# 75. Surah Al-Qiyamah, Verse 31

- **Surah:** 75. Surah Al-Qiyamah (The Resurrection) — سورة القيامة
- **Verse:** 31 / 40 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 577
- **Source:** https://quran.so/surah-al-qiyamah/verse-31

## Arabic

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ

## Transcription

Fala saddaqa wala salla

## Translations

### Aisha Bewley

He neither affirmed the truth nor did he do salat,

### Progressive Muslims

For he did not believe nor reach out.

### Shabbir Ahmed

For he neither stood by the Truth, nor did he follow it. ('Sal'= To follow, like the runners-up horse closely follows the winner = To closely follow the Commands of Allah).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

For he neither gave credence, nor performed the duty,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

For he did not believe nor make the contact.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

For he observed neither the charity, nor the contact prayers (Salat).

### Mohamed Ahmed - Samira

For he neither believed nor prayed,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And the disbeliever had not believed, nor had he prayed.

### Muhammad Asad

[Useless, though, will be his repentance: for [as long as he was alive] he did not accept the truth, nor did he pray [for enlightenment],

### Marmaduke Pickthall

For he neither trusted, nor prayed.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

But he did not verify the Truth, nor did he observe Prayer;

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

No, but he was never disposed to benevolence nor did he engage in the act of worship,

### Bijan Moeinian

Man who never worshipped the Lord nor participated in any charity.

### Al-Hilali & Khan

So he (the disbeliever) neither believed (in this Qur’ân and in the Message of Muhammad صلى الله عليه وسلم) nor prayed!

### Abdullah Yusuf Ali

So he gave nothing in charity, nor did he pray!-

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

This denier neither believed nor prayed,

### Taqi Usmani

So (the denier of the Hereafter) neither believed, nor prayed,

### Abdul Haleem

He neither believed nor prayed,

### Arthur John Arberry

For he confirmed it not, and did not pray,

### E. Henry Palmer

For he did not believes and did not pray;

### Hamid S. Aziz

So he did not accept the truth, nor did he pray,

### Mahmoud Ghali

So he neither sincerely (believed) nor prayed,

### George Sale

For he believed not, neither did he pray;

### Syed Vickar Ahamed

But he disregarded (the truth), and he did not pray!

### Amatul Rahman Omar

For this person (being unmindful of the consequences) neither accepted the truth nor offered Prayer.

### Ali Quli Qarai

He neither confirmed [the truth], nor prayed,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ne tasdik etti, ne salat eyledi (yöneldi Rabbine). . .

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama o ne sadaka verdi ne de namaz kıldı.

### Gültekin Onan

Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte o, (peygamberi ve Kur'anı) tasdıyk etmemiş, namaz da kılmamış,

### İbni Kesir

Tasdik etmemişti, namaz da kılmamıştı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Artık son pişmanlık fayda etmez) çünkü (yaşadığı sürece) hakikati kabul etmedi ve (aydınlığa kavuşmak için) namaz kılmadı;

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Tasdik etmemiş, namaz kılmamış.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ne sadaka verdi, ne de namaz kıldı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ne tasdik etti ne yakardı/ne sadaka verdi ne namaz kıldı.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Fakat o (insan) hakikati tasdik etmedi ve yönünü Allah'a dönmedi;

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Fakat o, ne onayladı ne de destek oldu.[1]

_Footnotes_
- [1] Ayette yer alan "salla" sözcüğüne "namaz kılmak" anlamı verilmektedir. "Salla" sözcüğünün namaz kılmanın yanı sıra "sürekli destek olmak, izleyici kalmamak, sürekli ilgi duymak, yönelmek, tabi olmak" anlamları da bulunmaktadır. Ve "salla" sözcüğü, bu ayette "namaz kılmak" anlamını değil, destek olmak anlamını ifade etmektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ne doğruladı ne de destek oldu.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

O kişi, doğruları kabul etmemiş, destek de vermemişti.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(İnkârcı kişi, gerçeği) onaylamamış, (Allah'ın dinine) destek olmamıştı.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Fakat o, ne onayladı ne de salla yaptı.[1]

_Footnotes_
- [1] Ayette yer alan "salla" sözcüğüne "namaz kılmak" anlamı verilmektedir. "Salla" sözcüğünün namaz kılmanın yanı sıra "sürekli destek olmak, izleyici kalmamak, sürekli ilgi duymak, yönelmek, tabi olmak" anlamları da bulunmaktadır. "Salla" sözcüğü, bu ayette, "namaz kılmak" anlamını değil, yönelmek, destek olmak anlamını ifade etmektedir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Fakat o ne onayladı ne de salla yaptı.[1]

_Footnotes_
- [1] Ayette yer alan "salla" kelimesine "namaz kılmak" anlamı verilmek önemli bir yanılgıdır. "Salla" kelimesi, bu ayette, "namaz kılmak" anlamında değil, yönelmek, destek olmak anlamındadır; bir sonraki ayette yer alan "tevella" kelimesinin karşıtıdır. Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelme demektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almaktır. Salatın diğer anlamları şunlardır: Ritüel salat (Namaz), dua etmek, din, havra. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(O, canını böyle verir) çünkü doğruları kabul etmedi ve kulluk görevlerini yapmadı,[1]

_Footnotes_
- [1] Ayetin metninde geçen salla (صَلى)'nın türediği salat (صَّلَاة) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Her Müslümanın hiç bir durum ve şart altında bırakmaması gereken tek ibadet namaz olduğu için ona salat denir. Bu ayette geçen saddaka (صدق) "doğruları kabul etti" fiili bir sonraki ayette geçen kezzebe (كذب)'nin yani "yalan saydı"nın zıddı, salla (صلى) da tevella (تولى)'nın yani "sırt çevirdi"nin zıddıdır. "Sırt çevirme"nin zıddı, sürekli arkasında olmaktır. Bir kulun sürekli arkasında olması gereken şey, Allah'ın verdiği görevlerdir. Bu yüzden burada geçen salla kelimesine uygun olan anlam "kulluk görevlerini yerine getirmek"tir.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَلَا — falā | And not | — |
| 2 | صَدَّقَ — ṣaddaqa | he accepted (the) truth | صدق — Sad-Dal-Kaf |
| 3 | وَلَا — walā | and not | — |
| 4 | صَلَّىٰ — ṣallā | he makes salat | صلو — Sad-Lam-Vav |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-qiyamah/verse-30.md · Next: https://quran.so/surah-al-qiyamah/verse-32.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
