# 18. Surah Al-Kahf, Verse 93

- **Surah:** 18. Surah Al-Kahf (The Cave) — سورة الكهف
- **Verse:** 93 / 110 · **Juz:** 16 · **Mushaf page:** 302
- **Source:** https://quran.so/surah-al-kahf/verse-93

## Arabic

حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِنْ دُونِهِمَا قَوْماًۙ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلاً

## Transcription

Hatta itha balaghabayna assaddayni wajada min doonihima qawman layakadoona yafqahoona qawla

## Translations

### Aisha Bewley

until he arrived between the two mountains where he found a people scarcely able to understand speech.

### Progressive Muslims

Until he reached the area between the two barriers, he found no one beside it except a people who could barely understand anything said.

### Shabbir Ahmed

When he reached the valley between two mountain ranges, he found people whose language was barely understandable to him.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

When he had reached between the two barriers, and found besides them a people scarcely understanding speech,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Until he reached the area between the two barriers, he found no one besides them except a people who could barely understand anything said.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When he reached the valley between two palisades, he found people whose language was barely understandable.

### Mohamed Ahmed - Samira

Till he reached a place between two mountains, and found this side of it a people who understood but little of what was spoken.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Until, when he reached [a pass] between two mountains, he found beside them a people who could hardly understand [his] speech.

### Muhammad Asad

[And he marched on] till, when he reached [a place] between the two mountain-barriers, he found beneath them a people who could scarcely understand a word [of his language].

### Marmaduke Pickthall

Till, when he came between the two mountains, he found upon their hither side a folk that scarce could understand a saying.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

until when he reached a place between the two mountains,[1] he found beside the mountains a people who scarcely understood anything.[2]

_Footnotes_
- [1] The "two mountains" must have been parts of that mountain range which runs between the Caspian Sea and the Black Sea as stated in (Ayat 96). This must be so because beyond them was the territory of Gog and Magog.
- [2] That is, it was difficult to communicate with them: their language was almost foreign to Zul-Qarnain and his companions, and, as they were quite barbaric, none could understand their language, nor were they acquainted with any foreign language.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Until he reached a stretch of territory towered by two barriers -probably mountains- beneath which he found a people who could hardly understand a foreign word or language.

### Bijan Moeinian

whose inhabitants barely understood a word.

### Al-Hilali & Khan

Until, when he reached between two mountains, he found, before (near) them (those two mountains), a people who scarcely understood a word.

### Abdullah Yusuf Ali

Until, when he reached (a tract) between two mountains, he found, beneath them, a people who scarcely understood a word.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

until he reached ˹a pass˺ between two mountains. He found in front of them a people who could hardly understand ˹his˺ language.

### Taqi Usmani

until when he reached between the two mountains, he found by them a people who were almost unable to understand anything said.

### Abdul Haleem

then, when he reached a place between two mountain barriers, he found beside them a people who could barely understand him.

### Arthur John Arberry

until, when he reached between the two barriers, he found this side of them a people scarcely able to understand speech.

### E. Henry Palmer

until when he reached the point between the two mountains, he found below them both a people who could scarcely understand speech.

### Hamid S. Aziz

Then he followed still another way,

### Mahmoud Ghali

Until, when he reached between the two barriers, he found close to them a people who almost did not comprehend speech.

### George Sale

until he came between the two mountains; beneath which he found certain people, who could scarce understand what was said.

### Syed Vickar Ahamed

Until, when he reached (a valley) between two mountains, he found, beneath them, a (primitive) people who did not understand a word.

### Amatul Rahman Omar

So that when he reached a place (- Derbent) between two barriers (on one side the Caspian Sea and on the other the Caucasian mountains) he found in their vicinity a people who could hardly understand speech (in his Persian language).

### Ali Quli Qarai

When he reached [the place] between the two barriers, he found between them a people who could hardly understand a word.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Nihayet iki sed (set, dağ) arasına ulaştı. . . Orada neredeyse -hiçbir- uyarıyı değerlendirmeyecek halde bir kavim buldu.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiç bir sözü kavramayan bir kavim buldu.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Sonunda iki set arasına varınca, bunların ötesinde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir topluluk buldu.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ta iki sedd arasına vardığı vakit önlerinde bir kavm buldu ki hemen hemen söz anlayacak bir halde değil gibi idiler

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nihayet iki set arasına vardığı zaman, önlerinde neredeyse hiç söz anlamayan bir kavim buldu.

### Gültekin Onan

İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiç bir sözü kavramayan (yefkahune) bir kavim buldu.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Nihayet iki dağ arasına ulaşdığı zaman onların önünde hemen hiç bir söz anlamaz bir kavm buldu.

### İbni Kesir

En sonunda iki dağın arasına varınca; orada hemen hemen hiç bir söz anlamayan bir kavme rastladı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve derken, iki set arasında (bir yere) vardığında onların yamacında (yaşayan ve onun konuştuğu dilden) çok az şey anlayabilen bir kavme rastladı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sonunda iki dağ arasında, hemen hemen hiçbir söz anlamayan bir kavme rastladı.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Nihayet iki sed arasına ulaşınca onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Nihayet, iki set arasına ulaştı. Setler arasında öyle bir topluluk buldu ki neredeyse söz anlamıyorlardı.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların arasında yaşayan bir topluluğa rastladı; konuştuğu dilden pek anlamıyorlardı.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların dışında, neredeyse hiç söz anlamayan bir toplumla karşılaştı.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İki set arasına vardığında, onun önünde, söz anlamayan bir toplum buldu.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

O iki barajın arasına varınca onların aşağısında söylenen sözü neredeyse hiç anlamayan (anlayışı kıt) bir topluluğa rastladı.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sonunda iki set (dağ) arasına ulaştığında onların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlayamayan bir toplum bulmuştu.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ülke de muhtemelen kuzeye doğru benzer bir ülke olabilir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların yanı başında neredeyse hiç söz anlamayan bir halkla karşılaştı.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların yanı başında neredeyse hiç söz anlamayan bir halkla karşılaştı.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İki seddin arasına varınca setlerin alt tarafında, söylenenleri neredeyse hiç anlamayan bir topluluğa rastladı.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | حَتَّىٰٓ — ḥattā | Until | — |
| 2 | إِذَا — idhā | when | — |
| 3 | بَلَغَ — balagha | he reached | بلغ — Be-Lam-Gayn |
| 4 | بَيْنَ — bayna | between | بين — Be-Ye-Nun |
| 5 | ٱلسَّدَّيْنِ — l-sadayni | the two mountains | سدد — Sin-Dal-Dal |
| 6 | وَجَدَ — wajada | he found | وجد — Vav-Cim-Dal |
| 7 | مِن — min | besides them | — |
| 8 | دُونِهِمَا — dūnihimā | besides them | دون — Dal-Vav-Nun |
| 9 | قَوْمًۭا — qawman | a community | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 10 | لَّا — lā | not | — |
| 11 | يَكَادُونَ — yakādūna | who would almost | كود — Kef-Vav-Dal |
| 12 | يَفْقَهُونَ — yafqahūna | understand | فقه — Fe-Kaf-he |
| 13 | قَوْلًۭا — qawlan | (his) speech | قول — Kaf-Vav-Lam |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-kahf/verse-92.md · Next: https://quran.so/surah-al-kahf/verse-94.md
Retrieved: 2026-08-13
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
