# 78. Surah An-Naba, Verse 33

- **Surah:** 78. Surah An-Naba (The Announcement) — سورة النبأ
- **Verse:** 33 / 40 · **Juz:** 30 · **Mushaf page:** 582
- **Source:** https://quran.so/surah-an-naba/verse-33

## Arabic

وَكَوَاعِبَ اَتْرَاباًۙ

## Transcription

WakawaAAiba atraba

## Translations

### Aisha Bewley

and nubile maidens of similar age,

### Progressive Muslims

And grapes that are ripe.

### Shabbir Ahmed

And splendid companions, well-matched. (56:37).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And well-matched maidens with swelling breasts,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And bunches that are ripe.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Magnificent spouses.

### Mohamed Ahmed - Samira

And graceful maidens of the same age,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And full-breasted [companions] of equal age

### Muhammad Asad

and splendid companions well matched,

### Marmaduke Pickthall

And voluptuous women of equal age;

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and youthful maidens of like age,[1]

_Footnotes_
- [1] This may mean that they will be of equal age among themselves as well as that they will be of equal age with their husbands. This same theme has already occurred in Surah Suad, Ayat 52 and Surah Al-Waqiah, Ayat 37.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Companions of like age featuring highest quality of attractive femininity,

### Bijan Moeinian

And the most appealing women of their ages.

### Al-Hilali & Khan

And young full-breasted (mature) maidens of equal age,

### Abdullah Yusuf Ali

And voluptuous women of equal age;

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

and full-bosomed maidens of equal age,

### Taqi Usmani

and buxom maidens of matching age,

### Abdul Haleem

nubile, well-matched companions,

### Arthur John Arberry

and maidens with swelling breasts, like of age,

### E. Henry Palmer

and girls with swelling breasts of the same age as themselves,

### Hamid S. Aziz

And those showing freshness of youth, equals in age,

### Mahmoud Ghali

And youthful virgins, like of age,

### George Sale

and damsels with swelling breasts, of equal age with themselves,

### Syed Vickar Ahamed

Companions of equal age;

### Amatul Rahman Omar

And (blooming) young maidens suiting their age, and also matching in all other respects,

### Ali Quli Qarai

and buxom maidens of a like age,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Yaşıt muhteşem eşler! (Cinsiyet kavramı olmayan şuur yapının hakikatinden gelen Esma özelliklerini açığa çıkaracağı muhteşem kapasiteli o boyutun özelliğiyle oluşmuş bedenler. Dişi - erkek ayrımsız! Allahu alem. A. H. )

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve turunç sineli yaşıtlar var

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.

### Gültekin Onan

Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar,

### İbni Kesir

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

müthiş uyumlu harika eşler,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar..

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Dahası, dengi dengine gözalıcı eşler...

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Dengi dengine, yaşıt, görkemli eşler,[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ayetin çevirisi, etik olmayan ve Kur'an'ın nezihliğine yakışmayan argo bir dille; "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "kevaib" ve "etrab" olmak üzere iki sözcükten oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, yüce, değerli, yüksek gibi anlamlara gelen "ka'b" kökünden gelmektedir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisini de kapsayan bir sözcüktür. "Etrab" sözcüğü ise, "dengi dengine, tam denk, aynı seviyede, bir seviyede" demektir. Dolayısı ile ayetin doğru çevirisi, "birbirine denk, görkemli eşler" şeklindedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Genç ve uyumlu eşler.[566]

_Footnotes_
- [566] "Genç ve uyumlu eşler" olarak yazdığımız "Kevaibe etraben" tümcesine "Gözalıcı yaşıtlar" veya "Uyumlu güzel eşler" anlamları da verilebilir. Ama kimi Kur'an çevirilerinde, "Memeleri yeni katılaşmış yaşıt kızlar" veya "Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar" veya "Turunç göğüslü yaşıt güzeller" veya "Nar memeli, hepsi aynı yaşta cariyeler" biçiminde çevrilmiştir.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

dolgun ve aynı zamanda hasat edilmiş meyveler

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Uyumlu (olgunlaşmış üzüm) taneleri[1],

_Footnotes_
- [1] Ayetteki [Kevâ‘ıbe etrâben] ifadesinin, genç kız çocuklarıyla değil, bağlam gereği üzüm taneleri veya salkımları şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Bu ifade, yumru bitkiler şeklinde de anlaşılabilir. [Kevâ‘ıb] sözcüğü, Mâide 5:6'da [el-ka‘beyni] şeklinde topukların üstündeki yumru biçiminde aşık/uyluk kemikleri demektir. [Türâb] ile aynı kökten gelen [etrâb] sözcüğü de toprakla ilişkilidir. Burada kastedilen, topraktan çıkan turp vs. yumru biçimindeki gıdalara benzer şekildeki cennete özel içeceklerin meyveleri de olabilir. Zaten sonraki ayette de bunlardan elde edilen ve dolu kadehlerdeki içeceklerden söz edilmektedir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Görkemli, dengi dengine, [1](eşler)

_Footnotes_
- [1] Bu ayetin çevirisi, etik olmayan, argo bir dille; "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "Kevaib" ve "Etrab" olmak üzere iki sözcükten oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, göz alıcı, yüce, değerli, yüksek, aşık kemiği, topuk, küp gibi anlamlara gelen "keab" kelimesinin kökünden gelmektedir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisi için de kullanılan bir kelimedir. "Etrab" kelimesi ise, dengi dengine, aynı özelliklere sahip, aynı seviyede, eş zamanlı, " demektir. Dolayısı ile ayetin doğru çevirisi, "birbirine denk, görkemli eşler" şeklindedir. "Birbiri ile uyumlu üzüm salkımları" veya "Topraktan yumrular." Yani topraktan çıkan yumru bitkiler anlamına geldiğine dair bir görüş te bulunmaktadır. Keab kelimesi 5:97 de Kabe, 5:6' da ise ayak topukları anlamında kullanılmaktadır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Görkemli, dengi dengine,[1](eşler)

_Footnotes_
- [1] Bu ayetin çevirisi, "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "Kevaib" ve "Etrab" olmak üzere iki kelimeden oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, göz alıcı, yüce, değerli, yüksek, aşık kemiği, topuk, küp gibi anlamlara gelen "keab" kelimesinin kökünden türemiştir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisi için de kullanılan bir kelimedir. "Etrab" kelimesi ise, dengi dengine, aynı özelliklere sahip, aynı seviyede, eş zamanlı," demektir. Dolayısı ile ayetin anlamı, "birbirine denk, görkemli eşler"dir. "Birbiri ile uyumlu üzüm salkımları" veya "Topraktan yumrular." Yani topraktan çıkan yumru bitkiler anlamı da verilmektedir. Keab kelimesi, 5:97. ayette Kabe, 5:6. ayette ayak topukları anlamında kullanılmaktadır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

kaliteli hizmet sunan, birbirleriyle yaşıt dişi varlıklar /huriler,[1]

_Footnotes_
- [1] Arap dilinde yüksek olan ve yükselen her şey "ka'b (كَعْبٌ)"dır. İtibarlı ve başarılı birine "ka'bı yüksek kişi (رجلٌ عَالِي الكَعْب)" denir (Lisan'ul-Arab). Bu ayetteki "kevaib (كَوَاعِبَ)" kelimesi "yüksekliği olan" anlamındaki "kaibün (كاعب)"in çoğuludur. Hurilerden beklenen kaliteli hizmettir. Hizmet ettikleri kişileri, göz uçlarıyla takip edecek olmaları da bunu gerektirir ([Sad 38/52,](https://quran.so/38/52) [Rahman 55/56](https://quran.so/55/56)). Ama gelenekte, ilgili ayetler arasındaki bütünlük dikkate alınmamış, daha önce insanların ve cinlerin hiç görmediği türden olan huriler ([Vakıa 56/35](https://quran.so/56/35)-[37,](https://quran.so/56/37) [Rahman 55/56](https://quran.so/55/56)) kız sayılmış ve "kevaib (كواعب)" kelimesine "dolgun memeliler" anlamı verilmiştir.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَكَوَاعِبَ — wakawāʿiba | And splendid companions | كعب — Kef-Ayn-Be |
| 2 | أَتْرَابًۭا — atrāban | well-matched | ترب — Te-Ra-Be |

---
Previous: https://quran.so/surah-an-naba/verse-32.md · Next: https://quran.so/surah-an-naba/verse-34.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
