# 76. Surah Al-Insan, Verse 7

- **Surah:** 76. Surah Al-Insan (Man) — سورة الانسان
- **Verse:** 7 / 31 · **Juz:** 29 · **Mushaf page:** 578
- **Source:** https://quran.so/surah-al-insan/verse-7

## Arabic

يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْماً كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يراً

## Transcription

Yoofoona binnathri wayakhafoonayawman kana sharruhu mustateera

## Translations

### Aisha Bewley

They fulfil their vows and fear a Day whose evil will spread far and wide.

### Progressive Muslims

They fulfill their vows, and they fear a Day whose consequences are wide-spread.

### Shabbir Ahmed

They fulfill their vows and pledges and fear (and therefore, guard against) the times when chaos and corruption might sweep the society.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They fulfil the vow, and fear a day the evil of which will be widespread,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

They fulfill their vows, and they fear a Day whose consequences are wide-spread.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They fulfill their pledges, and reverence a day that is extremely difficult.

### Mohamed Ahmed - Samira

Those who fulfil their vows and fear the Day whose evil shall be diffused far and wide,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

They [are those who] fulfill [their] vows and fear a Day whose evil will be widespread.

### Muhammad Asad

[The truly virtuous are] they [who] fulfil their vows, and stand in awe of a Day the woe of which is bound to spread far and wide,

### Marmaduke Pickthall

(Because) they perform the vow and fear a day whereof the evil is wide-spreading,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

These will be the ones who fulfil their vows[1] and dread the Day whose woe shall be spread far and wide;

_Footnotes_
- [1] One meaning of fulfilling the vow is that one should
fulfill. The second, that one should fulfill what one has
pledged oneself to do. The third, that one should fulfill what
one has been enjoined; what is obligatory for one to do,
whether one has been enjoined it, or is self imposed. Of
these three the second meaning is the best known and
generally the same is implied by fulfilling the vow. In any
case, these righteous people have been regarded as
praiseworthy either because they carry out the duties
enjoined by Allah, or because if they vow to Allah to
perform certain good deeds which Allah has not enjoined
on them, they fulfill even those self imposed vows, not to
speak of showing any negligence in carrying out the duties
which Allah has actually enjoined on them.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Those who kept their vows and feared a Day whose evil is far-reaching.

### Bijan Moeinian

The believers are those who fulfill their vows and are afraid of the day that its terror will reach the guilty one as far as he is.

### Al-Hilali & Khan

They (are those who) fulfil (their) vows, and they fear a Day whose evil will be wide-spreading.

### Abdullah Yusuf Ali

They perform (their) vows, and they fear a Day whose evil flies far and wide.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

They ˹are those who˺ fulfil ˹their˺ vows and fear a Day of sweeping horror,

### Taqi Usmani

They (are the ones who) fulfill their vows, and fear a day whose evil (events) will spread far and wide,

### Abdul Haleem

They fulfil their vows; they fear a day of widespread woes;

### Arthur John Arberry

They fulfil their vows, and fear a day whose evil is upon the wing;

### E. Henry Palmer

They who fulfill their vows, and fear a day, the evil which shall fly abroad,

### Hamid S. Aziz

Because they fulfil their vows and fear a day the evil of which spreads far and wide.

### Mahmoud Ghali

They fulfill (their) vows and fear a Day whose evil is spread all over;

### George Sale

These fulfil their vow, and dread the day, the evil whereof will disperse itself far abroad;

### Syed Vickar Ahamed

They make (their) vows, and they fear a Day whose sorrow spreads far and wide.

### Amatul Rahman Omar

They fulfill (their) vows (by doing their duty to God and mankind) and fear a day the woes of which shall be wide spread.

### Ali Quli Qarai

They fulfill their vows and fear a day whose ill will be widespread.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(O Ebrar) ahdlerini tam yerine getirirler ve şerri yayılıp giden bir günden korkarlar!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. "Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız" derler.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan günden korkarlar.

### Gültekin Onan

Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Onlar) adağını yerine getirirler (di), şerri yaygın (ve salgın) olan günden korkarlar (dı).

### İbni Kesir

Onlar; adağı yerine getirirler. Ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Gerçek erdem sahipleri) onlar(dır ki,) sözlerini yerine getirirler ve şiddeti yayılıp genişleyen bir Gün'ün korkusunu duyarlar.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Adaklarını yerine getirenler ve şerri çok yaygın olan bir günden korkarlar.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Onlar verdikleri sözü tam bir biçimde yerine getirirler ve kötülüğü salgın olan bir günden korkarlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(O has kullar ki;) üzerlerine vacip kıldıkları hayrı yerine getirirler ve şerri kahredici bir virüs gibi yayılan günün kaygısını taşırlar;

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü salgın olan günden korkarlar.[557]

_Footnotes_
- [557] Adak adayarak Allah'tan dileklerde bulunulduğunda, adakların öncelikle yerine getirilmesi gerekir. Dileklerin gerçekleşmesi koşuluna bağlı olarak adak adanması doğru bir edim değildir. Adak konusu, Tevrat ve Zebur ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Yasanın Tekrarı 23:21-23; "Tanrınız Rabbe bir dilek adağı adadığınızda, yerine getirmeyi savsaklamayın. Tanrınız Rab, bunu sizden kesinlikle isteyecektir. Yerine getirmezseniz günah sayılacaktır. Fakat adak adamaktan çekinirseniz günah yoktur. Ağzınızdan çıkanı yapmaya dikkat edin. Çünkü Tanrınız Rabbe, adağı gönülden adadınız." Zebur, Mezmurlar 50:14; "Allah'a şükran kurbanı sun; Yüceler Yücesi'ne adaklarını yerine getir." Zebur, Vaiz 5:4,5; "Allah'a adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O, akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir; adak adamamak, adayıp da yerine getirmemekten iyidir."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar, verdikleri sözü tutan ve dehşeti her yeri kaplayacak bir günden korkan kullardır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Allah'ın iyi kulları), verdikleri sözü yerine getirir ve kötülüğü her yere yayılmış olan bir günden korkarlar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlar, adaklarını yerine getirir, kötülüğü her yere yayılacak bir günden korkar;[1]

_Footnotes_
- [1] [Ra'd 13/21,](https://quran.so/13/21) [Nur 24/37.](https://quran.so/24/37)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | يُوفُونَ — yūfūna | They fulfill | وفي — Vav-Fe-Ye |
| 2 | بِٱلنَّذْرِ — bil-nadhri | the vows | نذر — Nun-Zal-Ra |
| 3 | وَيَخَافُونَ — wayakhāfūna | and fear | خوف — Kh-Vav-Fe |
| 4 | يَوْمًۭا — yawman | a Day | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 5 | كَانَ — kāna | (which) is | كون — Kef-Vav-Nun |
| 6 | شَرُّهُۥ — sharruhu | its evil | شرر — Şin-Ra-Ra |
| 7 | مُسْتَطِيرًۭا — mus'taṭīran | widespread | طير — Ta-Ye-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-insan/verse-6.md · Next: https://quran.so/surah-al-insan/verse-8.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
