# 77. Surah Al-Mursalat, Verse 41

- **Surah:** 77. Surah Al-Mursalat (The Emissaries) — سورة المرسلات
- **Verse:** 41 / 50 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 580
- **Source:** https://quran.so/surah-al-mursalat/verse-41

## Arabic

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ

## Transcription

Inna almuttaqeena fee thilalinwaAAuyoon

## Translations

### Aisha Bewley

The people with taqwa will be amid shade and fountains

### Progressive Muslims

The righteous are among shades and springs.

### Shabbir Ahmed

Behold, those who walk aright, are amid shades and springs.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Those of prudent fear will be among shades and springs,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

The righteous are among shades and springs.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

The righteous will enjoy shade and springs.

### Mohamed Ahmed - Samira

Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Indeed, the righteous will be among shades and springs

### Muhammad Asad

[AS AGAINST this, ] behold, the God-conscious shall dwell amidst [cooling] shades and springs,

### Marmaduke Pickthall

Lo! those who kept their duty are amid shade and fountains,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Behold, today the God-fearing[1] will be amidst shades and springs,

_Footnotes_
- [1] As this world has been used here in contrast to the deniers; the righteous here implies the people who refrained from denying the Hereafter and accepted it and passed their life in the world with the belief that in the Hereafter they would have to render an account of their word and deed and their conduct and character.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

But the righteous who keep Allah in mind with bosoms filled with reverential awe are amidst cool shades and spectacular springs,

### Bijan Moeinian

The righteous ones, on the other hand, will enjoy pleasant shades and springs.

### Al-Hilali & Khan

Verily, the Muttaqûn (the pious. See V.2:2) shall be amidst shades and springs.

### Abdullah Yusuf Ali

As to the Righteous, they shall be amidst (cool) shades and springs (of water).

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Indeed, the righteous will be amid ˹cool˺ shade and springs

### Taqi Usmani

Of course, the God-fearing will be amid shades and streams,

### Abdul Haleem

But those who took heed of God will enjoy cool shade, springs,

### Arthur John Arberry

Truly the godfearing shall dwell amid shades and fountains,

### E. Henry Palmer

Verily, the pious are amid shades and springs

### Hamid S. Aziz

Surely those who guard against evil shall be amid shades and fountains,

### Mahmoud Ghali

Surely the pious will be in shades and springs,

### George Sale

But the pious shall dwell amidst shades and fountains,

### Syed Vickar Ahamed

Verily, as to the righteous (people) they shall be in (cool) shades and springs (of water).

### Amatul Rahman Omar

(As for) those who guarded against evil and were dutiful (to God and mankind) they shall, indeed, on that day live in the midst of comforts and (in places with) springs,

### Ali Quli Qarai

Indeed the Godwary will be amid shades and springs,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Muhakkak ki müttekiler (korunmuşlar), gölgelerin ve kaynakların içindedirler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır;

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Şüphesiz o gün, takva sahipleri, gölgelerde ve pınar başlarında, canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler arasında olacaklardır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Şübhesiz ki (korunan) müttakiler gölgelerde, kaynaklarda

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ki takva sahipleri gölgeliklerde pınar başlarında

### Gültekin Onan

Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(41-42) Hakıykat, takva saahibleri gölgeler, pınarlar ve canları ne isterse onlardan bir çok meyveler içindedirler.

### İbni Kesir

Muhakkak ki muttakiler, gölgeliklerde ve pınarlardadırlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Ama,) Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, (serin) gölgeler altında ve pınarlar arasında oturacaklar,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah'tan sakınanlar ise gölgeler ve pınar başlarındadır.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Korunanlar ise gölgeler altında, çeşme başındadırlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Takvaya sarılanlar gölgeler altında, su kaynaklarındadır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Şüphe yok ki muttakiler (huzur veren) gölgeler altında ve (ebedi saadetin) kaynağında bulunacaklar;

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Takva sahipleri[1] gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.

_Footnotes_
- [1] Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya alan.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, gölgelerde ve pınar başlarındadır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Kendini koruyanlar[1] gölgeliklere, pınar başlarına gidecekler.

_Footnotes_
- [1] Takva sahibi olanlar, kendini koruyanlar, doğal yapıyı bozmayanlar, Allah'tan çekinerek korunanlar. Bkz. Bakara 2/2 ve dipnotu

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(41, 42) Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar), gölgelerde, (su) kaynaklarında ve canlarının çektiği her tür meyve(lik)lerde olacaklardır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Takva sahipleri[1] gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.

_Footnotes_
- [1] Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Takva[1] sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.

_Footnotes_
- [1] Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Yanlışlardan sakınanlar[1] ise gölgeliklerde ve pınar başlarında,[2]

_Footnotes_
- [1] Takva sahibi olanlar, kendilerini yanlış davranışlardan koruyanlardır (Bkz. [Bakara 2/2](https://quran.so/2/2) ve dipnotu).
- [2] [Hicr 15/45,](https://quran.so/15/45) [Duhan 44/51](https://quran.so/44/51)-[52,](https://quran.so/44/52) [Zariyat 51/15,](https://quran.so/51/15) [Tur 52/17,](https://quran.so/52/17) [Kamer 54/54](https://quran.so/54/54)-[55.](https://quran.so/54/55)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّ — inna | Indeed | — |
| 2 | ٱلْمُتَّقِينَ — l-mutaqīna | the righteous | وقي — Vav-Kaf-Ye |
| 3 | فِى — fī | (will be) in | — |
| 4 | ظِلَـٰلٍۢ — ẓilālin | shades | ظلل — Zay-Lam-Lam |
| 5 | وَعُيُونٍۢ — waʿuyūnin | and springs | عين — Ayn-Ye-Nun |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-mursalat/verse-40.md · Next: https://quran.so/surah-al-mursalat/verse-42.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
