# 3. Surah Ali 'Imran, Verse 11

- **Surah:** 3. Surah Ali 'Imran (The Family of Imraan) — سورة آل عمران
- **Verse:** 11 / 200 · **Juz:** 3 · **Mushaf page:** 50
- **Source:** https://quran.so/surah-ali-imran/verse-11

## Arabic

كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ

## Transcription

Kada/bi ali firAAawna wallatheenamin qablihim kaththaboo bi-ayatinafaakhathahumu Allahu bithunoobihim wallahushadeedu alAAiqab

## Translations

### Aisha Bewley

as was the case with the people of Pharaoh and those before them. They denied Our Signs so Allah seized them for their wrong actions. Allah is fierce in retribution.

### Progressive Muslims

Like the behaviour of the people of Pharaoh and those before them. They rejected Our signs so God took them for their sins. God is awesome in retribution.

### Shabbir Ahmed

Like Pharaoh's people and the ones before them, these people reject Our Revelations, and so Allah will seize them for their trailing behind in humanity. Allah's Law of Requital is strong in pursuing and grasping.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Like the case of the house of Pharaoh and those before them: they denied Our proofs, so God seized them for their transgressions; and God is severe in retribution.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Like the behavior of the people of Pharaoh and those before them. They rejected Our signs so God took them for their sins. God is awesome in retribution.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Like Pharaoh's people and those before them, they rejected our revelations and, consequently, GOD punished them for their sins. GOD is strict in enforcing retribution.

### Mohamed Ahmed - Samira

Like the people of the Pharaoh, and those before them, who rejected Our signs, and were punished for their sins by God; and the punishment of God is severe.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

[Theirs is] like the custom of the people of Pharaoh and those before them. They denied Our signs, so Allah seized them for their sins. And Allah is severe in penalty.

### Muhammad Asad

[To them shall - happen] the like of what happened to Pharaoh's people and those who lived before them: they gave the lie to Our messages - and so God took them to task for their sins: for God is severe in retribution.

### Marmaduke Pickthall

Like Pharaoh's folk and those who were before them, they disbelieved Our revelations and so Allah seized them for their sins. And Allah is severe in punishment.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(To them shall happen) the like of what happened to the people of Pharaoh, and those before them. They rejected Our signs, so Allah seized them for their sins. Allah indeed is severe in punishment.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

What becomes of them compares to what had become of the people of Pharaoh and to those who preceded them who refused to recognize Our revelations and signs, evincing both Omnipotence and Authority. Consequently Allah seized them with a calamity and reduced them to a useless form in requital of their iniquities. With justness does Allah punish severely.

### Bijan Moeinian

[The laters, like] the people of Pharaoh, and the disbelievers before them, rejected God’s revelations; consequently, God punished them for this sin of theirs.

### Al-Hilali & Khan

Like the behaviour of the people of Fir‘aun (Pharaoh) and those before them; they belied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.). So Allâh seized (destroyed) them for their sins. And Allâh is Severe in punishment.

### Abdullah Yusuf Ali

(Their plight will be) no better than that of the people of Pharaoh, and their predecessors: They denied our Signs, and Allah called them to account for their sins. For Allah is strict in punishment.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Their fate will be like that of the people of Pharaoh and those before them—they all rejected Our signs, so Allah seized them for their sins. And Allah is severe in punishment.

### Taqi Usmani

a case similar to that of the House of Pharaoh and those before them. They denied our signs. So, Allah seized them for their sins. Allah is severe in punishment.

### Abdul Haleem

just as Pharaoh’s people and their predecessors denied Our revelations, and God punished them for their sins: God is severe in punishing.

### Arthur John Arberry

like Pharaoh's folk, and the people before them, who cried lies to Our signs; God seized them because of their sins; God is terrible in retribution.

### E. Henry Palmer

As was the wont of Pharaoh's people, and those before them, they said our signs were lies, and God caught them up in their sins, for God is severe to punish.

### Hamid S. Aziz

As was the case with Pharaoh's people and their predecessors: they said Our signs were lies, and Allah seized them for their sins, for Allah is severe in punishment.

### Mahmoud Ghali

As was the steadfast manner of the house of Firaawn, (Pharaoh) and the ones before them (who) cried lies to Our signs, so Allah took them away for their guilty deeds; and Allah is strict in punishment.

### George Sale

According to the wont of the people of Pharaoh, and of those who went before them, they charged our signs with a lie; but God caught them in their wickedness, and God is severe in punishing.

### Syed Vickar Ahamed

(Their fate will be) no better than that of the people of Firon (Pharaoh), and the earlier people: They denied Our Signs, and Allah punished them for their sins. And Allah is strict in punishment.

### Amatul Rahman Omar

(Their conduct is) like the conduct of the followers of Pharaoh and those before them. They cried lies to Our Messages, so that Allâh took them to task for their sins. Allâh is Severe in retribution.

### Ali Quli Qarai

as in the case of Pharaoh’s clan and those who were before them, who denied Our signs. So Allah seized them for their sins, and Allah is severe in retribution.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(Onların gidişatı) tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi. . . (Onlar) işaretlerimizi (Esma'nın açığa çıkışı olan işaretleri) yalanlamışlardı. Allah da onları bu suçlarıyla yakalayıverdi. Allah Şediyd ül 'Ikab'dır (yapılan suçun hak ettiği karşılığı vermede çok şiddetlidir).

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Allah günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İnkarcıların yolu Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer. Onlar bizim ayetlerimizi yalanladılar; Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Tıpkı Ali Fir'avnin gidişi gibi, ki ayetlerimizi tekzib ettiler de Allah onları cürümlerile tutup alıverdi, Allahın ikabı çok şiddetlidir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahları yüzünden tutup yakaladı. Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

### Gültekin Onan

Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Tanrı günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Tanrı, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Onların gidişi) tıbkı Fir'avn haanedanının ve onlardan evvel gelenlerin gidişi gibidir. Onlar bizim ayetlerimizi yalanladılar da Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah, cezası pek çetin olandır.

### İbni Kesir

Tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin yaptığı gibi. Onlar ayetlerimizi yalanladılar da Allah günahlarından dolayı onları yakalayıverdi. Allah azabı çok şiddetli olandır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Firavun halkının ve onlardan önce yaşayanların başına gelenlerin aynısı (onların başına da gelecek): Onlar mesajlarımızı yalanladılar ve Allah günahlarından dolayı onları hesaba çekti: çünkü Allah karşılık vermede şedittir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Tıpkı Firavun Hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişi (tavırları) gibi ayetlerimizi yalanladılar da Allah da onları günahları sebebiyle cezalandırdı. Allah'ın cezalandırması pek şiddetlidir.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Fir'avn ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Onlar da ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah'ın cezası çetindir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Ayetlerimizi yalanlamışlardı da Allah, onları günahları yüzünden yakalamıştı. Allah, cezayı çok şiddetli vermektedir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(Onların gidişatı da) tıpkı Firavun toplumu ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi: mesajlarımızı yalanladılar ve Allah da onları günahları nedeniyle (suçüstü) yakalayıverdi: Allah pek şiddetli cezalandırandır.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onların durumu, tıpkı Firavuncuların ve onlardan önceki kimselerin durumu gibidir. Ayetlerimizi yalanladılar; Allah da onları suçları nedeniyle yakaladı. Allah'ın cezası çok çetindir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Firavun ailesi ve onlardan öncekiler gibi ayetlerimizi yalanladılar. Sonunda Allah, suçları yüzünden onları yakaladı. Çünkü Allah'ın cezası çok yamandır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bunların tutumu, Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir[1]. Onlar da ayetlerimiz karşısında yalana sarılmışlardı[2] da Allah suçüstü yakalamıştı. Allah cezayı, suçla doğru orantılı olarak[3] verir.

_Footnotes_
- [1] Başta bazı hocalar olmak üzere kendine Müslüman diyenlerin çoğu, işlerine gelmediği için bazı ayetleri görmek istemezler.  Firavun ve ailesi de öyleydi. Allah Teala şöyle demiştir: "Her şeyi açıkça gösteren ayetlerimiz gelince: "Bunlar açık büyüdür" dediler. İçlerinde en küçük şüphe olmadığı halde yanlış yapmalarından ve büyüklenmelerinden dolayı onları, bile bile inkar ettiler." (Neml 27/13-14)
- [2] Kezzebe = كذب fiili "yalanlama" veya "çokça yalan söyleme" anlamına gelen tekzib = تكذيب kökündendir. Kelimenin geçtiği ayetlere, yerine göre "yalanlama" veya "yalan yanlış şeyler söyleme" anlamı verilmiştir.
- [3] Ayetteki = شديد şedid, sıkıca bağlı demektir. Allah'ın ödülü veya cezası, kulun fiili ile doğru orantılıdır: "Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz." (En'am 6/160)

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Bunların durumu) tıpkı Firavun'un ailesi (destekçileri) ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. (Onlar) ayetlerimizi yalanlamışlardı; Allah da günahları sebebiyle onları yakalamıştı.[1] Allah, azabı şiddetli olandır.

_Footnotes_
- [1] Günahlar "sebep", Yüce Allah'ın yakalaması ise "sonuç"tur.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onların durumu, tıpkı Firavuncuların ve onlardan önceki kimselerin durumu gibidir. Ayetlerimizi yalanladılar; Allah da onları suçları nedeniyle yakaladı. Allah'ın cezası çok çetindir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onların durumu, tıpkı Firavuncuların ve onlardan önceki kimselerin durumu gibidir. Ayetlerimizi yalanladılar; Allah da onları suçları nedeniyle yakaladı. Allah'ın cezası çok çetindir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Onların durumu,) tıpkı Firavun hanedanının ve daha öncekilerin durumu gibidir. Onlar ayetlerimiz karşısında yalana sarıldılar.[1] Allah da onları günahları sebebiyle yakaladı. Allah cezalandırması çetindir.[2]

_Footnotes_
- [1] Kezzebe (كذّب) fiili Kur'an'da hem lazım /geçişsiz hem de müteaddi /geçişli olarak kullanılır. Lazım olarak kullanıldığı yerlerde çok yalan söyleme ([En'am 6/148,](https://quran.so/6/148) [Yunus 10/39](https://quran.so/10/39)) anlamındadır. Bazı ayetlerde ba (ب) harf-i cerri ile müteaddi olur ve bir şey karşısında yalan söyleme anlamına gelir ([En'am 6/21,](https://quran.so/6/21) [157,](https://quran.so/6/157) [A'raf 7/37,](https://quran.so/7/37) [Taha 20/48](https://quran.so/20/48)). Harf-i cersiz müteaddi olduğu yerlerde de yalanlama anlamındadır ([Al-i İmran 3/184,](https://quran.so/3/184) [Hicr 15/80,](https://quran.so/15/80) [Şuara 26/176](https://quran.so/26/176)).
- [2] [Enfal 8/52](https://quran.so/8/52)-[54,](https://quran.so/8/54) [Mü'min 40/21.](https://quran.so/40/21)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | كَدَأْبِ — kadabi | Like behavior | داب — Dal-Elif-Be |
| 2 | ءَالِ — āli | (of the) people | اول — Elif-Vav-Lam |
| 3 | فِرْعَوْنَ — fir'ʿawna | (of) Firaun | — |
| 4 | وَٱلَّذِينَ — wa-alladhīna | and those who | — |
| 5 | مِن — min | (were) from | — |
| 6 | قَبْلِهِمْ ۚ — qablihim | before them | قبل — Kaf-Be-Lam |
| 7 | كَذَّبُوا۟ — kadhabū | They denied | كذب — Kef-Zal-Be |
| 8 | بِـَٔايَـٰتِنَا — biāyātinā | Our Signs | ايي — Elif-Ye-Ye |
| 9 | فَأَخَذَهُمُ — fa-akhadhahumu | so seized them | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 10 | ٱللَّهُ — l-lahu | Allah | — |
| 11 | بِذُنُوبِهِمْ ۗ — bidhunūbihim | for their sins | ذنب — Zal-Nun-Be |
| 12 | وَٱللَّهُ — wal-lahu | And Allah | — |
| 13 | شَدِيدُ — shadīdu | (is) severe | شدد — Şin-Dal-Dal |
| 14 | ٱلْعِقَابِ — l-ʿiqābi | (in) [the] punishment | عقب — Ayn-Kaf-Be |

---
Previous: https://quran.so/surah-ali-imran/verse-10.md · Next: https://quran.so/surah-ali-imran/verse-12.md
Retrieved: 2026-08-23
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
