads raised, never blinking, hearts void.

### Taqi Usmani

They shall be rushing with their heads raised upward; their eyes shall not return towards them and their hearts shall be hollow.

### Abdul Haleem

They will rush forward, craning their necks, unable to divert their eyes, a gaping void in their hearts.

### Arthur John Arberry

when they shall run with necks outstretched and heads erect, their glances never returned on themselves, their hearts void.

### E. Henry Palmer

Hurrying on, raising up their heads, with their looks not turned back to them, and their hearts void;

### Hamid S. Aziz

Running on, necks outstretched, heads uplifted, their gaze returned to them, and their heart void;

### Mahmoud Ghali

Hurrying with their heads protruding, their glances not returning towards them, and their heart-sights (as) air.

### George Sale

They shall hasten forward, at the voice of the angel calling to judgment, and shall lift up their heads; they shall not be able to turn their sight from the object whereon it shall be fixed, and their hearts shall be void of sense, through excessive terror.

### Syed Vickar Ahamed

(They will be) running forward with necks hung out, their heads torn away, their looks not coming back towards them, and their hearts a (large open) hole!

### Amatul Rahman Omar

They will be running in panic with their necks outstretched and heads erect, they will not be able to wink their eyes, and their hearts (utterly) void (of courage and hope).

### Ali Quli Qarai

Scrambling with their heads upturned, there will be a fixed gaze in their eyes and their hearts will be vacant.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(İşte o gün onlar) zillet içinde bakarak, başlarını dikerek (yardım arayışında) koşuşur haldedirler. . . Kendilerini göremez bir haldedirler! Ne düşüneceklerini bilemezler!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp çevrilmez. Kalbleri (sanki) bomboştur.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

O gün başlarını dikerek koşarlar; bakışları kendilerine dönmez. Yüreklerinin içi de bomboştur.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Başlarını dikerek koşarlar, nazarları kendilerine dönmez, ve yüreklerinin içi bom boş heva kesilmiştir

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez ve yüreklerinin içi bomboş hava kesilir.

### Gültekin Onan

Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp çevrilmez. Yürekleri (efidetühüm) (sanki) bomboştur.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(O haldeki) hepsi de başlarını dikerek koşacaklar. Gözleri kendilerine bile dönüb bakamayacak. Kalblerinin içi ise (müdhiş korkularından dolayı akıldan) bomboşdur.

### İbni Kesir

O gün; başları kalkmış, gözleri kendilerine dönmeyecek şekilde sabit kalmış, gönülleri bomboş olarak koşup duracaklardır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

O Gün onlar, başları (bir medet ararcasına) yukarı kalkık, bakışları kendi hallerini göremeyecek kadar çarpılmış, ve kalpleri bomboş, oradan oraya koşuşup dururlar.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Gözleri, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde donuklaşmış ve başları dikilmiş olarak dururlar. Gönülleri ise bomboş...

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(O gün) başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez, (öyle donup kalmıştır sanki). Yüreklerinin içi de bomboş havadır. (Şaşkınlıktan, kafalarında düşünce adına bir şey kalmamıştır).

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Başlarını dikerek koşuşurlar. Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(O gün) onlar arkaya kaykılmış başları, yuvalarına bir türlü dönmeyen fırlamış bakışları ve tamtakır yürekleriyle panik içinde seğirtip dururlar.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bakışlarını yukarı dikerek[1], bakışları sabit bir şekilde umutsuzca koşarlar.[2]

_Footnotes_
- [1] Bir kurtarıcı beklercesine.
- [2] Davet edene.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Başları yukarı kalkmış, bakışları kendilerini bile göremeyecek denli çarpılmış ve yürekleri bomboş olarak koşacaklardır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

O gün kafaları ikna edilmiş, gözleri kırpılmaz halde ve gönülleri arayış içinde boyun eğmiş olurlar.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Kalpleri bomboş olarak bakışlarını kontrol edemez şekilde, başları yukarı dikilmiş bir durumda (davetçiye doğru) seğirtip koşarlar.[1]

_Footnotes_
- [1] Benzer mesaj: Kamer 54:8.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Başlarını yukarı dikerek[1], bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.[2]

_Footnotes_
- [1] Bir kurtarıcı beklercesine.
- [2] Davet edene.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Başlarını yukarı dikerek[1], bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.[2]

_Footnotes_
- [1] Bir kurtarıcı beklercesine.
- [2] Davet edene.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

O gün başları dik, gözleri fal taşı gibi açık ve gönülleri /içleri bomboş bir halde koşarlar[1].

_Footnotes_
- [1] [Taha 20/108,](https://quran.so/20/108) [Enbiya 21/97,](https://quran.so/21/97) [Yasin 36/51,](https://quran.so/36/51) [Kamer 54/7](https://quran.so/54/7)-[8,](https://quran.so/54/8) [Mearic 70/43.](https://quran.so/70/43)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | مُهْطِعِينَ — muh'ṭiʿīna | Racing ahead | هطع — he-Ta-Ayn |
| 2 | مُقْنِعِى — muq'niʿī | raised up | قنع — Kaf-Nun-Ayn |
| 3 | رُءُوسِهِمْ — ruūsihim | their heads | راس — Ra-Elif-Sin |
| 4 | لَا — lā | not | — |
| 5 | يَرْتَدُّ — yartaddu | returning | ردد — Ra-Dal-Dal |
| 6 | إِلَيْهِمْ — ilayhim | towards them | — |
| 7 | طَرْفُهُمْ ۖ — ṭarfuhum | their gaze | طرف — Ta-Ra-Fe |
| 8 | وَأَفْـِٔدَتُهُمْ — wa-afidatuhum | and their hearts | فاد — Fe-Elif-Dal |
| 9 | هَوَآءٌۭ — hawāon | (are) empty | هوي — he-Vav-Ye |

---
Previous: https://quran.so/surah-ibrahim/verse-42.md · Next: https://quran.so/surah-ibrahim/verse-44.md
Retrieved: 2026-08-23
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
