# 67. Surah Al-Mulk, Verse 9

- **Surah:** 67. Surah Al-Mulk (The Sovereignty) — سورة الملك
- **Verse:** 9 / 30 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 561
- **Source:** https://quran.so/surah-al-mulk/verse-9

## Arabic

قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ

## Transcription

Qaloo bala qad jaananatheerun fakaththabna waqulna manazzala Allahu min shay-in in antum illa fee dalalinkabeer

## Translations

### Aisha Bewley

They will say, ‘Yes indeed, a warner did come to us but we denied him and said, "Allah has sent nothing down. You are just greatly misguided."’

### Progressive Muslims

They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray. "

### Shabbir Ahmed

They will say, "Yes, verily, a Warner did come to us but we denied him saying that Allah has not revealed anything! You are but lost in a great error. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They will say: “Verily, a warner came to us, but we denied and said: ‘God has not sent down anything; you are only in great error.’”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray."

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They would answer, "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said, 'GOD did not reveal anything. You are totally astray.' "

### Mohamed Ahmed - Samira

And they will answer: "Surely; a warner came to us, but we denied him, and said: 'God did not send down any thing; you are greatly deluded, in fact. '"

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

They will say, " Yes, a warner had come to us, but we denied and said, ' Allah has not sent down anything. You are not but in great error.' "

### Muhammad Asad

They will reply: "Yea, a warner did indeed come unto us, but we gave him the lie and said, 'Never has God sent down anything [by way of revelation]! You [self-styled warners] are but lost in a great delusion!"'

### Marmaduke Pickthall

They say: Yea, verily, a warner came unto us; but we denied and said: Allah hath naught revealed; ye are in naught but a great error.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

They will say: "Yes, a warner came to us, but we gave the lie to him and said: 'Allah has revealed nothing. You are surely in huge error.'[1]

_Footnotes_
- [1] That is, not only you but the people who have believed in and followed you also are misguided and lost in grave error.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

"Yes indeed", they will say, "we had received a man who was a spectacle and a warning to us all, but we declared everything stated to be untrue. We refused to admit that Allah had ever sent down any divinely inspired message, and we thought that in their counsel there remained evident falsehood".

### Bijan Moeinian

They will reply: "Yes, indeed a Warner came to us but we mocked at him saying: God has not revealed anything to you; you and your followers are indeed wrong. "

### Al-Hilali & Khan

They will say: "Yes, indeed a warner did come to us, but we belied him and said: ‘Allâh never sent down anything (of revelation); you are only in great error.’"

### Abdullah Yusuf Ali

They will say: "Yes indeed; a Warner did come to us, but we rejected him and said, 'Allah never sent down any (Message): ye are nothing but an egregious delusion!'"

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

They will reply, "Yes, a warner did come to us, but we denied and said, ‘Allah has revealed nothing. You are extremely astray.’"

### Taqi Usmani

They will say, "Yes, a warner had come to us, but We had rejected, and said, ‘Allah has not revealed anything. You are only in great error.’"

### Abdul Haleem

They will reply, ‘Yes, a warner did come to us, but we did not believe him. We said, "God has revealed nothing: you are greatly misguided".’

### Arthur John Arberry

They say, 'Yes indeed, a warner came to us; but we cried lies, saying, "God has not sent down anything; you are only in great error.

### E. Henry Palmer

They shall say, 'Yea! a warner came to us, and we called him liar, and said, "God has not sent down aught; ye are but in great error!"'

### Hamid S. Aziz

They shall say, "Yea! Indeed there came to us a Warner, but we rejected him and said, 'Allah has not revealed anything, you are only suffering from delusions. '"

### Mahmoud Ghali

They say, "Yes indeed, a Warner has already come to us; yet we cried lies and said, ?In no way has Allah been sending down anything whatever; decidedly you are in (nothing) except a great error. "'

### George Sale

They shall answer, yea, a warner came unto us: But we accused him of imposture, and said, God hath not revealed any thing; ye are in no other than a great error:

### Syed Vickar Ahamed

And they will say: "Yes, indeed a warner did come to us but we rejected him and said (to him), Allah did not send down any (Message): You are making a serious error!"

### Amatul Rahman Omar

They will say, `No doubt, a Warner did come to (warn) us but we cried lies (to him) and we said, "Allâh has revealed nothing, you are only in great error". '

### Ali Quli Qarai

They will say, ‘Yes, a warner did come to us, but we impugned [him] and said, ‘Allah did not send down anything; you are only in great error. ’

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(Cehennem ehli de) der ki: "Evet, gerçekten bize bir uyarıcı geldi de biz inanmayıp reddettik! 'Allah hiçbir şey inzal etmemiştir; sizin yaptığınız çok büyük bir sapıklıktır' dedik. "

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onlar şöyle cevap verecekler: "Evet, doğrusu bize uyarıcı bir peygamber gelmişti; fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa, bir sapıklık içindesiniz!' demiştik."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Evet, doğrusu bize kocundurucu bir Peygamber (bir nezir) geldi, fakat biz ona inanmadık ve Allah, hiçbir şey indirmedi, siz büyük bir dalal içindesiniz diye tekzib ettik, derler.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Evet, bize gocundurucu (uyarıcı) bir peygamber geldi; ama biz ona inanmadık ve "Allah hiçbir şey indirmedi. Siz büyük sapıklık içindesiniz." diye yalanladık." derler.

### Gültekin Onan

Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Tanrı hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar "Evet, dediler (derler), gerçek bize, (bu) azab ile korkutan peygamber gelmişdir. Fakat biz (onları) yalan saydık ve Allah hiç birşey indirmemişdir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz dedik".

### İbni Kesir

Onlar: Evet, doğrusu bize bir uyarıcı geldi, ama biz yalanladık ve: Allah, hiç bir şey indirmemiştir. Siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik, derler.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Onlar: "Evet" diyecekler, "aslında bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz o'nu(n söylediklerini) yalanladık ve o'na: 'Allah (vahiy yoluyla) hiçbir şey indirmiş değildir! Siz (kendinizi uyarıcı olarak görenler) büyük bir yanılgı içindesiniz! dedik".

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Evet, bir uyarıcı gelmişti, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik derler.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dediler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve: 'Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' dedik."

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Derler ki: "Gelmedi olur mu? Bize uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık. Ve: 'Allah bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz, başka değil!' şeklinde konuştuk."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

"Evet, doğrusu bize bir uyarıcı gelmişti; fakat biz onu yalanladık ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz (elçiler) büyük bir şaşkınlık içindesiniz" demiştik" itirafında bulunacaklar.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Şöyle diyecekler: "Evet, öyle! Bize uyarıcı gelmişti; yine de biz yalanladık. Üstelik şunu söyledik: ‘Allah, hiçbir şey indirmemiştir. Siz, yalnızca büyük bir sapkınlık içindesiniz!' "

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

"Evet" derler; "bize uyarıcı geldi ama biz yalana sarıldık; Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz" dedik.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onlar (cehennemdekiler) şöyle diyecekler: "Evet, elbette bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz onu yalanlamış ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz sadece büyük bir sapkınlık içindesiniz!" demiştik.[1]

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: En‘âm 6:91; Yâsîn 36:15.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | قَالُوا۟ — qālū | They will say | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 2 | بَلَىٰ — balā | Yes | — |
| 3 | قَدْ — qad | indeed | — |
| 4 | جَآءَنَا — jāanā | came to us | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 5 | نَذِيرٌۭ — nadhīrun | a warner | نذر — Nun-Zal-Ra |
| 6 | فَكَذَّبْنَا — fakadhabnā | but we denied | كذب — Kef-Zal-Be |
| 7 | وَقُلْنَا — waqul'nā | and we said | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 8 | مَا — mā | Not | — |
| 9 | نَزَّلَ — nazzala | has sent down | نزل — Nun-Za-Lam |
| 10 | ٱللَّهُ — l-lahu | Allah | — |
| 11 | مِن — min | any | — |
| 12 | شَىْءٍ — shayin | thing | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 13 | إِنْ — in | Not | — |
| 14 | أَنتُمْ — antum | you (are) | — |
| 15 | إِلَّا — illā | but | — |
| 16 | فِى — fī | in | — |
| 17 | ضَلَـٰلٍۢ — ḍalālin | error | ضلل — Dad-Lam-Lam |
| 18 | كَبِيرٍۢ — kabīrin | great | كبر — Kef-Be-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-mulk/verse-8.md · Next: https://quran.so/surah-al-mulk/verse-10.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
