# 68. Surah Al-Qalam, Verse 28

- **Surah:** 68. Surah Al-Qalam (The Pen) — سورة القلم
- **Verse:** 28 / 52 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 564
- **Source:** https://quran.so/surah-al-qalam/verse-28

## Arabic

قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَـكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

## Transcription

Qala awsatuhum alam aqul lakumlawla tusabbihoon

## Translations

### Aisha Bewley

The best of them said, ‘Did I not say to you, "Why do you not glorify Allah?"’

### Progressive Muslims

The best among them said: "If only you had glorified!"

### Shabbir Ahmed

Said the most balanced among them, "Did I not tell you - why did you not work aright (thinking of the poor)?" ('Sabh' = Swim in strides = Work hard = Labor for a noble cause).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Said the most moderate of them: “Said I not to you: ‘Oh, that you did but give glory!’”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

The best among them said: "If only you had glorified!"

### Rashad Khalifa — The Final Testament

The righteous among them said, "If only you had glorified (God)!"

### Mohamed Ahmed - Samira

One who was temperate among them, said: "Did I not say: 'Why don't you priase God?'"

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

The most moderate of them said, "Did I not say to you, 'Why do you not exalt [ Allah ]?' "

### Muhammad Asad

Said the most right-minded among them: "Did I not tell you, 'Will you not extol God's limitless glory?’"

### Marmaduke Pickthall

The best among them said: Said I not unto you: Why glorify ye not (Allah)?

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

The best among them said: "Did I not say to you: why do you not give glory to (your Lord)?"[1]

_Footnotes_
- [1] This means that when they were saying on oath: We shall surely pluck the fruit of our garden tomorrow, this person had warned them at that time, saying: Have you forgotten God? Why don’t you say: If Allah so wills? But they did not listen to him. Then, while they were making up their mind not to give away anything to the needy, he again advised them to remember Allah and to desist from their evil intention, but they persisted in what they had resolved.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

The moderate among them said : "Would it not have been befitting, as I advised, had we praised Allah and rendered thanks for the benefits that to us, He has given?"

### Bijan Moeinian

The more just one said: "We forgot to worship/ thank the Lord. "

### Al-Hilali & Khan

The best among them said: "Did I not tell you: why say you not: Inshâ’ Allâh (If Allâh wills)."

### Abdullah Yusuf Ali

Said one of them, more just (than the rest): "Did I not say to you, 'Why not glorify (Allah)?'"

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

The most sensible of them said, "Did I not urge you to say, ‘Allah willing.’?"

### Taqi Usmani

Said he who was the best among them, "Did I not say to you, ‘Why do you not pronounce tasbīH (Allah’s purity)?"

### Abdul Haleem

The wisest of them said, ‘Did I not say to you, "Will you not glorify God?"’-

### Arthur John Arberry

Said the most moderate of them, 'Did I not say to you, "Why do you not give glory?"'

### E. Henry Palmer

Said the most moderate of them, 'Said I not to you, "unless ye celebrate God's praises!"'

### Hamid S. Aziz

The best of them said, "Did I not say to you, 'Why not glorify (Allah)?'"

### Mahmoud Ghali

Said the most moderate of them, "Did I not say to you: Had you only extolled (Him)!"

### George Sale

The worthier of them said, did I not say unto you, will ye not give praise unto God?

### Syed Vickar Ahamed

Said one (person) more just than the rest of them: "Did I not say to you; Why not Glorify [Allah by saying, if Allah so Wills, (or Insha Allah)]?"

### Amatul Rahman Omar

The most upright (man) among them said, `Did I not say to you why do you not give glory (to God)?'

### Ali Quli Qarai

The most moderate among them said, ‘Did I not tell you, ‘‘Why do you not glorify [Allah]?’’ ’

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onların biraz düşüncelisi dedi: "Ben size tespih (tenzih) etsenize, demedim mi?"

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(İçlerinde) Mutedil olan biri dedi ki: "Ben size dememiş miydim? (Allah'ı) Tesbih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?"

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, "Biz yanlış yere geldik" dediler. Kimileri de, "Hayır, biz mahvolmuşuz" dediler. İçlerinden en feraset sahibi, "Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?" dedi!"

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ortancaları (en mu'tedilleri) demedim mi size: tesbih etseydiniz

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

En mutedil olanları: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize, demedim mi?" dedi.

### Gültekin Onan

(İçlerinde) Mutedil olan biri dedi ki: "Ben size dememiş miydim? (Tanrı'yı) Tesbih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?"

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ortancaları: "Ben size demedim mi? (Allahı) tenzih etmeli değil miydiniz?" dedi.

### İbni Kesir

Ortancaları dedi ki: Ben size demedim mi? Tesbih etmeli değil miydiniz?

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Aralarındaki en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size, Allah'ın sınırsız şanını yüceltmelisiniz demedim mi?" diye sordu.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların en insaflı olanı: -Ben size (Allah'ı) tesbih etmemiz gerekmez mi, dememiş miydim? dedi.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Orta (yolda giden iyi)leri: "Ben size demedim mi? Rabbinizi tesbih etmeniz gerekmez miydi?" dedi.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ortancaları/ılımlı olanı şöyle dedi: "Ben size söylemedim mi? Tespih etseydiniz ya!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İçlerinden en dengeli olanı "Ben size "Allah yokmuş gibi hareket etmeyelim" dememişmiydim?" diye çıkıştı.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih[1] etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.

_Footnotes_
- [1] Allah'ı hesaba katmalıyız. Tesbih, Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Aralarındaki en sağduyulu olan, şöyle dedi: "Size söylemedim mi? Keşke yüceltseydiniz!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Dengeli olanları söze karıştı: "Size, ‘Allah'ın emrine uysanıza!' dememiş miydim?"

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İçlerinden en makul olanı "Ben sizi ‘Tesbih etsenize!' diye uyarmamış mıydım?" demişti.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih[1] etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.

_Footnotes_
- [1] Allah'ı hesaba katmalıyız. Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih[1] etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.

_Footnotes_
- [1] Allah'ı hesaba katmalıyız. Bu kıssa ile anlatılmak isten şey: Her zaman ve her işte Allah'ı hesaba katmalıyız. Sahip olduğumuz her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu, sahip olduğumuz her şeyi Allah'ın yarattığını ve bize O'nun verdiğini aklımızdan ve yaşantımızdan hiçbir zaman çıkartmamalıyız.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların orta yolda olanı şöyle dedi: "Size, 'Keşke (Allah'ın emrine) boyun eğseniz[1]!' dememiş miydim?"

_Footnotes_
- [1] Tesbih, Allah'a kulluk konusunda hızlı hareket etmek, Allah'ı tenzih ve ona uygun olmayan şeyleri ondan uzak bilmek demektir (Müfredat). Bu nedenle metindeki tesbih etme fiiline "Allah'ın emrine boyun eğmek" anlamı verilmiştir.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | قَالَ — qāla | Said | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 2 | أَوْسَطُهُمْ — awsaṭuhum | (the) most moderate of them | وسط — Vav-Sin-Ta |
| 3 | أَلَمْ — alam | Did not | — |
| 4 | أَقُل — aqul | I tell | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 5 | لَّكُمْ — lakum | you | — |
| 6 | لَوْلَا — lawlā | 'Why not | — |
| 7 | تُسَبِّحُونَ — tusabbiḥūna | you glorify (Allah)?' | سبح — Sin-Be-Ha |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-qalam/verse-27.md · Next: https://quran.so/surah-al-qalam/verse-29.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
