# 4. Surah An-Nisa, Verse 144

- **Surah:** 4. Surah An-Nisa (The Women) — سورة النساء
- **Verse:** 144 / 176 · **Juz:** 5 · **Mushaf page:** 100
- **Source:** https://quran.so/surah-an-nisa/verse-144

## Arabic

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَاناً مُب۪يناً

## Transcription

Ya ayyuha allatheena amanoola tattakhithoo alkafireena awliyaamin dooni almu/mineena atureedoona an tajAAaloo lillahiAAalaykum sultanan mubeena

## Translations

### Aisha Bewley

You who have iman! do not take the kafirun as friends rather than the muminun. Do you want to give Allah clear proof against you?

### Progressive Muslims

O you who believe, do not take the rejecters as allies instead of the believers. Do you want God to have a reason against you

### Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Do not take the rejecters for your allies instead of the believers. Do you wish to provide a clear proof to Allah against yourselves?

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

O you who heed warning: take not the false claimers of guidance as allies instead of the believers; would you give God over you a clear authority?

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

O you who believe, do not take the rejecters as allies instead of the believers. Do you want God to have a reason against you?

### Rashad Khalifa — The Final Testament

O you who believe, you shall not ally yourselves with the disbelievers, instead of the believers. Do you wish to provide GOD with a clear proof against you?

### Mohamed Ahmed - Samira

O believers, do not hold unbelievers as friends in preference to the faithful. Do you want to proffer a clear proof of your own guilt before God?

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

O you who have believed, do not take the disbelievers as allies instead of the believers. Do you wish to give Allah against yourselves a clear case?

### Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Do not take the deniers of the truth for your allies in preference to the believers! Do you want to place before God a manifest proof of your guilt?

### Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Choose not disbelievers for (your) friends in place of believers. Would ye give Allah a clear warrant against you?

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Believers! Do not take the unbelievers as your allies in preference to the believers. Do you wish to offer Allah a clear proof of guilt against yourselves?

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

O you who have conformed to Islam: Do not, take the infidels who deny, Allah as intimate friends and favour their tutelage to that of your co-religionists who are of the same law. Would you like that Allah takes a fault upon you and then He shall have a justifying reason to punish you?

### Bijan Moeinian

If you are a believer, you should not prefer the patronage of the disbelievers over the friendship of the believers. Do you wish to provide God with a tangible proof against yourselves?

### Al-Hilali & Khan

O you who believe! Take not for Auliyâ’ (protectors or helpers or friends) disbelievers instead of believers. Do you wish to offer Allâh a manifest proof against yourselves?

### Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Take not for friends unbelievers rather than believers: Do ye wish to offer Allah an open proof against yourselves?

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

O believers! Do not take disbelievers as allies instead of the believers. Would you like to give Allah solid proof against yourselves?

### Taqi Usmani

O you who believe, do not take the disbelievers for friends instead of the believers. Do you want to produce before Allah a clear evidence against yourselves?

### Abdul Haleem

You who believe, do not take the disbelievers as allies and protectors instead of the believers: do you want to offer God clear proof against you?

### Arthur John Arberry

O believers, take not the unbelievers as friends instead of the believers; or do you desire to give God over you a clear authority?

### E. Henry Palmer

O ye who believe! take not misbelievers for patrons rather than believers; do ye wish to make for God a power against you?

### Hamid S. Aziz

O you who believe! Take not disbelievers for friends rather than believers; do you wish to give Allah a proof (or warrant) against you?

### Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not take to yourselves disbelievers as patrons apart from the believers. Are you willing to make for Allah an evident all-binding authority against you?

### George Sale

O true believers, take not the unbelievers for your protectors, besides the faithful. Will ye furnish God with an evident argument of impiety against you?

### Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not take for friends’ disbelievers rather than believers: Do you wish to give Allah a manifest proof against yourselves?

### Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not take disbelievers for friends to the exclusion of believers. Do you mean to provide Allâh with clear plea against yourselves.

### Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not take the faithless for friends instead of the faithful. Do you wish to give Allah a clear sanction against yourselves?

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ey iman edenler, iman edenleri bir yana bırakıp hakikati inkar edenleri dost edinmeyin! (Bu davranışınızla) aleyhinize güçlü bir delil mi oluşturmak istersiniz Allah indinde!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyiniz; suçluluğunuz konusunda Allah'ın önüne açık bir delil mi koymak istiyorsunuz?

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! mü'minleri bırakıb da kafirleri başlarınıza geçirmeyin, ister misiniz ki Allah için aleyhinizde açık bir saltanat husule getiresiniz

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, müminleri bırakıp da kafirleri başınıza geçirmeyin! Kendi aleyhinizde Allah'a açık bir saltanat vermek ister misiniz.

### Gültekin Onan

Ey inananlar, inançlıları bırakıp kafirleri veliler edinmeyin. Kendi aleyhinizde Tanrı'ya apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, mü'minleri bırakıb da kafirleri dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allaha apaçık bir hüccet vermek ister misiniz?

### İbni Kesir

Ey iman edenler; mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Siz ey imana ermiş olanlar! Müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri dost edinmeyin! Suçluluğunuz konusunda Allahın önüne açık bir kanıt mı koymak istiyorsunuz?

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kafirleri veli edinmeyin. Allah'a aleyhinizde apaçık bir delil vermek ister misiniz?

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutmayın! Allah'a, aleyhinizde olacak açık bir delil vermek mi istiyorsunuz?

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Siz ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kafirleri müttefik edinmeyin! Siz kendi aleyhinize, Allah'ın önüne açık bir delil mi koymak istiyorsunuz?

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp, gerçeği yalanlayan nankörleri evliya[1] edinmeyin. Allah'a, aleyhinize olacak apaçık bir belge vermek mi istiyorsunuz?

_Footnotes_
- [1] Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedirler.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! İnananlardan başka bir de ayrıca, nankörlük edenleri dost edinmeyin. Kendinize karşı, Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler! Müminleri bırakıp kafirleri (ayeti görmezden gelenleri) veli edinmeyin. Allah'a aleyhinize olacak açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin![1] (Bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz!

_Footnotes_
- [1] Bu ayet Al-i İmrân 3:28, 118, Mâide 5:51, 57, Mücâdele 58:22 ve Mümtehine 60:1. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ey iman edenler! Mü'minlerin yanı sıra Kafirleri evliya edinmeyin. Allah'a, aleyhinize olacak apaçık bir sultan[1] mı vermek istiyorsunuz?

_Footnotes_
- [1] Kanıt, Yetki, yetkili kılma, yapmasını isteme.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Mü'minlerin yanı sıra Kafirleri evliya edinmeyin. Allah'a, aleyhinize olacak apaçık bir sultan[1] mı vermek istiyorsunuz?

_Footnotes_
- [1] Kanıt, yetki, yetkili kılma, yapmasını isteme.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler! Kafirleri kendinize, müminlerden yakın konumda tutmayın. Allah'a, aleyhinize olacak apaçık ve güçlü bir delil mi vermek istiyorsunuz?

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَا — yāayyuhā | O you | — |
| 2 | ٱلَّذِينَ — alladhīna | who | — |
| 3 | ءَامَنُوا۟ — āmanū | believe[d] | امن — Elif-Mim-Nun |
| 4 | لَا — lā | (Do) not | — |
| 5 | تَتَّخِذُوا۟ — tattakhidhū | take | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 6 | ٱلْكَـٰفِرِينَ — l-kāfirīna | the disbelievers | كفر — Kef-Fe-Ra |
| 7 | أَوْلِيَآءَ — awliyāa | (as) allies | ولي — Vav-Lam-Ye |
| 8 | مِن — min | from | — |
| 9 | دُونِ — dūni | instead of | دون — Dal-Vav-Nun |
| 10 | ٱلْمُؤْمِنِينَ ۚ — l-mu'minīna | the believers | امن — Elif-Mim-Nun |
| 11 | أَتُرِيدُونَ — aturīdūna | Do you wish | رود — Ra-Vav-Dal |
| 12 | أَن — an | that | — |
| 13 | تَجْعَلُوا۟ — tajʿalū | you make | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 14 | لِلَّهِ — lillahi | for Allah | — |
| 15 | عَلَيْكُمْ — ʿalaykum | against you | — |
| 16 | سُلْطَـٰنًۭا — sul'ṭānan | an evidence | سلط — Sin-Lam-Ta |
| 17 | مُّبِينًا — mubīnan | clear | بين — Be-Ye-Nun |

---
Previous: https://quran.so/surah-an-nisa/verse-143.md · Next: https://quran.so/surah-an-nisa/verse-145.md
Retrieved: 2026-08-05
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
