# 18. Surah Al-Kahf, Verse 74

- **Surah:** 18. Surah Al-Kahf (The Cave) — سورة الكهف
- **Verse:** 74 / 110 · **Juz:** 15 · **Mushaf page:** 300
- **Source:** https://quran.so/surah-al-kahf/verse-74

## Arabic

فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَاماً فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْساً زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً نُكْراً

## Transcription

Fantalaqa hattaitha laqiya ghulaman faqatalahu qalaaqatalta nafsan zakiyyatan bighayri nafsin laqad ji/ta shay-annukra

## Translations

### Aisha Bewley

So they went on until they met a youngster whom he killed. Musa said, ‘Have you killed a boy who has done no wrong, without it being in retaliation for someone else? This is truly an appalling thing that you have done!’

### Progressive Muslims

So they ventured forth until they came upon a youth, and he killed him. He said: "Have you killed an innocent person without justice You have truly come with something awful!"

### Shabbir Ahmed

So they went on till, when they met a lad, he slew him. Moses said, "What! Have you slain an innocent person who had slain none? Verily, you have done a horrible thing."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

So they went forth. When they had met a lad, he killed him. He said: “Hast thou killed a pure soul for other than a soul? Thou hast done a terrible thing.”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So they ventured forth until they came upon a youth, and he killed him. He said: "Have you killed an innocent person without justice? You have done something awful!"

### Rashad Khalifa — The Final Testament

So they went. When they met a young boy, he killed him. He said, "Why did you kill such an innocent person, who did not kill another person? You have committed something horrendous."

### Mohamed Ahmed - Samira

The two went on till they came to a boy, whom he killed. Moses exclaimed: "You have killed an innocent soul who had taken no life. You have done a most abominable thing!"

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So they set out, until when they met a boy, al-Khidh r killed him. [Moses] said, "Have you killed a pure soul for other than [having killed] a soul? You have certainly done a deplorable thing."

### Muhammad Asad

And so the two went on, till, when they met a young man, [the sage] slew him -(whereupon Moses] exclaimed: "Hast thou slain an innocent human being without [his having taken] another man's life? Indeed, thou hast done a terrible thing!"

### Marmaduke Pickthall

So they twain journeyed on till, when they met a lad, he slew him. (Moses) said: What! Hast thou slain an innocent soul who hath slain no man? Verily thou hast done a horrid thing.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Then the two went forth until they met a lad whom he slew, whereupon Moses exclaimed: "What! Have you slain an innocent person without his having slain anyone? Surely you have done a horrible thing."

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Again they made their way onward until they met a youth whom he killed. There and then Mussa exclaimed: "Have you deprived an innocent soul of life when the youth committed no murder, you have indeed committed an act truly abominable".

### Bijan Moeinian

Then they continued their journey until they met a young man. Suddenly, the wise man killed him! Moses said: "Why did you kill an innocent man who had not done no harm to anyone? What a horrible thing to do."

### Al-Hilali & Khan

Then they both proceeded, till they met a boy, and he (Khidr) killed him. Mûsâ (Moses) said: "Have you killed an innocent person who had killed none? Verily, you have committed a thing Nukr (a great Munkar - prohibited, evil, dreadful thing)!"

### Abdullah Yusuf Ali

Then they proceeded: until, when they met a young man, he slew him. Moses said: "Hast thou slain an innocent person who had slain none? Truly a foul (unheard of) thing hast thou done!"

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So they proceeded until they came across a boy, and the man killed him. Moses protested, "Have you killed an innocent soul, who killed no one? You have certainly done a horrible thing."

### Taqi Usmani

So, they moved ahead until when they met a boy, he killed him (the boy). He (Mūsā) said, "Did you kill an innocent soul while he did not kill anyone? You have committed a heinous act indeed."

### Abdul Haleem

And so they travelled on. Then, when they met a young boy and the man killed him, Moses said, ‘How could you kill an innocent person? He has not killed anyone! What a terrible thing to do!’

### Arthur John Arberry

So they departed; until, when they met a lad, he slew him. He said, 'What, hast thou slain a soul innocent, and that not to retaliate for a soul slain? Thou hast indeed done a horrible thing.'

### E. Henry Palmer

So they set out until they met a boy, and he killed him. And he (Moses) said, 'Hast thou killed a pure person without (his killing) a person? thou hast produced an unheard-of thing.'

### Hamid S. Aziz

Moses said (pleaded), "Rebuke me not for forgetting, and be not hard on me. "

### Mahmoud Ghali

So they (both) went off until, when they (both) met a youth, then he killed him. He said, "Have you killed a most cleansed self without (his having killed another) self? Indeed you have already come with a (highly) maleficent thing."

### George Sale

Wherefore they left the ship and proceeded, until they met with a youth; and he slew him. Moses said, hast thou slain an innocent person, without his having killed another? Now hast thou committed an unjust action.

### Syed Vickar Ahamed

Then they proceeded further: Until, when they met a boy, he (Khidr) killed him. Musa (Moses) said: "Have you killed an innocent person who has killed no one? Truly a wicked thing have you done!"

### Amatul Rahman Omar

Then they both set out again till when they met a boy, he (- the great man) slew him. (At this Moses) said, `Why have you slain an innocent person without (his having slain) any one. Most certainly, it is a strangely wondrous act you have committed.'

### Ali Quli Qarai

So they went on. When they encountered a boy, he slew him. He said, ‘Did you slay an innocent soul, without [his having slain] anyone? You have certainly done a dire thing!’

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Yollarına devam ettiler. . . Nihayet küçük yaşta bir erkek çocuğa rastgeldiler; (Hızır) onu öldürdü! (Musa) dedi: "Kısas gerekçesi olmaksızın suçsuz birini öldürdün? Gerçekten çok çirkin - yanlış bir şey yaptın!"

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın."

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Yine yürüdüler. Nihayet bir erkek çocuğuna rastladılar. O kul, hemen onu öldürdü. Musa, "Bir can karşılığı olmadan temiz bir çocuğa kıydın ha? Doğrusu sen, çirkin bir iş yaptın!" dedi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Musa, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine gittiler, nihayet bir oğlana rast geldiler tuttu onu öldürüverdi, a! dedi: tertemiz bir nefsi bir nefis mukabili olmaksızın öldürdün mü? alimallah çok münker bir şey yaptın

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine gittiler nihayet bir oğlana rastgeldiler; tuttu onu öldürüverdi. Musa: "Bir can karşılığı olmaksızın masum bir cana mı kıydın? Doğrusu çok kötü birşey yaptın!" dedi.

### Gültekin Onan

Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen benzeri görülmedik (nükra) bir şey yaptın."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Yine gitdiler. Nihayet bir oğlan çocuğuna rast geldikleri zaman o, hemen bunu öldürdü. (Musa) dedi ki: "Tertemiz (ma'sum) bir canı, (diğer) bir can karşılığı olmaksızın, öldürdün ha! Andolsun ki sen kötü bir şey yapdın"!

### İbni Kesir

Yine gittiler, nihayet bir erkek çocuğa rastladılar. O, hemen bunu öldürdü. Cana karşılık olmaksızın masum bir kimseye mi kıydın? Doğrusu, çok kötü bir şey yaptın, dedi.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Böylece yeniden yola koyuldular; sonunda genç bir adama rastladılar: (bilge kişi) onu öldürdü, (Musa bunu görünce:) "Bir başka cana karşılık olmaksızın masum bir cana kıydın, öyle mi?" diye çıkıştı, "Gerçekten, çok korkunç bir iş yaptın sen!"

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Yine yola devam ettiler. Sonunda bir gençle karşılaştılar. O, hemen onu öldürdü: -Bir cana karşılık olmaksızın, masum bir cana mı kıydın? Gerçekten çok kötü bir iş yaptın.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine yürüdüler. Nihayet bir oğlana rastladılar. (O kul) hemen onu öldürdü. (Musa): "Bir can karşılığı olmadan temiz bir cana kıydın ha? Doğrusu sen, çirkin bir iş yaptın!" dedi.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir oğlana rastgeldiler; tuttu onu öldürdü. Musa dedi: "Tertemiz bir insanı, bir cana karşılık olmaksızın öldürdün ha!? Vallahi çok kötü bir iş yaptın!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Tekrar yola koyuldular; en sonunda bir delikanlıya rastladılar; derken, o (alim kişi) onu öldürüverdi. (Musa) "Ne, sen bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana kıydın, öyle mi?" dedi; "Doğrusu sen çok büyük bir yasağı çiğnedin!"

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Tekrar yola koyuldular. Nihayet bir delikanlıya[1] rastladılar. Onu öldürdü. "Bir cana karşılık olmaksızın masum bir canı öldürdün mü? Gerçekten dehşet verici bir şey yaptın!"

_Footnotes_
- [1] Kimi çevirilerde çocuk diye çevrilen "ğulam" sözcüğü, delikanlı anlamında olup, yaşlı anlamındaki "şeyh" sözcüğünün zıddıdır. Dolayısı ile öldürülen kimse çocuk değil genç yaşta birisidir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ardından yola koyulduklarında, bir delikanlıyla karşılaştılar; birden onu öldürdü. Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, suçsuz birisini mi öldürdün? Gerçek şu ki, çok kötü bir eylem yaptın!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra yola koyuldular. Nihayet bir oğlan çocuğuyla karşılaştılar; o hemen çocuğu öldürdü. Musa dedi ki "Sen cana karşılık olmadan suçsuz birinin canına kıydın ha? Doğrusu, anlaşılmaz bir durum meydana getirdin."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Yeniden) yola koyulmuşlardı. Sonunda bir erkek çocuğa rastladıklarında (melek) onu hemen öldürmüştü. (Musa) şöyle demişti: "Tertemiz (suçsuz) bir canı, bir can karşılığı olmaksızın öldürdün, öyle mi? Şüphesiz ki sen fena bir şey yaptın!"

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Tekrar yola koyuldular. Nihayet bir delikanlıya[1] rastladılar. Onu öldürdü. "Bir cana karşılık olmaksızın zekiyye[2] bir canı öldürdün mü? Gerçekten dehşet verici bir şey yaptın!"

_Footnotes_
- [1] Literal olarak Ğulam. Ğulam, anneye babaya nispetle evlat anlamındadır. Çocuğun yaşı ne olursa olsun kırk yaşında olsa bile Anne ve babaya nispet edildiğinde evlat, yani çocuk olarak tanımlanmaktadır. Ğulam sözcük olarak; oğlan, evlat, delikanlı, çocuk, uşak, hizmetli, ergenlik çağı anlamlarına gelmektedir. Kimi çevirilerde çocuk diye çevrilen "ğulam" sözcüğü, bu ayette delikanlı anlamında olup, yaşlı anlamındaki "şeyh" sözcüğünün zıddıdır. Dolayısı ile öldürülen kimse çocuk değil delikanlı yaşta birisidir. Ğulam sözcüğünün delikanlı, genç anlamına geldiği bu surenin
- [2] Ayetinde açıkça ifade edilmektedir.
- [3] Masum. Bu ve onlarca ayette geçtiği gibi "zekat" arınmak, daha temiz olmak, yücelmek demektir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Tekrar yola koyuldular. Nihayet bir delikanlıya[1] rastladılar. Onu öldürdü. "Bir cana karşılık olmaksızın zekiyye[2] bir canı öldürdün mü? Gerçekten dehşet verici bir şey yaptın!"

_Footnotes_
- [1] Kelimesi kelimesine, Ğulam. Ğulam, anneye babaya nispetle evlat anlamındadır. Çocuğun yaşı ne olursa olsun kırk yaşında olsa bile anne ve babaya nispet edildiğinde evlat, yani çocuk olarak tanımlanmaktadır. Ğulam kelime olarak; oğlan, evlat, delikanlı, çocuk, uşak, hizmetli, ergenlik çağı anlamlarına gelmektedir. Kimi çevirilerde çocuk diye çevrilen "ğulam" kelimesi, bu ayette delikanlı anlamında olup, yaşlı anlamındaki "şeyh" kelimesinin zıddıdır. Dolayısı ile öldürülen kimse çocuk değil delikanlı yaşta birisidir. Ğulam kelimesinin delikanlı, genç anlamına geldiği bu surenin 82. ayetinde açıkça ifade edilmektedir.
- [2] Masum. Bu ve onlarca ayette geçtiği gibi "zekat" arınmak, daha temiz olmak, yücelmek demektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra yine yola koyuldular. Bir erkek çocuğuyla karşılaştıklarında (o kul) hemen onu öldürdü. Musa dedi ki: "Sen bir cana karşılık olmadan masum bir cana mı kıydın! Sen gerçekten kötü bir şey yaptın!"

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَٱنطَلَقَا — fa-inṭalaqā | Then they both set out | طلق — Ta-Lam-Kaf |
| 2 | حَتَّىٰٓ — ḥattā | until | — |
| 3 | إِذَا — idhā | when | — |
| 4 | لَقِيَا — laqiyā | they met | لقي — Lam-Kaf-Ye |
| 5 | غُلَـٰمًۭا — ghulāman | a boy | غلم — Gayn-Lam-Mim |
| 6 | فَقَتَلَهُۥ — faqatalahu | then he killed him | قتل — Kaf-Te-Lam |
| 7 | قَالَ — qāla | He said | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 8 | أَقَتَلْتَ — aqatalta | Have you killed | قتل — Kaf-Te-Lam |
| 9 | نَفْسًۭا — nafsan | a soul | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 10 | زَكِيَّةًۢ — zakiyyatan | pure | زكو — Za-Kef-Vav |
| 11 | بِغَيْرِ — bighayri | for other than | غير — Gayn-Ye-Ra |
| 12 | نَفْسٍۢ — nafsin | a soul | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 13 | لَّقَدْ — laqad | Certainly | — |
| 14 | جِئْتَ — ji'ta | you have done | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 15 | شَيْـًۭٔا — shayan | a thing | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 16 | نُّكْرًۭا — nuk'ran | evil | نكر — Nun-Kef-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-kahf/verse-73.md · Next: https://quran.so/surah-al-kahf/verse-75.md
Retrieved: 2026-08-13
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
