# 72. Surah Al-Jinn, Verse 1

- **Surah:** 72. Surah Al-Jinn (The Jinn) — سورة الجن
- **Verse:** 1 / 28 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 571
- **Source:** https://quran.so/surah-al-jinn/verse-1

## Arabic

قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰناً عَجَباًۙ

## Transcription

Qul oohiya ilayya annahu istamaAAanafarun mina aljinni faqaloo inna samiAAnaqur-anan AAajaba

## Translations

### Aisha Bewley

Say: ‘It has been revealed to me that a band of the jinn listened and said, "We have heard a most amazing Recitation.

### Progressive Muslims

Say: "It has been inspired to me that a group of Jinn were listening. " They said: "We have heard a magnificent Quran!"

### Shabbir Ahmed

Say (O Prophet): It has been revealed to me that a tribe of nomads listened, and then they said, "Behold, we have heard a marvelous Recital. " (46:29).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Say thou: “It is revealed to me, that a band of the domini listened in, and they said: ‘We have heard an amazing recitation

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Say: "It has been inspired to me that a group of Jinn were listening." They said: "We have heard a magnificent revelation!"

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Say, "I was inspired that a group of jinns listened, then said, 'We have heard a wonderful Quran.,

### Mohamed Ahmed - Samira

SAY: "I HAVE been informed that a number of jinns had listened; then said: 'We have heard the wondrous Qur'an,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Say, [O Muúammad], "It has been revealed to me that a group of the jinn listened and said, 'Indeed, we have heard an amazing Qur'an.

### Muhammad Asad

SAY: "It has been revealed to me that some of the unseen beings gave ear [to this divine writ], and thereupon said [unto their fellow-beings]: "'Verily, we have heard a wondrous discourse,

### Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): It is revealed unto me that a company of the Jinn gave ear, and they said: Lo! we have heard a marvellous Qur'an,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Say, (O Prophet), it was revealed to me that a band of jinn attentively listened[1] to (the recitation of the Qur'an) and then (went back to their people) and said:

_Footnotes_
- [1] This shows that the jinn at that time were not visible to the Prophet (peace be upon him), nor he knew that they were hearing the Quran being recited, but Allah informed him of the incident afterwards by revelation. Abdullah bin Abbas has also, in connection with this incident, stated: The Messenger (peace be upon him) of Allah had not recited the Quran before the jinn, nor did he see them. (Muslim, Tirmidhi, Musnad Ahmad, Ibn Jarir).

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Say to the people: " I have been inspired by Allah that a certain number of the Jinn listened to the recital of the sacred revelations and said: "we have heard an exceptional Quran"

### Bijan Moeinian

O’ Mohammad, declare that: "God has informed me that in an occasion a group of Jinns have listened to the recital of the Qur’an and have found it amazing. "

### Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "It has been revealed to me that a group (from three to ten in number) of jinn[1] listened (to this Qur’ân). They said: ‘Verily, we have heard a wonderful Recitation (this Qur’ân)!

### Abdullah Yusuf Ali

Say: It has been revealed to me that a company of Jinns listened (to the Qur'an). They said, 'We have really heard a wonderful Recital!

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Say, ˹O Prophet,˺ "It has been revealed to me that a group of jinn listened ˹to the Quran,˺ and said ˹to their fellow jinn˺: ‘Indeed, we have heard a wondrous recitation.

### Taqi Usmani

Say, "It has been revealed to me that a group from Jinn has listened (to the Qur’ān), and said (to their people), ‘Indeed we have heard an amazing Recital (Qur’ān)

### Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘It has been revealed to me that a group of jinn once listened in and said, "We have heard a wondrous Quran,

### Arthur John Arberry

Say: 'It has been revealed to me that a company of the jinn gave ear, then they said, "We have indeed heard a Koran wonderful,

### E. Henry Palmer

Say, 'I have been inspired that there listened a company of the ginn, and they said, "We have heard a marvellous Qur'an

### Hamid S. Aziz

Say, "It has been revealed to me that a company of the jinn listened, and they said, "Surely we have heard a wonderful Recital (Quran),

### Mahmoud Ghali

Say, "It has been revealed to me that a batch of the jinn listened; then they said, Surely we have heard a wondrous Qur'an,

### George Sale

Say, it hath been revealed unto me that a company of genii attentively heard me reading the Koran, and said, verily we have heard an admirable discourse;

### Syed Vickar Ahamed

Say: "It has been revealed to me that an assembly of jinns' listened (to the Quran). They said, ‘Verily, we have really heard a Wonderful Recitation (this Quran)!

### Amatul Rahman Omar

Say, `It has been revealed to me that a party of the jinn (- the non-Arab Jews of Nasîbîn, called Jinn because of their being strong, sharp and effective in affairs) listened (to the Qur'ân), so they said (to their people on their return), "Surely, we have heard a wonderful Qur'ân,

### Ali Quli Qarai

Say, ‘It has been revealed to me that a team of the jinn listened [to the Qur’ān], and they said, "Indeed we heard a wonderful Qur’ān,

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

De ki: "Bana vahyolunana göre; Cin'den bir topluluk (Kur'an) dinleyip de: 'Muhakkak ki biz, hayrete düşüren bir Kur'an işittik!' demişler. "

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik"

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- De ki: Cinlerden bir grubun, Kur'an'ı dinleyip toplumlarına şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz, doğru yola ileten eşsiz bir Kur'an dinledik. Bu yüzden ona inandık. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: Vahy olundu bana hakıkat bir takım cinnin dinleyip de şöyle dedikleri: inan olsun biz acaib bir Kur'an dinledik.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Cinlerden bir grubun (Kur'an'ı) dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyolundu: "İnan olsun biz acaip bir Kuran dinledik.

### Gültekin Onan

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: "Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kuran dinledik."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Habibim) de ki: "Bana şu hakıykat (ler) vahy olunmuşdur: Cin den bir zümre (benim Kur'an okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: — Biz, hakıyki hayranlık veren bir Kur'an dinledik.

### İbni Kesir

De ki: Bana vahyolundu ki; cinnlerden bir topluluk onu dinlemiş ve; doğrusu biz, hayrete düşüren bir Kur'an dinledik, demişlerdir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

De ki: "Tanınmayan/bilinmeyen varlıklardan bir kısmının (bu ilahi kelama) kulak verdikleri ve sonra (arkadaşlarına şöyle) söyledikleri bana vahyedildi: 'Biz olağanüstü güzellikte bir hitabe dinledik,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

De ki: Bir grup cinin, dinleyip şöyle dediği bana vahyedildi: -Biz, hayret verici bir okuma duyduk.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: Cinlerden bir topluluğun Kur'an dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz harikulade güzel bir Kur'an dinledik.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

De ki: "Cinlerden bir topluluğun dinleyip şunu söyledikleri bana vahyolundu: 'Gerçekten biz, hayranlık verici bir Kur'an dinledik."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

De ki: "Bana vahyedildi ki, cinlerden bir kısmı (bu mesaja) kulak vererek, (dostlarına) şöyle dediler: "Gerçekten de biz olağanüstü güzellikte bir hitap dinledik;

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

De ki: "Bana, cinlerden[1] bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an[2] dinledik, dedikleri, vahy vahyedildi."

_Footnotes_
- [1] Yabancılardan. Cinn sözcüğünün kökü mastar olarak, "örtmek, görünmez hale getirmek" demektir. Cinnet, mecnun, cennet, cenin sözcükleri bu köktendir. Aklın örtülmesine cinnet; ağaçlarla, yeşilliklerle örtülmüş toprak parçasına cennet; rahmin örttüğüne cenin; akıl hastası olana(aklı örtülmüş olduğu için) mecnun denmesi, bunların örtünerek görünmez hale gelmiş olmalarındandır. Kur'an, cinn kavramını daha çok bilinmeyen, tanınmayan yani yabancı olan, yabancı yerlerden olan kimseler ve toplumlar için kullanmaktadır. (46/Ahkaf, 29) Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının, cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebimize kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur.
- [2] Hitap, söylev, kelam.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "Cinlerden bir topluluğun dinledikleri; sonra, şöyle dedikleri bana bildirildi: ‘Hayranlık veren Kur'an'ı dinledik!' "

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

De ki "Bana şunlar vahyedildi: Cinlerin[1] bir kısmı beni dinlemiş ve şöyle demişler: Biz hayranlık uyandıran bir Kur'an (bir söz kümesi), dinledik.

_Footnotes_
- [1] Görünmeyen tüm varlıkların ortak adıdır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(1, 2) De ki: "Cinlerden[1] bir grubun (beni) dinlediği ve şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: ‘Şüphesiz ki doğruya götüren[2] harikulade bir Kur'an dinledik ve ona inandık; artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.

_Footnotes_
- [1] [Cin] kelimesi, "örtülü", "saklı", "görünmeyen" anlamlarına gelen [cinnî] kelimesinin çoğuludur. Görünmedikleri için saklı varlıkların bir bölümüne [cin/cân] adı verilmektedir. Cinlerin, sanılanın aksine güçsüz oldukları, insanların onları gereksiz yere şımartıp daha da azgınlaşmalarına sebep oldukları, cinlerin çeşitli itiraflarından anlaşılmaktadır. 13. ayette ise, Allah'a güvenen insanlara hiçbir şekilde zarar veremeyecekleri belirtilmektedir. Burada sözü edilen cinler, sorumluluk sahibi kılınan görünmeyen varlıklardır.
- [2] Cinlerin Kur'an'la ilgili bu değerlendirmelerini Tevrat için de yaptıkları Ahkâf 46:30'da dile getirilmektedir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

De ki: "Bana, cinlerden[1] bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an[2] dinledik, dedikleri, vahyolundu."

_Footnotes_
- [1] Yabancılardan. Gördüğümüz- görmediğimiz, bilinen-bilinmeyen, tanınan-tanınmayan, yerli-yabancı, gelmiş geçmiş kim varsa. Kur'an cinn kavramını daha çok bilinmeyen, tanınmayan yani yabancı olan, yabancı yerlerden olan kimseler ve halklar için kullanmaktadır. (46:29) Cinn, Can kelimesinin çoğuludur. "Gözükmez ontolojik varlık ve güç. Cin, duyulardan saklanmak demektir. Cin, kökü mastar olarak, "örtmek, görünmez hale getirmek" demektir. İnsanın yaşam kaynağı görünmediği için ona da "can" denmektedir. Cinnet, mecnun, cennet, cenin sözcükleri bu köktendir. Aklın örtülmesine cinnet; ağaçlarla, yeşilliklerle örtülmüş toprak parçasına cennet; rahmin örtüğüne cenin; akıl hastası olana (aklı örtülmüş olduğu için) mecnun denemesi, bunların örtünerek görünmez hale gelmiş olmalarındandır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemektedir ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı Cahiliye inancıdır. Müşriklerin; Nebi'ye kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn ile ilgili inançlarının bir sonucudur.
- [2] Hitap, söylev, kelam.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

De ki: "Bana, cinlerden[1] bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an[2] dinledik, dedikleri, vahyolundu."

_Footnotes_
- [1] Tanımadığımız birtakım insanlar. "Cinn, Can kelimesinin çoğuludur. Kelime anlamı, "kapalı, gözükmez varlık, güç ve duyulardan saklanan demektir. Cinn kelimesi mastar olarak, "örtmek, görünmez hale getirmek" demektir. İnsanın yaşam kaynağı görünmediği için ona da "can" denmektedir. Cinnet, mecnun, cennet, cenin kelimeleri bu köktendir. Aklın örtülmesine cinnet; ağaçlarla, yeşilliklerle örtülmüş toprak parçasına cennet; rahmin örtüğüne cenin, akıl hastası olana (aklı örtülmüş olduğu için) mecnun denemesi, bunların örtünerek görünmez hale gelmiş olmalarındandır. Kur'an, cinn kelimesini, ontolojik varlık olan ve dumansız ateşten yaratılan "cinn" için kullanmanın yanı sıra, "yabancı olan, yabancı yerleşim yerlerinde yaşayan, görme alanımızın dışında kalan insanların tamamı" kast etmek için de kullanmaktadır (Bkz.46:29). Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemektedir ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı, Cahili bir inançtır. Müşriklerin; Muhammed Nebi'ye kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Ontolojik varlık olan cinlerin insanlarla ilişkiye girmeleri söz konusu değildir.
- [2] Hitap, söylev, kelam.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

De ki: "Bana, bir grup cinin beni dinleyip (diğer cinlere) şöyle dedikleri vahyedildi: 'Biz hayranlık uyandıran bir kur'an /ayet kümesi[1] dinledik[2].

_Footnotes_
- [1] Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur (القُرْء) veya kar (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir. Benzer ayetler için bkz: [Yusuf 12/2,](https://quran.so/12/2) [Taha 20/113](https://quran.so/20/113)-[114,](https://quran.so/20/114) [Zümer 39/28,](https://quran.so/39/28) [Fussilet 41/3,](https://quran.so/41/3) [Şura 42/7,](https://quran.so/42/7) [Zuhruf 43/1](https://quran.so/43/1)-[3,](https://quran.so/43/3) [Ahkaf 46/12.](https://quran.so/46/12)
- [2] [Ahkaf 46/29.](https://quran.so/46/29)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | قُلْ — qul | Say | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 2 | أُوحِىَ — ūḥiya | It has been revealed | وحي — Vav-Ha-Ye |
| 3 | إِلَىَّ — ilayya | to me | — |
| 4 | أَنَّهُ — annahu | that | — |
| 5 | ٱسْتَمَعَ — is'tamaʿa | listened | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 6 | نَفَرٌۭ — nafarun | a group | نفر — Nun-Fe-Ra |
| 7 | مِّنَ — mina | of | — |
| 8 | ٱلْجِنِّ — l-jini | the jinn | جنن — Cim-Nun-Nun |
| 9 | فَقَالُوٓا۟ — faqālū | and they said | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 10 | إِنَّا — innā | Indeed, we | — |
| 11 | سَمِعْنَا — samiʿ'nā | heard | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 12 | قُرْءَانًا — qur'ānan | a Quran | قرا — Kaf-Ra-Elif |
| 13 | عَجَبًۭا — ʿajaban | amazing | عجب — Ayn-Cim-Be |

---
Next: https://quran.so/surah-al-jinn/verse-2.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
