# 67. Surah Al-Mulk, Verse 29

- **Surah:** 67. Surah Al-Mulk (The Sovereignty) — سورة الملك
- **Verse:** 29 / 30 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 563
- **Source:** https://quran.so/surah-al-mulk/verse-29

## Arabic

قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

## Transcription

Qul huwa arrahmanu amannabihi waAAalayhi tawakkalna fasataAAlamoona man huwa fee dalalinmubeen

## Translations

### Aisha Bewley

Say: ‘He is the All-Merciful. We have iman in Him and trust in Him. You will soon know who is clearly misguided.’

### Progressive Muslims

Say: "He is the Almighty; we believe in Him, and we put our trust in Him. You will come to find out who is clearly astray."

### Shabbir Ahmed

Say, "He is the Beneficent. In Him we believe and in Him we place our trust, (so our Mission will succeed). And soon you will come to know who it is that is in obvious error."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Say thou: “He is the Almighty. We believe in Him, and in Him we place our trust. And you will come to know who is in manifest error.”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Say: "He is the Almighty; we believe in Him, and we put our trust in Him. You will come to find out who is clearly astray."

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Say, "He is the Most Gracious; we believe in Him, and we trust in Him. You will surely find out who is really far astray."

### Mohamed Ahmed - Samira

Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust. You will now realise who is in manifest error."

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Say, "He is the Most Merciful; we have believed in Him, and upon Him we have relied. And you will [come to] know who it is that is in clear error."

### Muhammad Asad

Say: "He is the Most Gracious: we have attained to faith in Him, and in Him have we placed our trust; and in time you will come to know which of us was lost in manifest error. "

### Marmaduke Pickthall

Say: He is the Beneficent. In Him we believe and in Him we put our trust. And ye will soon know who it is that is in error manifest.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Say to them: "He is Merciful, and it is in Him that we believe, and it is in Him that we put all our trust.[1] Soon will you know who is in manifest error."

_Footnotes_
- [1] That is, we have believed in God, and you are denying Him; we have put our trust in Him, and you have put your trust in yourself, your own resources and false deities besides Allah; therefore, only we deserve to be shown mercy by Allah, not you.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Say to them: "He is AL-Rahman, we believed in Him and in Him we trust". "And soon will you know who has erred and evidently strayed from the path of righteousness".

### Bijan Moeinian

Tell them: "God is the Most Merciful to us for the simple reason that we believe in God and in God we trust. "

### Al-Hilali & Khan

Say: "He is the Most Gracious (Allâh), in Him we believe, and in Him we put our trust. So you will come to know who it is that is in manifest error."

### Abdullah Yusuf Ali

Say: "He is (Allah) Most Gracious: We have believed in Him, and on Him have we put our trust: So, soon will ye know which (of us) it is that is in manifest error."

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Say, "He is the Most Compassionate—in Him ˹alone˺ we believe, and in Him ˹alone˺ we trust. You will soon know who is clearly astray."

### Taqi Usmani

Say, "He is the RaHmān; we have believed in Him, and in Him we placed our trust. So, you will soon come to know who is in open error."

### Abdul Haleem

Say, ‘He is the Lord of Mercy; we believe in Him; we put our trust in Him. You will come to know in time who is in obvious error.’

### Arthur John Arberry

Say: 'He is the All-merciful. We believe in Him, and in Him we put all our trust. Assuredly, you will soon, know who is in manifest error.

### E. Henry Palmer

Say, 'He is the Merciful; we believe in Him, and upon Him do we rely; and ye shall shortly know who it is that is in obvious error!'

### Hamid S. Aziz

Say, "He is the Beneficent. We believe in Him and in Him do we put our trust. And you will come to know who it is that is in error manifest."

### Mahmoud Ghali

Say, "He is The All-Merciful. We believe in Him, and in Him we put our trust. So, you will soon know who it is that is in evident error"

### George Sale

Say, He is the Merciful; in Him do we believe, and in Him do we put our trust. Ye shall hereafter know who is in a manifest error.

### Syed Vickar Ahamed

Say: "He is (Allah), Most Gracious (Rahmán): We have believed in Him, and on Him have we put our trust: So, soon will you know which (of us) who is in serious error. "

### Amatul Rahman Omar

Say, `He is the Most Gracious (God), in Him have we believed and in Him have we put our trust. And you will soon know which one of us is in manifest error.'

### Ali Quli Qarai

Say, ‘He is the All-beneficent; we have faith in Him, and in Him do we trust. Soon you will know who is in manifest error.’

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

De ki: "O, Rahman'dır; O'na hakikatimiz olarak iman ettik ve O'na tevekkül ettik! Kimin apaçık yanlış düşünce içinde olduğunu yakında bileceksiniz!"

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "O (Allah) Rahman olan (esirgeyen koruyan)dır; biz O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz."

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

De ki: "Bizim Rabbimiz Rahman'dır. O'na inandık ve yalnız O'na güvendik. Yakında, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

De ki: "O, Rahman'dır. O'na iman ettik, yalnızca O'na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!"

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: O öyle Rahman, işte biz ona iyman ettik ve ona dayanmaktayız, ileride sizler de bileceksiniz ki o açık bir dalal içinde bulunan kim?

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "O, öyle Rahman'dır, işte biz O'na iman ettik ve O'na dayanmaktayız. İleride sizler de kimin açık bir sapıklık içinde bulunduğunu bileceksiniz!"

### Gültekin Onan

De ki: "O (Tanrı) Rahman olandır; biz O'na inandık ve O'na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

De ki: "(Sizi kendisine davet etdiğimiz) O (Zat-i ecelle ve a'la), rahmeti bütün yaratdıklarına şamil olan (Allah) dır ki biz Ona iman etdik ve ancak Ona güvenib dayandık. Artık apaçık bir sapıklık içinde bulunan kimmiş? İleride siz de bileceksiniz".

### İbni Kesir

De ki: O, Rahman'dır. Biz, O'na inandık ve O'na tevekkül ettik. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

De ki: "O, Rahman'dır; biz O'na iman ettik ve O'na güvendik; kimin açık bir sapıklıkta olduğunu zamanı geldiğinde anlayacaksınız."

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

De ki: -Bizim kendisine iman ettiğimiz ve güvenip dayandığımız Rahman'dır. Kimin açık bir dalalette olduğunu yakında öğreneceksiniz.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: "O, çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

De ki: "Rahman'dır O, O'na inandık biz ve yalnız O'na güvendik. Yakında bileceksiniz kimmiş apaçık sapıklığın içinde."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

De ki: "(İşte kurtaracak olan) O Rahman'dır! Biz O'na iman ettik ve O'na güvendik. (Size gelince): kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu günü gelince öğreneceksiniz.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

De ki: "O, rahmeti kesintisiz olandır. O'na iman ettik ve O'na tevekkül[1] ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."

_Footnotes_
- [1] Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "O, Bağışlayandır. O'na inandık ve O'na güvendik. Kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu, artık yakında öğreneceksiniz!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

De ki "İyiliği sonsuz olan O'dur; biz O'na inanıp güvendik ve O'nu kendimize vekil ettik. Açık bir sapıklık içinde olanın kim olduğunu yakında öğrenirsiniz."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

De ki: "O, Rahmân'dır. O'na inandık ve yalnızca O'na güvendik. Kimin apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu ileride bileceksiniz."

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

De ki: "O, rahmeti kesintisiz olandır. O'na iman ettik ve O'na tevekkül[1] ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."

_Footnotes_
- [1] Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

De ki: "O, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır. O'na iman[1] ettik ve O'na tevekkül[2] ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."

_Footnotes_
- [1] İman; güvenli olmak, emin olmak, onaylamak, gönülden benimsemek, korku ve endişeden emin kılmak, güven vermek demektir. İman, bilginin, bilimin konusu değildir, aklın ve kalbin konusudur. İman dogma değildir, akletmeden, sorgulamadan, emin olunmadan, kanıt aramaksızın, inanmaya iman denemez. İman etmek; emin olmayı, emin olmak bilmeyi, bilmek aklı gerektirir. Kendi aklı ile iman etmeyenin, kendi aklı ile inkar edenden farkı yoktur. İman eden kimseye Mü'min denir.
- [2] Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yapıp, yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

De ki: "O, iyiliği sonsuz olandır[1]; biz ona inanıp güvendik ve sadece ona dayandık. Açık bir sapkınlık içinde olanın kim olduğunu yakında öğrenirsiniz[2]."

_Footnotes_
- [1] Rahman "rahmeti her şeyi kuşatan" demektir. Bu özellik Allah'tan başkasında olmayacağı için kelimeyi "iyiliği sonsuz" diye çevirdik ([Fatiha 1/1](https://quran.so/1/1)-[3,](https://quran.so/1/3) [Rahman 55/1](https://quran.so/55/1)).
- [2] [Şuara 26/96](https://quran.so/26/96)-[97.](https://quran.so/26/97)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | قُلْ — qul | Say | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 2 | هُوَ — huwa | He | — |
| 3 | ٱلرَّحْمَـٰنُ — l-raḥmānu | (is) the Most Gracious | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 4 | ءَامَنَّا — āmannā | we believe | امن — Elif-Mim-Nun |
| 5 | بِهِۦ — bihi | in Him | — |
| 6 | وَعَلَيْهِ — waʿalayhi | and upon Him | — |
| 7 | تَوَكَّلْنَا ۖ — tawakkalnā | we put (our) trust | وكل — Vav-Kef-Lam |
| 8 | فَسَتَعْلَمُونَ — fasataʿlamūna | So you will know | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 9 | مَنْ — man | who | — |
| 10 | هُوَ — huwa | (is) it | — |
| 11 | فِى — fī | (that is) in | — |
| 12 | ضَلَـٰلٍۢ — ḍalālin | error | ضلل — Dad-Lam-Lam |
| 13 | مُّبِينٍۢ — mubīnin | clear | بين — Be-Ye-Nun |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-mulk/verse-28.md · Next: https://quran.so/surah-al-mulk/verse-30.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
