# 39. Surah Az-Zumar, Verse 2

- **Surah:** 39. Surah Az-Zumar (The Groups) — سورة الزمر
- **Verse:** 2 / 75 · **Juz:** 23 · **Mushaf page:** 457
- **Source:** https://quran.so/surah-az-zumar/verse-2

## Arabic

اِنَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصاً لَهُ الدّ۪ينَۜ

## Transcription

Inna anzalna ilayka alkitababilhaqqi faAAbudi Allaha mukhlisanlahu addeen

## Translations

### Aisha Bewley

We have sent down the Book to you with truth. So worship Allah, making your deen sincerely His.

### Progressive Muslims

We have sent down to you the Scripture with truth, so serve God while devoting the system to Him.

### Shabbir Ahmed

Behold, it is We Who have revealed this Book to you (O Prophet) setting forth the Truth. Therefore, serve Allah sincere in your Faith in Him alone.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

We sent down to thee the Writ with the truth; so serve thou God, sincere to Him in doctrine.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

We have sent down to you the Book with the truth, so serve God while devoting the system to Him.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We sent down to you this scripture, truthfully; you shall worship GOD, devoting your religion to Him alone.

### Mohamed Ahmed - Samira

We have revealed to you the Scripture with exactitude; so worship God with devotion all exclusive for Him.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Indeed, We have sent down to you the Book, [O Muúammad], in truth. So worship Allah, [being] sincere to Him in religion.

### Muhammad Asad

for, behold, it is We who have bestowed this revela­tion upon thee from on high, setting forth the truth: so worship Him, sincere in thy faith in Him alone!

### Marmaduke Pickthall

Lo! We have revealed the Scripture unto thee (Muhammad) with truth; so worship Allah, making religion pure for Him (only).

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(O Prophet), it is We Who have revealed this Book to you with Truth.[1] So serve only Allah, consecrating your devotion to Him.[2]

_Footnotes_
- [1] That is, it contains nothing but the truth, and there is no element of falsehood in it.
- [2] This is a very important verse which states the real objective of the message of Islam. Therefore, one should not pass over it superficially, but should try to understand its meaning and intention. It has two basic points: (1) That the demand is to worship Allah. (2) That the demand is of such worship as may be performed by making religion exclusively Allah’s. Ibadat is derived from abd, and this word is used as an antonym of freeman for the slave and bondsman in Arabic. Accordingly, ibadat contains two meanings: (1) Worship and devotion. (2) Humble and willing obedience, as is borne out by the well known and authoritative Arabic Lexicon, Lisan al- Arab. Thus, according to the authentic lexical explanation, the demand is not only of Allah’s worship but also of willing and sincere obedience to His commands and laws.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

We have revealed to you; O Muhammad the Book -the Quran- in truth and in agreement with reality, therefore worship Allah devoting to Him alone all religious rites.

### Bijan Moeinian

I (God) have sent down this Book (that contains nothing but the truth) to you to invite you to worship none but God and be sincere in your religion.

### Al-Hilali & Khan

Verily We have sent down the Book to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in truth: So worship Allâh (Alone) by doing religious deeds sincerely for Allâh’s sake only.

### Abdullah Yusuf Ali

Verily it is We Who have revealed the Book to thee in Truth: so serve Allah, offering Him sincere devotion.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Indeed, We have sent down the Book to you ˹O Prophet˺ in truth, so worship Allah ˹alone˺, being sincerely devoted to Him.

### Taqi Usmani

Surely We have revealed the Book to you with truth; so worship Allah making your submission exclusive for Him.

### Abdul Haleem

It is We who sent down the Scripture to you [Prophet] with the Truth, so worship God with your total devotion:

### Arthur John Arberry

We have sent down to thee the Book with the truth; so worship God, making thy religion His sincerely.

### E. Henry Palmer

Verily, we have sent down to thee the Book in truth, then serve God, being sincere in religion unto Him.

### Hamid S. Aziz

Surely We have revealed to you the Book with the truth, therefore serve Allah, being sincere to Him in obedience (or making religion pure for Him only).

### Mahmoud Ghali

Surely We have sent down to you the Book with the Truth; so worship Allah, making the religion faithfully His.

### George Sale

Verily We have revealed this book unto thee with truth: Wherefore serve God, exhibiting the pure religion unto Him.

### Syed Vickar Ahamed

Surely, it is We Who have revealed (and made known) the Book to you in Truth: So, worship Allah, giving Him (your) sincere love and prayer.

### Amatul Rahman Omar

Surely, it is We Who have revealed the Book to you with the established truth to suit the requirements of truth and wisdom. So worship Allâh, being truly sincere to Him in obedience.

### Ali Quli Qarai

Indeed We have sent down the Book to you with the truth; so worship Allah, putting exclusive faith in Him.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Muhakkak ki biz sana O BİLGİyi Hak olarak (hakikatin olan Esma boyutundan açığa çıkardık) inzal ettik! O halde Din'i, (varlıktaki sistem ve düzenin mutlak hakimi - hükümranı olarak) Allah'a kulluğunun farkındalığıyla yaşa!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bizim bu kitabı sana gerçek olarak indirdiğimizde şüphe yoktur. O halde sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Emin ol biz sana kitabı hakkıyle indirdik onun için Allaha öyle ıbadet ve kulluk et ki dini ona halis kılarak

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Emin ol, Biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et!

### Gültekin Onan

Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Tanrı'ya ibadet et.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Habibim) şübhesiz ki biz o kitabı sana hak olarak indirdik. O halde Allaha, dinde Ona ihlas edici olarak, ibadet et.

### İbni Kesir

Şüphesiz ki Biz, kitabı sana, hak olarak indirdik. Öyleyse dini Allah için tahsis ederek O'na ibadet et.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

hakikati ortaya koyan bu vahyi sana indiren Biziz. Öyleyse içten bir inançla Allah'a bağlanarak yalnız O'na kulluk et!

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Biz, sana kitabı hak olarak indirdik. Öyleyse, dini ona tahsis ederek Allah'a kulluk et!

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz bu Kitabı sana hak ile indirdik; sen dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na kulluk et.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Emin ol, bu Kitap'ı biz sana hak olarak indirdik. O halde, dini yalnız Allah'a özgüleyerek O'na kulluk/ibadet et!

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Bu ilahi mesajı gerçek bir amaçla elbette Biz indirdik; şu halde, sadece Zatına hasredilmiş saf ve samimi bir borçluluk bilinciyle Allah'a kulluk et!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Biz, bu Kitap'ı sana hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis kılarak[1] Allah'a kulluk et.

_Footnotes_
- [1] Şirkiz, hurafesiz, katıksız, küfürden arınmış; saf, arı-duru ve erdemli bir benlikle. Yalnızca Allah'ın buyruklarına uymak.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kuşkusuz, Kitap'ı, gerçek olarak sana indirdik. Artık, dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, O'na hizmet et.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Gerçekleri içeren bu Kitab'ı sana Allah indirmiştir. Öyleyse dinine bir şey katmadan kulluğu Allah'a yap.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Şüphesiz ki Kitabı sana bir amaç için biz indirdik. Sen de dini O'na özgü kılarak Allah'a kulluk et!

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Biz, bu Kitap'ı sana hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis kılarak[1] Allah'a kulluk[2] et.

_Footnotes_
- [1] Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur; seçim, kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına: bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.
- [2] Dinin tek sahibinin Allah, tek kaynağının Kur'an olduğuna inanmak ve yalnızca Allah'ın buyruklarına teslim olmak; şirksiz, hurafesiz, katıksız, küfürden arınmış; saf, arı-duru ve erdemli bir benlik ve samimiyetle Allah'a yönelmek ve Allah'ın buyruğu dışında sünnet, hadis, siyer, tefsir, alim vb. hiçbir buyruğu din edinmemek.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Biz, bu Kitap'ı sana Hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis[1] kılarak Allah'a kulluk[2] et.

_Footnotes_
- [1] Dini Allah'a has kılmak, dinin tek sahibinin Allah, tek kaynağının Kur'an olduğuna inanmak demektir. Allah'ın buyruklarından başka hiçbir şeyi din edinmemek, Allah'ın buyrukları dışında dine hiçbir şeyi katmamaktır. Dinde arı duru, saf ve berrak olmaktır. Kur'an'nı dışında; sünnet, hadis, siyer, tefsir, alim vb. hiçbir şeyi dinde kaynak olarak görmemektir. Şirksiz bir bilinçle hurafesiz, katıksız, arı-duru bir şekilde Kulluğunu yalnızca Allah'a özgülemek demektir.
- [2] Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp. Zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk ya Allah'a ya da Allah'tan başka şeylere olur. Allah'a özgü olan kulluk gerçek özgürlüktür. Allah'tan başkasına olan kulluk ise köleliktir. Allah'a kul olmayan bir kimse; bir düşünceye, görüşe, doğaya, iktidara, sisteme, kişiye, ünvana, paraya, dünya malına vs. kul olmak zorundadır. Bu kulluk doğası gereği köleliktir. İnsan yaşamında kulluğun kapsamadığı, kulluğun dışına tutulabilecek hiçbir alan yoktur. Bir Mü'min için kulluk, insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ile yönelmesidir. İbadet ve kulluk anlam olarak aynı şeydir: İbadet kul kelimesinin mastarıdır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Bu Kitab'ı sana gerçekleri içerir bir şekilde biz indirdik[1]. Öyleyse sen de dine bir şey katmadan[2] kulluğu Allah'a yap![3]

_Footnotes_
- [1] [Al-i İmran 3/3,](https://quran.so/3/3) [Nisa 4/105,](https://quran.so/4/105) [Maide 5/48,](https://quran.so/5/48) [İsra 17/105,](https://quran.so/17/105) [Zümer 39/41,](https://quran.so/39/41) [Şura 42/17.](https://quran.so/42/17)
- [2] "Bir şey katmadan" meali verdiğimiz ifade "muhlis olarak" anlamındadır. Muhlis, ihlaslı kişi demektir. İhlas; sözlükte bir şeyi kirlilikten, bulanıklıktan temizleyip arındırmak, saflaştırmak, katıksız, arı, duru hale getirmektir. Bu kelime Kur'an'da, dini Allah'a has kılan yani Allah'ın dinine bir şey katmadan kayıtsız şartsız olarak ona içten boyun eğen, riyadan ve şirkten uzak olan samimi insanların ortak vasfını ifade etmek için kullanılır.
- [3] [Ra'd 13/36,](https://quran.so/13/36) [Hicr 15/99,](https://quran.so/15/99) [Meryem 19/65,](https://quran.so/19/65) [Zümer 39/11,](https://quran.so/39/11) [14,](https://quran.so/39/14) [66.](https://quran.so/39/66)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّآ — innā | Indeed, We | — |
| 2 | أَنزَلْنَآ — anzalnā | [We] have revealed | نزل — Nun-Za-Lam |
| 3 | إِلَيْكَ — ilayka | to you | — |
| 4 | ٱلْكِتَـٰبَ — l-kitāba | the Book | كتب — Kef-Te-Be |
| 5 | بِٱلْحَقِّ — bil-ḥaqi | in truth | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 6 | فَٱعْبُدِ — fa-uʿ'budi | so worship | عبد — Ayn-Be-Dal |
| 7 | ٱللَّهَ — l-laha | Allah | — |
| 8 | مُخْلِصًۭا — mukh'liṣan | (being) sincere | خلص — Kh-Lam-Sad |
| 9 | لَّهُ — lahu | to Him | — |
| 10 | ٱلدِّينَ — l-dīna | (in) the religion | دين — Dal-Ye-Nun |

---
Previous: https://quran.so/surah-az-zumar/verse-1.md · Next: https://quran.so/surah-az-zumar/verse-3.md
Retrieved: 2026-08-16
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
