# 4. Surah An-Nisa, Verse 67

- **Surah:** 4. Surah An-Nisa (The Women) — سورة النساء
- **Verse:** 67 / 176 · **Juz:** 5 · **Mushaf page:** 88
- **Source:** https://quran.so/surah-an-nisa/verse-67

## Arabic

وَاِذاً لَاٰتَيْنَاهُمْ مِنْ لَدُنَّٓا اَجْراً عَظ۪يـماًۙ

## Transcription

Wa-ithan laataynahummin ladunna ajran AAatheema

## Translations

### Aisha Bewley

In that case We would have given them an immense reward from Us

### Progressive Muslims

Then We would have given them from Us a great reward.

### Shabbir Ahmed

And then, We would give them from Our Presence an immense reward.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And then would We have given them from Us a great reward

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Then We would have given them from Us a great recompense.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

And we would have granted them a great recompense.

### Mohamed Ahmed - Samira

And We would have bestowed on them a great reward of Our own,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And then We would have given them from Us a great reward.

### Muhammad Asad

whereupon We should indeed grant them, out of Our grace, a mighty reward,

### Marmaduke Pickthall

And then We should bestow upon them from Our presence an immense reward,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

whereupon We would indeed grant them from Us a mighty reward,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

There and then they would have merited a great reward from heaven's realm.

### Bijan Moeinian

[If they had obeyed, ] I would have certainly given them a great reward.

### Al-Hilali & Khan

And indeed We should then have bestowed upon them a great reward from Ourselves.

### Abdullah Yusuf Ali

And We should then have given them from our presence a great reward;

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

and We would have granted them a great reward by Our grace

### Taqi Usmani

In that case, We would certainly have given them a great reward.

### Abdul Haleem

and We would have given them a rich reward of Our own

### Arthur John Arberry

and then We surely would have given them from Us a mighty wage,

### E. Henry Palmer

And then we would surely have brought them from ourselves a mighty hire,

### Hamid S. Aziz

And then We would surely have brought them from Our Presence a mighty reward,

### Mahmoud Ghali

And indeed, We would have brought them from very close to Us a magnificent reward.

### George Sale

and we should then have surely given them in our sight an exceeding great reward,

### Syed Vickar Ahamed

And indeed, We would then have given them from Our Presence a great reward;

### Amatul Rahman Omar

And in that case We could certainly have bestowed upon them from Ourself a great reward;

### Ali Quli Qarai

Then We would surely have given them a great reward from Us,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Biz de o zaman yanımızdan büyük bir mükafat verirdik.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O zaman kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

O takdirde kendilerine katımızdan büyük bir ödül elbette verirdik.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

O takdirde onlara elbette ki ledünnümüzden çok büyük mükafat verirdik.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir ödül verirdik.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükafat verirdik.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Elbette o zaman kendilerine ledünnümüzden pek büyük bir ecir de verirdik

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette o zaman kendilerine tarafımızdan pek büyük bir mükafat da verirdik.

### Gültekin Onan

Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ve o zaman biz de onlara tarafımızdan pek büyük bir mükafat verirdik.

### İbni Kesir

O takdirde onlara katımızdan büyük bir mükafat verirdik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

O zaman Biz de onlara, katımızdan muhteşem bir ödül verirdik.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ödül verirdik.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bizim katımızdan, büyük bir ödül verirdik.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

O zaman biz de onlara katımızdan büyük bir ödül verirdik.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(67, 68) O zaman elbette kendilerine katımızdan büyük ödül verirdik ve onları elbette doğru yola ulaştırırdık.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ayetler ödüle layık görülmenin ve doğru yola eriştirilmenin "sonuç", fedakârlıklar yapmanın ise "sebep" olduğunun delilidir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir[1] verirdik.

_Footnotes_
- [1] Karşılık.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

O zaman onlara Kendi katımızdan büyük bir ecir[1] verirdik.

_Footnotes_
- [1] Karşılık.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

O zaman biz de onlara, kesinlikle katımızdan büyük bir ödül verirdik.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذًۭا — wa-idhan | And then | — |
| 2 | لَّـَٔاتَيْنَـٰهُم — laātaynāhum | We would (have) given them | اتي — Elif-Te-Ye |
| 3 | مِّن — min | from | — |
| 4 | لَّدُنَّآ — ladunnā | Ourselves | لدن — Lam-Dal-Nun |
| 5 | أَجْرًا — ajran | a reward | اجر — Elif-Cim-Ra |
| 6 | عَظِيمًۭا — ʿaẓīman | great | عظم — Ayn-Zay-Mim |

---
Previous: https://quran.so/surah-an-nisa/verse-66.md · Next: https://quran.so/surah-an-nisa/verse-68.md
Retrieved: 2026-08-05
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
