# 108. Surah Al-Kawthar, Verse 1

- **Surah:** 108. Surah Al-Kawthar (Abundance) — سورة الكوثر
- **Verse:** 1 / 3 · **Juz:** 30 · **Mushaf page:** 602
- **Source:** https://quran.so/surah-al-kawthar/verse-1

## Arabic

اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ

## Transcription

Inna aAAtaynakaalkawthar

## Translations

### Aisha Bewley

Truly We have given you the Great Abundance.

### Progressive Muslims

We have given you plenty.

### Shabbir Ahmed

Behold, We have bestowed upon you Abundant Good. (The ever flowing stream of Wisdom and Knowledge in this Qur'an (13:35), (14:24-25)).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

We have given thee abundance,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

We have given you plenty.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We have blessed you with many a bounty.

### Mohamed Ahmed - Samira

HAVE SURELY given you pre-eminence (in numbers and following);

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Indeed, We have granted you, [O Muúammad], al-Kawthar.

### Muhammad Asad

BEHOLD, We have bestowed upon thee good in abundance:

### Marmaduke Pickthall

Lo! We have given thee Abundance;

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(O Prophet), We have surely bestowed upon you good in abundance.[1]

_Footnotes_
- [1] The full meaning of the word kauthar, as used here, cannot perhaps be expressed in one word in any language of the world. This is an intensive form of the noun kathrat which literally means abundance, but the context in which it has been used does not give the meaning of mere abundance but abundance of good, of spiritual benefits and blessings, and of such abundance which is unbounded and limitless, and it does not imply any one good or benefit or blessing but abundance of countless benefits and blessings.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

We have bestowed on you O Muhammad AL-Kawther which is the abundance of good things. We favoured you with a good many blessings of magnificence and imposing magnitude here and Hereafter including knowledge, wisdom, distinction, followers, immunity, fame and insight.

### Bijan Moeinian

Indeed you are destined to have the pleasure of enjoying the river named kusar in Paradise.

### Al-Hilali & Khan

Verily, We have granted you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) Al-Kauthar (a river in Paradise).[1]

### Abdullah Yusuf Ali

To thee have We granted the Fount (of Abundance).

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Indeed, We have granted you ˹O Prophet˺ abundant goodness.[1]

### Taqi Usmani

(O Prophet,) surely We have given to you Al-Kauthar.

### Abdul Haleem

We have truly given abundance to you [Prophet]––

### Arthur John Arberry

Surely We have given thee abundance;

### E. Henry Palmer

Verily, we have given thee El Kauthar;

### Hamid S. Aziz

Verily, We have given you (Muhammad) El Kauthar (The Fountain of Abundance);

### Mahmoud Ghali

Surely We have given you the Abundance;

### George Sale

Verily we have given thee al Cawthar.

### Syed Vickar Ahamed

To you (O Prophet!) We have granted the Fountain (of Abundance),

### Amatul Rahman Omar

Verily, We have bestowed upon you (O Muhammad!) abundance of good (both of this life and of the Hereafter).

### Ali Quli Qarai

Indeed We have given you abundance.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Biz sana çok hayır/Kevser'i verdik.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz verdik sana hakikatte kevser

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak Biz, sana Kevseri'i verdik.

### Gültekin Onan

Süphesiz, biz sana Kevser'i verdik.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Muhakkak ki biz verdik sana O Kevser'i!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Habibim) hakikat, biz sana, Kevseri verdik.

### İbni Kesir

Gerçekten Biz; sana, Kevser'i verdik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bak, Biz sana bol nimet verdik:

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Biz sana sayısız nimetler verdik.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz sana Kevser'i (bol ni'met, ilim ve büyük şeref) verdik.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Hiç kuşkusuz, biz verdik sana Kevser'i/iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, soy ve aydınlığın tükenmezini.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Gerçek şu ki, Biziz sana her hayrı cömertçe bahşeden:

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Kuşkusuz Biz[1] sana kevseri[2] verdik.

_Footnotes_
- [1] Kur'an'daki "Biz" sözcükleri çokluğu değil, "yüceliği", "gücü", "büyüklüğü" ifade etmektedir. Bütün dillerde gücü elinde bulunduran kimseler, kendi "güç ve üstünlüklerinden" söz ederken, açıklamalarında ve buyruklarında "biz" zamirini kullanmaktadırlar. Allah'ın, kendisini ve ilahlık niteliklerini konu edinen ayetlerin tamamında "ene/ben", "inni/beni, bana" zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır.
- [2] Pek çok hayırlı ve güzel nimetleri, Kur'an'ı. Kevser, sözcük olarak çokluk demektir. Bu çokluk, "sayısal" şeyler için olabileceği gibi; değerli olma, önemli olma gibi şeyler için de olabilir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kuşkusuz, sana, Sayısız Nimetler verdik.[622]

_Footnotes_
- [622] Sureye ismini veren ve "Sayısız nimetler" olarak yazdığımız "Kevser" terimi, Kur'an çevirilerinde, "İyilikler" veya "Bilgi ve onur" veya "Mutluluk ve güzellik" veya "Bolluk ve bereket" biçiminde çevrilmiş; Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda ise "Kevser" olarak bırakılmıştır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sana çok şey verdik[1].

_Footnotes_
- [1] Allah size istediğiniz her şeyden vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz. Ama kimi insanlar yanlışı çok yapar, çok da nankördür. (İbrahim 14/34)

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Şüphesiz ki sana Kevser'i (bol nimet) verdik.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Kuşkusuz Biz[1] sana kevseri[2] verdik.

_Footnotes_
- [1] Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği", "gücü", "büyüklüğü" ifade etmektedir. Biz çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarına veya yapacaklarına yönelik ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerinde, gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.
- [2] Pek çok hayırlı ve güzel nimetleri, Kur'an'ı. Kevser, sözcük olarak çokluk demektir. Bu çokluk, "sayısal" şeyler için olabileceği gibi; değerli olma, önemli olma gibi şeyler için de olabilir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Kuşkusuz Biz[1] sana kevseri[2] verdik.

_Footnotes_
- [1] Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği, gücü, büyüklüğü" ifade etmektedir. "Biz" çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı/kendisi söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarını veya yapacaklarını bildiren ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerde gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite, yönetici kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.
- [2] Pek çok hayırlı ve güzel nimetleri, Kur'an'ı. Kevser, kelime anlamı olarak çokluk demektir. Bu çokluk, "sayısal" şeyler için olabileceği gibi; değerli olma, önemli olma gibi şeyler için de olabilir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz sana çok hayırlı olanı (Kur'an'ı) verdik.[1]

_Footnotes_
- [1] Nebimize verilen ve içinde her türlü hayrı barındıran şey Kur'an'dır ([Nahl 16/89](https://quran.so/16/89)). Ayrıca hikmet de nebimize verilen büyük nimetlerden biridir. Allah ona, çocukluğundan itibaren pek çok başka nimetler de vermiştir ([Bakara 2/269,](https://quran.so/2/269) [Nisa 4/113,](https://quran.so/4/113) [İsra 17/87,](https://quran.so/17/87) [Duha 93/6](https://quran.so/93/6)-[8,](https://quran.so/93/8) [İnşirah 94/1](https://quran.so/94/1)-[4](https://quran.so/94/4)).

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّآ — innā | Indeed, We | — |
| 2 | أَعْطَيْنَـٰكَ — aʿṭaynāka | We have given you | عطو — Ayn-Ta-Vav |
| 3 | ٱلْكَوْثَرَ — l-kawthara | Al-Kauthar | كثر — Kef-Se-Ra |

---
Next: https://quran.so/surah-al-kawthar/verse-2.md
Retrieved: 2026-08-16
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
