# 52. Surah At-Tur, Verse 45

- **Surah:** 52. Surah At-Tur (The Mount) — سورة الطور
- **Verse:** 45 / 49 · **Juz:** 27 · **Mushaf page:** 524
- **Source:** https://quran.so/surah-at-tur/verse-45

## Arabic

فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ

## Transcription

Fatharhum hatta yulaqooyawmahumu allathee feehi yusAAaqoon

## Translations

### Aisha Bewley

Leave them then until they meet their Day when they will be struck down by the Blast:

### Progressive Muslims

So disregard them until they meet the Day in which they are struck.

### Shabbir Ahmed

Hence, leave them alone until they meet that Day of theirs wherein they shall be thunderstruck.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Then leave thou them until they meet their day wherein they will be thunderstruck,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So disregard them until they meet their Day in which they are stricken.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Disregard them until they meet the day in which they are struck.

### Mohamed Ahmed - Samira

So, leave them until they face their day (of doom) when they will be stunned.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So leave them until they meet their Day in which they will be struck insensible -

### Muhammad Asad

Hence, leave them alone until they face that [Judgment] Day of theirs, when they will be stricken with terror:

### Marmaduke Pickthall

Then let them be (O Muhammad), till they meet their day, in which they will be thunder-stricken,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

So leave them alone until they encounter that Day of theirs when they shall be struck down,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Therefore, leave them until they are faced, on some future date, with their settling day, when they are suddenly visited with an overwhelming punishment striking them at the root,

### Bijan Moeinian

So let them in their disbelief till the Day that they will be struck down.

### Al-Hilali & Khan

So leave them alone till they meet their Day, in which they will sink into a fainting (with horror).

### Abdullah Yusuf Ali

So leave them alone until they encounter that Day of theirs, wherein they shall (perforce) swoon (with terror),-

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So leave them until they face their Day in which they will be struck dead—

### Taqi Usmani

So, leave them alone until they face their Day, in which they will be turned unconscious,

### Abdul Haleem

so leave them, Prophet, until they face the Day when they will be thunderstruck,

### Arthur John Arberry

Then leave them, till they encounter their day wherein they shall be thunderstruck,

### E. Henry Palmer

But leave them till they meet that day of theirs whereon they shall swoon;

### Hamid S. Aziz

Leave them then till they meet that Day of theirs wherein they shall be made to swoon (with terror):

### Mahmoud Ghali

So, leave them out, till they meet their Day wherein they will be stunned. (i.e., thunderstruck)

### George Sale

Wherefore leave them, until they arrive at their day wherein they shall swoon for fear:

### Syed Vickar Ahamed

So leave them alone until they face their Day (of Judgment), when they shall be taken over (with fear)—

### Amatul Rahman Omar

So leave them alone till they meet that day of theirs (- the day of the battle of Badr) when they will be driven into the fire (of warfare).

### Ali Quli Qarai

So leave them until they encounter their day on which they will be thunderstruck;

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Bırak onları, dehşeti yaşayacakları (ölüm) günlerine kavuşuncaya kadar!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azabla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Artık, çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O halde bırak onları ta o çarpılacakları günlerine kadar

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde bırak onları ta çarpılacakları günlerine (kavuşuncaya) kadar.

### Gültekin Onan

Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azabla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Artık onları çarpılacakları günlerine kadar (hallerine) bırak.

### İbni Kesir

Artık çarpılacakları günlerine erişinceye kadar bırak onları.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bundan böyle, dehşete kapılacakları (Hesap) Günü ile karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak onları!

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-O halde, bırak onları, ta ki çarpılacakları günlerine kavuşsunlar.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Korkudan bayılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bayılıp yere serilecekleri günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları!

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Artık onları, dehşetten kendilerini kaybedecekleri günle karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Artık onları cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi hallerine bırak.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Artık, onlara aldırış etme; çarpılacakları günlerine kavuşuncaya dek.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onları kendi başlarına bırak; cezaya çarptırılacakları güne kadar böyle gitsin.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Artık bayıltılacakları[1] günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hâllerine bırak!

_Footnotes_
- [1] Buradaki [yus‘akûne] fiili ölmek değil, A‘râf 7:143 ve Zümer 39:68'de de olduğu gibi bayılmak demektir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Artık onları cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi hallerine bırak.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Artık onları cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi hallerine bırak.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Artık onları, cezaya çarptırılacakları günle yüzleşinceye kadar kendi hallerine bırak[1].

_Footnotes_
- [1] [Hicr 15/3,](https://quran.so/15/3) [Mü'minun 23/54,](https://quran.so/23/54) [Zuhruf 43/83,](https://quran.so/43/83) [Mearic 70/42.](https://quran.so/70/42)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَذَرْهُمْ — fadharhum | So leave them | وذر — Vav-Zal-Ra |
| 2 | حَتَّىٰ — ḥattā | until | — |
| 3 | يُلَـٰقُوا۟ — yulāqū | they meet | لقي — Lam-Kaf-Ye |
| 4 | يَوْمَهُمُ — yawmahumu | their Day | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 5 | ٱلَّذِى — alladhī | which | — |
| 6 | فِيهِ — fīhi | in it | — |
| 7 | يُصْعَقُونَ — yuṣ'ʿaqūna | they will faint | صعق — Sad-Ayn-Kaf |

---
Previous: https://quran.so/surah-at-tur/verse-44.md · Next: https://quran.so/surah-at-tur/verse-46.md
Retrieved: 2026-08-15
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
