# 53. Surah An-Najm, Verse 9

- **Surah:** 53. Surah An-Najm (The Star) — سورة النجم
- **Verse:** 9 / 62 · **Juz:** 27 · **Mushaf page:** 525
- **Source:** https://quran.so/surah-an-najm/verse-9

## Arabic

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ

## Transcription

Fakana qaba qawsayni aw adna

## Translations

### Aisha Bewley

He was two bow-lengths away or even closer.

### Progressive Muslims

Until he became as near as two bow-lengths or nearer.

### Shabbir Ahmed

Till he was but two bow-lengths away, or even closer. (The Divine Will and the will of the Messenger merged together, like the two of you join your bows as a bond of friendship (8:17)).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And was at a distance of two bows’ length or nearer,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Until he became as near as two bow-lengths or nearer.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Until He became as close as possible.

### Mohamed Ahmed - Samira

Until a space of two bow (arcs) or even less remained,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And was at a distance of two bow lengths or nearer.

### Muhammad Asad

until he was but two bow-lengths away, or even nearer.

### Marmaduke Pickthall

Till he was (distant) two bows' length or even nearer,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

until he was two bows' length away, or nearer.[1]

_Footnotes_
- [1] That is, After appearing on the uppermost edge of the sky, Gabriel started advancing towards the Prophet (peace be upon him) till he reached and hung suspended about him in mid air. Then he bent down to him and came within just two bow-lengths or even closer. The commentators generally have taken qaba-qausain in the meaning of two bow-lengths, but Abdullah bin Abbas and Abdullah bin Masud have taken qaus in the meaning of a dhira (an armlength, cubit), and have interpreted the words kama qaba qausain, saying that the distance between them was reduced to only two arm-lengths. And since all bows are not equal in length, the approximate distance has been expressed by two bow-lengths away or even closer.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Until the intervening distance between him and Muhammad was no more than two bows length or even closer

### Bijan Moeinian

of the universe…

### Al-Hilali & Khan

And was at a distance of two bows’ length or (even) nearer.

### Abdullah Yusuf Ali

And was at a distance of but two bow-lengths or (even) nearer;

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

that he was only two arms-lengths away or even less.[1]

### Taqi Usmani

so as he was at a distance like that of two bows (joined together), rather even nearer.

### Abdul Haleem

until he was two bow-lengths away or even closer––

### Arthur John Arberry

two bows' length away, or nearer,

### E. Henry Palmer

until he was two bows length off or nigher still!

### Hamid S. Aziz

Until he was two bows distant or closer still.

### Mahmoud Ghali

So he was at two bows (distance) or (even) closer (still).

### George Sale

until He was at the distance of two bows length from him, or yet nearer:

### Syed Vickar Ahamed

And was at a distance of only two bow-lengths (of spiritual union) or even nearer;

### Amatul Rahman Omar

So that he became (as it were) one chord to two bows or closer still.

### Ali Quli Qarai

until he was within two bows’ length or even nearer,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İki yayın birleşimi (kab-ı kavseyn) veya Edna (daha da yakın) oldu!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğinivahyetti.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"kabe kavseyni ev edna" oldu da

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Aradaki mesafe iki yay boyu oldu, hatta daha yakın;

### Gültekin Onan

Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,

### İbni Kesir

İki yay kadar yahut daha da yakın oldu.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

öyle ki, iki yay aralığı, hatta daha az bir mesafe kaldı:

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Böylece yayın iki ucu kadar, hatta daha yakın oldu.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İki yay uzaklığı ölçüsünde veya daha yakın.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

(Muhammed ile) İki yayın tek kirişi gibi oldular; hatta daha da yakınlaştılar.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İki yay arası kadar, hatta[1]daha da yakın olmuştu.

_Footnotes_
- [1] Ayetteki [ev] edatına "veya" anlamı verilmemelidir. Çünkü ifade Allah'a aittir; mesafeden bahsedilirken O'nun seçenekli bir ifade kullanması değil, o mesafenin daha yakın olduğu mesajı kastedilmektedir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Böylece iki yay aralığı kadar, hatta daha yakın oldu.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Böylece iki yay aralığı kadar, hatta daha yakın oldu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Muhammed'e) İki zira (yaklaşık bir kol mesafesi) kadar[1] hatta daha da yaklaştı.

_Footnotes_
- [1] Bu ayette geçen kavs (قوس) kelimesi, "yay" anlamına geldiği gibi ölçü birimi olan "zira'" yani dirsekten orta parmak ucuna kadar olan uzaklık anlamına da gelir (Lisan'ul-arab). Burada Cebrail aleyhisselam ile Nebimiz arasındaki mesafe ifade edildiği için uygun olan zira' anlamıdır.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَكَانَ — fakāna | And was | كون — Kef-Vav-Nun |
| 2 | قَابَ — qāba | (at) a distance | قوب — Kaf-Vav-Be |
| 3 | قَوْسَيْنِ — qawsayni | (of) two bow-(lengths) | قوس — Kaf-Vav-Sin |
| 4 | أَوْ — aw | or | — |
| 5 | أَدْنَىٰ — adnā | nearer | دنو — Dal-Nun-Vav |

---
Previous: https://quran.so/surah-an-najm/verse-8.md · Next: https://quran.so/surah-an-najm/verse-10.md
Retrieved: 2026-08-15
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
