# 3. Surah Ali 'Imran, Verse 123

- **Surah:** 3. Surah Ali 'Imran (The Family of Imraan) — سورة آل عمران
- **Verse:** 123 / 200 · **Juz:** 4 · **Mushaf page:** 65
- **Source:** https://quran.so/surah-ali-imran/verse-123

## Arabic

وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

## Transcription

Walaqad nasarakumu Allahubibadrin waantum athillatun fattaqoo AllahalaAAallakum tashkuroon

## Translations

### Aisha Bewley

Allah helped you at Badr when you were weak so have taqwa of Allah, so that hopefully you will be thankful.

### Progressive Muslims

God had granted you victory at Badr while you had been the lesser, so revere God that you may be thankful.

### Shabbir Ahmed

Recall the year before. At Badr, Allah granted you clear victory although you were few and under-equipped. (Your resolve and steadfastness had made the difference). Be mindful of Allah so that you are grateful in word and action.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

(And God had already helped you at Badr, when you were despised. Then be in prudent fear of God, that you might be grateful.)

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

God had granted you victory at Badr, while you had been the lesser, so reverence God that you may be thankful.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

GOD has granted you victory at Badr, despite your weakness. Therefore, you shall observe GOD, to show your appreciation.

### Mohamed Ahmed - Samira

For God had helped you during the Battle of Badr at a time when you were helpless. So act in compliance with the laws of God; you may well be grateful.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And already had Allah given you victory at [the battle of] Badr while you were few in number. Then fear Allah ; perhaps you will be grateful.

### Muhammad Asad

for, indeed, God did succour you at Badr, when you were utterly weak. Remain, then, conscious of God, so that you might have cause to be grateful.

### Marmaduke Pickthall

Allah had already given you the victory at Badr, when ye were contemptible. So observe your duty to Allah in order that ye may be thankful.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

For sure Allah helped you at Badr when you were utterly weak. Beware, then, of Allah; perhaps you will be thankful.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

The Battle of Badr ought to have taught you abhorrence of want of faith and lack of discipline. Allah has made victory sit on your helm even though you were an insignificant humble force out of heart. Therefore, revere Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him so that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude.

### Bijan Moeinian

Already God saved you in the [previous] battle of Badre when you were in absolute desperation [ill prepared men versus a well prepared army of 3000]; therefore, be grateful and have the utmost respect to God.

### Al-Hilali & Khan

And Allâh has already made you victorious at Badr, when you were a weak little force. So fear Allâh much[1] that you may be grateful.

### Abdullah Yusuf Ali

Allah had helped you at Badr, when ye were a contemptible little force; then fear Allah; thus May ye show your gratitude.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Indeed, Allah made you victorious at Badr when you were ˹vastly˺ outnumbered. So be mindful of Allah, perhaps you will be grateful.

### Taqi Usmani

Allah certainly supported you at Badr when you were weak. So, fear Allah that you may be grateful

### Abdul Haleem

God helped you at Badr when you were very weak. Be mindful of God, so that you may be grateful.

### Arthur John Arberry

and God most surely helped you at Badr, when you were utterly abject. So fear God, and haply you Will be thankful.

### E. Henry Palmer

Why! God gave you victory at Bedr when ye were in a poor way; fear God, then, haply ye may give thanks.

### Hamid S. Aziz

Allah gave you victory at Badr when you were in a contemptible force; so do your duty to Allah in thankfulness.

### Mahmoud Ghali

And indeed Allah readily granted you victory at Badr, and you were humble; so be pious to Allah, that possibly you would thank (Him).

### George Sale

And God had already given you the victory at Bedr, when ye were inferior in number; therefore fear God, that ye may be thankful.

### Syed Vickar Ahamed

And Allah had granted victory to you at (the battle of) Badr, when you were a tiny and weak (little) force; Then fear Allah; Thus you may show your thanks.

### Amatul Rahman Omar

Surely, Allâh had already helped you at (the Battle of) Badr while you were utterly weak, therefore take Allâh as a shield so that (He may bless you and) you may give Him thanks.

### Ali Quli Qarai

Certainly Allah helped you at Badr, when you were abased [in the enemy’s eyes]. So be wary of Allah so that you may give thanks.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(Gerçekten) siz zayıf ve çaresiz bir haldeyken, Allah size Bedir'de zafer verdi. O halde Allah'tan korunun ki böylece değerlendirenlerden olasınız.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, siz güçsüz iken Allah size Bedir'de yardımıyla zafer verdi. Şu halde Allah'tan sakının, O'na şükredebilesiniz.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde, Allah size Bedir'de yardım etmişti. Öyleyse Allah'tan sakının ki, O'na şükretmiş olasınız.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Filhakika sizler bir kaç biçare iken Bedirde Allah sizi mahza nusratiyle muzaffer buyurdu o halde Allaha korunun ki şükredesiniz

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçek şu ki, sizler çaresiz birkaç kişi iken Allah, size Bedir'de sırf yardımı ile zafer verdi. O halde Allah'tan korkun ki, şükretmiş olasınız.

### Gültekin Onan

Andolsun, siz güçsüz iken Tanrı size Bedir'de yardımıyla zafer verdi. Şu halde Tanrı'dan sakının, O'na şükredebilesiniz.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun ki siz (adedce, silahça, binekçe düşmandan daha) zaif ve dun iken Allah size "Bedir" de kafi bir zafer verdi. Allahdan sakının, taki şükretmiş olasınız.

### İbni Kesir

Andolsun ki siz, düşkün bir durumda iken Bedir'de Allah size kat'i bir zafer vermişti. Allah'tan korkun ki şükretmiş olasınız.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Zira, siz son derece zayıfken Allah, Bedir'de size yardım etmişti. O halde Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki şükredenlerden olasınız.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah, size Bedir'de daha zayıf olduğunuz halde yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Allah mü'minlere yardım eder). Nitekim Allah, zayıf durumda bulunduğunuz Bedir'de de size yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yemin olsun ki, ezik-boynu bükük olduğunuz bir sırada Allah size Bedir'de de yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredebilesiniz.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Nitekim siz oldukça zayıf bir haldeyken, Allah size Bedir'de de yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki, şükredenlerden olasınız!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de, Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı[1] olun ki şükretmiş[2] olasınız.

_Footnotes_
- [1] Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
- [2] Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını, Allah'ın rızasına uygun şekilde harcamak demektir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Zaten gerçek şu ki, Allah, siz güçsüzken, Bedir'de size yardım etti. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki şükredersiniz.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Siz güvenlik zaafına düşmüşken[1] bile Allah, Bedir'de yardımıyla sizi zafere ulaştırdı. Öyleyse Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki O'na karşı görevinizi yerine getiresiniz.

_Footnotes_
- [1] (Bkz. Enfal 8/67)

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Yemin olsun ki siz güçsüz olduğunuz hâlde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti. Öyle ise Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki şükretmiş olasınız.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı[1] olun ki şükretmiş[2] olasınız.

_Footnotes_
- [1] Takva, kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile zarardan korunacak şey arasına konan engel demektir.
- [2] Şükür, "sözle teşekkür etmek" değildir. Şükür, Allah'ın verdiği her türlü nimettin karşılığı olarak o nimetten ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaktır. Yani nimetlerin karşılığını vermektir. " İneğin yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür."

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı[1] olun ki şükretmiş[2] olasınız.

_Footnotes_
- [1] Bkz. 3:15. ayetin dipnotu.
- [2] Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Siz Bedir'de perişan bir haldeyken de Allah size yardım etmişti.[1] Öyleyse Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ki görevinizi yerine getirebilesiniz.[2]

_Footnotes_
- [1] [Enfal 8/17](https://quran.so/8/17)-[18,](https://quran.so/8/18) [43](https://quran.so/8/43)-[44.](https://quran.so/8/44)
- [2] Bu ayet, şükretmenin, kendine düşen görevi yerine getirmek olduğunun delilidir.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدْ — walaqad | And certainly | — |
| 2 | نَصَرَكُمُ — naṣarakumu | helped you | نصر — Nun-Sad-Ra |
| 3 | ٱللَّهُ — l-lahu | Allah | — |
| 4 | بِبَدْرٍۢ — bibadrin | in Badr | — |
| 5 | وَأَنتُمْ — wa-antum | while you (were) | — |
| 6 | أَذِلَّةٌۭ ۖ — adhillatun | weak | ذلل — Zal-Lam-Lam |
| 7 | فَٱتَّقُوا۟ — fa-ittaqū | So fear | وقي — Vav-Kaf-Ye |
| 8 | ٱللَّهَ — l-laha | Allah | — |
| 9 | لَعَلَّكُمْ — laʿallakum | so that you may | — |
| 10 | تَشْكُرُونَ — tashkurūna | (be) grateful | شكر — Şin-Kef-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-ali-imran/verse-122.md · Next: https://quran.so/surah-ali-imran/verse-124.md
Retrieved: 2026-08-23
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
