# 42. Surah Ash-Shuraa, Verse 39

- **Surah:** 42. Surah Ash-Shuraa (Consultation) — سورة الشورى
- **Verse:** 39 / 53 · **Juz:** 25 · **Mushaf page:** 486
- **Source:** https://quran.so/surah-ash-shuraa/verse-39

## Arabic

وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ

## Transcription

Wallatheena itha asabahumualbaghyu hum yantasiroon

## Translations

### Aisha Bewley

those who, when they are wronged, defend themselves.

### Progressive Muslims

And those who, when gross injustice befalls them, they seek justice.

### Shabbir Ahmed

And who, whenever frank injustice afflicts them, stand up for their rights. (They establish the System wherein the oppressed is helped and the oppressor is requited).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And those who, when sectarian zealotry befalls them, help themselves:

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And those who, when injustice befalls them, they seek justice.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When gross injustice befalls them, they stand up for their rights.

### Mohamed Ahmed - Samira

And those who defend themselves when they are wronged.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And those who, when tyranny strikes them, they defend themselves,

### Muhammad Asad

and who, whenever tyranny afflicts them, defend themselves.

### Marmaduke Pickthall

And those who, when great wrong is done to them, defend themselves,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

who, when a wrong is done to them, seek its redress.[1]

_Footnotes_
- [1] This also is one of the best characteristics of the believers, they do not fall a prey to the tyrants. Their tender heartedness and forgiving nature is not the result of any weakness. They have not been taught to live humbly and meekly like the hermits and ascetics. Their nobility demands that when they are victors they should forgive the errors of the vanquished. When they possess the power, they should avoid vengefulness and when a weak or subdued person happens to commit a mistake they should overlook it. But when a powerful person, drunk with authority, commits violence against them, they should resist and fight him with all their might. A believer is never cowed by a wicked person nor bows to an arrogant man. For such people he proves to be a hard nut which breaks the teeth of those who try to break it.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Who set right and redress a grievance or an abuse, a wrong or a misfortune when treated with injustice, prejudice or harshness.

### Bijan Moeinian

They are those who stand up for their rights when facing a gross injustice [and retaliate].

### Al-Hilali & Khan

And those who, when an oppressive wrong is done to them, take revenge.

### Abdullah Yusuf Ali

And those who, when an oppressive wrong is inflicted on them, (are not cowed but) help and defend themselves.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

and who enforce justice when wronged.

### Taqi Usmani

and those who, when they are subjected to aggression, defend themselves.

### Abdul Haleem

and defend themselves when they are oppressed.

### Arthur John Arberry

and who, when insolence visits them, do help themselves --

### E. Henry Palmer

and who, when wrong befalls them, help themselves.

### Hamid S. Aziz

And those who, when great wrong afflicts them, defend themselves.

### Mahmoud Ghali

And the ones who, when inequity afflicts them, are they (who) vindicate themselves.

### George Sale

and who, when an injury is done them, avenge themselves:

### Syed Vickar Ahamed

And those who, when grave wrong is inflicted on them, (are not afraid but) help and defend themselves.

### Amatul Rahman Omar

And those who, when they meet wrongful aggression, defend themselves.

### Ali Quli Qarai

those who, when visited by aggression, come to each other’s aid.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onlar ki, zorbalıkla karşılaştıklarında birlikte mücadele ederek galip gelirler!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Kendilerine bir haksızlık yapıldığında yardımlaşarak üstesinden gelirler.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve onlar ki kendilerine bağy (haklarına tecavüz) vaki' olduğu vakıt yardımlaşır onlar öcünü alırlar

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine bir saldırı olduğu vakit birbirleriyle yardımlaşır, öçlerini alırlar.

### Gültekin Onan

Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(36-37-38-39) Size verilen şey dünya hayaatının (geçici birer) faidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) iman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günahlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhid ve ibadete aid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha taat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.

### İbni Kesir

Onlar ki; kendilerine zulüm vaki olunca yardımlaşırlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ve bir zorbalık ile karşılaştıkları zaman kendilerini savunanlar (için).

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Kendilerine zulüm ve haksızlık gelip çattığında, yardımlaşırlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

yine onlar, haksız bir saldırıya muhatap olduklarında meşru müdaafa için dayanışma sergilerler.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bir haksızlığa, zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunurlar.[417]

_Footnotes_
- [417] "Kendilerini savunurlar." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Karşı koyarlar." veya "Öçlerini alırlar." veya "Yardımlaşırlar." biçiminde çevrilmiştir.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar, kendilerine bir saldırı olduğunda birbirleriyle yardımlaşırlar.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Bir haksızlığa uğradıkları zaman yardımlaşırlar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bir haksızlığa, zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bir haksızlığa, zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

ve kendilerine bir saldırı olduğunda birbirleriyle yardımlaşanlar için...[1]

_Footnotes_
- [1] [Nisa 4/75,](https://quran.so/4/75) [Hucurat 49/9.](https://quran.so/49/9)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلَّذِينَ — wa-alladhīna | And those who | — |
| 2 | إِذَآ — idhā | when | — |
| 3 | أَصَابَهُمُ — aṣābahumu | strikes them | صوب — Sad-Vav-Be |
| 4 | ٱلْبَغْىُ — l-baghyu | tyranny | بغي — Be-Gayn-Ye |
| 5 | هُمْ — hum | they | — |
| 6 | يَنتَصِرُونَ — yantaṣirūna | defend themselves | نصر — Nun-Sad-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-ash-shuraa/verse-38.md · Next: https://quran.so/surah-ash-shuraa/verse-40.md
Retrieved: 2026-08-12
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
