# 56. Surah Al-Waqi'ah, Verse 35

- **Surah:** 56. Surah Al-Waqi'ah (The Inevitable) — سورة الواقعة
- **Verse:** 35 / 96 · **Juz:** 27 · **Mushaf page:** 534
- **Source:** https://quran.so/surah-al-waqiah/verse-35

## Arabic

اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ

## Transcription

Inna ansha/nahunna inshaa

## Translations

### Aisha Bewley

We have brought maidens into being

### Progressive Muslims

We have planted them deeply.

### Shabbir Ahmed

Behold, We have given these women a new being (wholly different from the Age of Ignorance (56:37)).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

We have produced them in a new creation

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

We have developed them completely.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We create for them mates.

### Mohamed Ahmed - Samira

We have formed them in a distinctive fashion,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Indeed, We have produced the women of Paradise in a [new] creation

### Muhammad Asad

for, behold, We shall have brought them into being in a life renewed,

### Marmaduke Pickthall

Lo! We have created them a (new) creation

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and their spouses We shall have brought them into being afresh,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And companions whom We created anew.

### Bijan Moeinian

I (God) create for the people of the right side…

### Al-Hilali & Khan

Verily, We have created them (maidens) of special creation.

### Abdullah Yusuf Ali

We have created (their Companions) of special creation.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Indeed, We will have perfectly created their mates,

### Taqi Usmani

Surely We have made up those females in a special creation,

### Abdul Haleem

We have specially created––

### Arthur John Arberry

Perfectly We formed them, perfect,

### E. Henry Palmer

Verily, we have produced them a production.

### Hamid S. Aziz

Surely We have created them into a new creation,

### Mahmoud Ghali

Surely We have brought them (The hûrîs) into being a (perfect) bringing up;

### George Sale

Verily We have created the damsels of paradise by a peculiar creation:

### Syed Vickar Ahamed

Verily, We have created (their companions) of special creation.

### Amatul Rahman Omar

Verily, We have made them (women) excellent and have raised them into a special new creation;

### Ali Quli Qarai

We have created them with a special creation,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Muhakkak ki biz onları (şuurun eşi olan bedenleri yeni) bir inşa edişle inşa ettik.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip yarattık.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz etmişizdir de onları yeniden inşa

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onları yeniden inşa etmişizdir,

### Gültekin Onan

Gerçek şu ki, biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip yarattık.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hakıykat, biz onları yepyeni bir yaratılışla yaratdık da,

### İbni Kesir

Gerçekten Biz; onları, yeni bir yaratılışla yarattık.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

çünkü, Biz onları yenilenmiş bir hayatta tekrar var etmiş olacağız,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Biz, o kadınları yeni bir yaratılışla yeniden yarattık.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz (oradaki) kadınları da yeniden bir güzel inşa' etmişiz,

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Biz kadınları da güzel bir biçimde yeniden yaratmış,

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Çünkü Biz onları yepyeni bir yaratılışla inşa edeceğiz,

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Aslında, onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız.[491]

_Footnotes_
- [491] "Onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız!" tümcesindeki zamir, kadınlara yöneliktir. "Onları" zamiri, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cennete giren kadınları" veya "Dünyadaki yaşlı kadınları" veya "Onların eşlerini" veya "Ceylan gözlüleri" veya "Oradaki kadınları" veya "Hurileri" biçiminde uydurma yorumlar eklenerek çevrilmiştir.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz o hurileri[1] çok iyi yetiştirdik.

_Footnotes_
- [1] Buradaki zamir, dişi varlıkları göstermektedir. Bundan önce sözü edilen tek dişi varlık huri olduğu için "huriler" diye meal vermek gerekir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde[1] (onlara ödüller verilecektir).

_Footnotes_
- [1] Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onları[1]/ hizmet eden hurileri biz oluşturup geliştirdik.

_Footnotes_
- [1] "Onları" diye anlam verdiğimiz (هن) zamirine, bazı tefsir ve meallerde "cennetliklerin eşleri" anlamı verilir. Bunun için 34. ayetteki "yüksek döşeklerde olacaklar (وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ)" ifadesine, Arap diline aykırı olarak "onlara, pek değerli eşler vereceğiz" şeklinde anlam vermişlerdir. Oysa 34. ayetteki ifade, 27. ayetle başlayan ve oradaki "fi (في)" harfi cerri nedeniyle mekan belirttiği açık olan bir dizi yer zarfının sonuncusudur. 27-34 arasındaki tüm ayetlerde defteri sağdan verilenlerin kalacakları yerler anlatılmaktadır. Ayete "onlara, pek değerli eşler vereceğiz" anlamını verebilmek için, zarf olan kelimelere mef'ul /nesne muamelesi yapılması gerekir ki bu, Arap dili açısından mümkün değildir. Zaten "eşler" diye anlam verdikleri furuş (فُرُش) kelimesi, Rahman Suresinin 54. ayetinde, "cennetliklerin yaslandıkları döşekler" anlamında kullanılmıştır ve ona "döşekler" dışında bir anlam veren de olmamıştır. Bu ayette de furuş kelimesi aynı anlamdadır. Bundan üç ayet sonra:"Onlar, defteri sağdan verilenler içindir." ([Vakıa 56/38](https://quran.so/56/38)) ifadesi tekrarlanmaktadır. Bu sebeple, zamirin gidebileceği tek yer, [Vakıa 56/22.](https://quran.so/56/22) ayetteki hurilerdir.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّآ — innā | Indeed, We | — |
| 2 | أَنشَأْنَـٰهُنَّ — anshanāhunna | [We] have produced them | نشا — Nun-Şin-Elif |
| 3 | إِنشَآءًۭ — inshāan | (into) a creation | نشا — Nun-Şin-Elif |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-waqiah/verse-34.md · Next: https://quran.so/surah-al-waqiah/verse-36.md
Retrieved: 2026-08-15
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
