# 22. Surah Al-Hajj, Verse 45

- **Surah:** 22. Surah Al-Hajj (The Pilgrimage) — سورة الحج
- **Verse:** 45 / 78 · **Juz:** 17 · **Mushaf page:** 336
- **Source:** https://quran.so/surah-al-hajj/verse-45

## Arabic

فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّـلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ

## Transcription

Fakaayyin min qaryatin ahlaknahawahiya thalimatun fahiya khawiyatunAAala AAurooshiha wabi/rin muAAattalatinwaqasrin masheed

## Translations

### Aisha Bewley

How many wrongdoing cities We destroyed, and now all their roofs and walls are fallen in; how many abandoned wells and stuccoed palaces!

### Progressive Muslims

So how many a town have We destroyed while it was doing wrong, so that it is lying in ruins with its wells abandoned, and empty palaces.

### Shabbir Ahmed

And how many a township have We (Our Law of Requital) annihilated, for they oppressed people and violated human rights! And now they lie deserted, with their roofs caved in! And how many a well lies abandoned, and how many a castle in ruins that once stood high!

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And how many a city did We destroy when it was doing wrong and is desolate! — and a deserted well[...]! and a lofty castle[...]!

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So how many a town have We destroyed while it was doing wrong, so that it is lying in ruins with its wells abandoned, and empty palaces.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Many a community we have annihilated because of their wickedness. They ended up in ruins, stilled wells, and great empty mansions.

### Mohamed Ahmed - Samira

How many a habitation given to wickedness have We destroyed, whose roofs tumbled down, which fell into ruins. How many a well and fortress reinforced lie abandoned!

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And how many a city did We destroy while it was committing wrong - so it is [now] fallen into ruin - and [how many] an abandoned well and [how many] a lofty palace.

### Muhammad Asad

And how many a township have We destroyed because it had been immersed in evildoing - and now they [all] lie deserted, with their roofs caved in! And how many a well lies abandoned, and how many a castle that [once] stood high!

### Marmaduke Pickthall

How many a township have We destroyed while it was sinful, so that it lieth (to this day) in ruins, and (how many) a deserted well and lofty tower!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

How many towns have We destroyed because their people were steeped in iniquity:[1] so they lie fallen down upon their turrets! How many wells lie deserted; and how many towering palaces lie in ruins!

_Footnotes_
- [1] In Arabic a well is synonymous with a habitation. Thus "many a wells" means “many a habitation has been destroyed”.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Wherefore many were the towns We destroyed with their wrongful inhabitants that they stood desolate and empty but of dilapidated trellises over hills of ruin, and the wells and the spacious and the highly decorated buildings neglected, empty and abandoned!

### Bijan Moeinian

I destroyed many townships in account of their inhabitants’ wickedness. Their ruins are lying upside down upon their roofs. How many wells are left useless and how many castles are abandoned.

### Al-Hilali & Khan

And many a township did We destroy while it was given to wrong-doing, so that it lies in ruins (up to this day), and (many) a deserted well and lofty castle!

### Abdullah Yusuf Ali

How many populations have We destroyed, which were given to wrong-doing? They tumbled down on their roofs. And how many wells are lying idle and neglected, and castles lofty and well-built?

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Many are the societies We have destroyed for persisting in wrongdoing, leaving them in total ruin. ˹Many are˺ also the abandoned wells and lofty palaces!

### Taqi Usmani

How many towns have We destroyed, as they were wrongdoers! So, they are fallen down on their roofs, and (how many a) deserted well and (how many a) well-built castle!

### Abdul Haleem

How many towns steeped in wrongdoing We have destroyed and left in total ruin; how many deserted wells; how many lofty palaces!

### Arthur John Arberry

How many a city We have destroyed in its evildoing, and now it is fallen down upon its turrets! How many a ruined well, a tall palace!

### E. Henry Palmer

And how many a city have we destroyed while it yet did wrong, and it was turned over on its roofs, and (how many) a deserted well and lofty palace!

### Hamid S. Aziz

And the dweller of Midian; and Moses was called a liar too: but I indulged the disbelievers a long while, and then I seized them, and how terrible was My rejection!

### Mahmoud Ghali

So, (similarly) many a town We have caused to perish (while) it was unjust; so it is (now) devastated upon its turrets! (Literally: trellises) And many a well (lies) untended and (many) an (imposingly) constructed palace (is left vacant)!

### George Sale

How many cities have We destroyed, which were ungodly, and which are now fallen to ruin on their roofs? And how many wells have been abandoned, and lofty castles?

### Syed Vickar Ahamed

And how many townships (or populations) have We destroyed, which were used to doing wrong? They fell down on their tops. And how many wells are lying idle and neglected, and the tall and well-built castles?

### Amatul Rahman Omar

We have destroyed so many townships because (the people thereof) were given to wicked ways so that they have fallen down on their roofs, and how many a well is completely deserted: (similarly) many a strongly built lofty castles (met the same doom because We destroyed their occupants).

### Ali Quli Qarai

How many towns We have destroyed while they were wrongdoers! So they lie fallen on their trellises, their wells neglected and their lofty palaces [desolate]!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Nice zalim şehir vardı ki, haksızlıkta aşırı gitmeleri sonucu onları helak ettik. . . Artık çatıları, duvarları üstüne çökmüş. . . Geride kullanılmaz kuyular ve yıkılmış saraylar kalmış.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Halkı) Zulmediyorken yıkıma uğrattığımız nice ülkeler vardır ki, şimdi onların altları üstlerine gelmiş ıpıssız durmakta, kullanılamaz durumdaki kuyuları (terkedilmiş bulunmakta), yüksek sarayları (çın çın ötmektedir).

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Evet, nice memleketler vardı ki biz onları zulm etmektelerken helak ettik de şimdi onlar damlarının üzerine çökmüş ıp ıssız, hem nice muattal kuyu ve müşeyyed köşk

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Evet nice memleketler vardır ki, Biz onları zulum yaparlarken helak ettik; şimdi damlarının üzerine çökmüş, ıp ıssız yıkıntı halindedir; ve nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (bomboş kalmış) muhteşem köşkler vardır.

### Gültekin Onan

(Halkı) Zulmediyorken yıkıma uğrattığımız nice ülkeler vardır ki, şimdi onların altları üstlerine gelmiş ıpıssız durmakta, kullanılamaz durumdaki kuyuları (terkedilmiş bulunmakta), yüksek sarayları (çın çın ötmektedir).

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Evet) nice memleket (ler vardı) ki (halkı) zulümde devam edib dururlarken biz onları (mahv-ü) helak etdik. Şimdi dıvarlar tavanlarının üstüne çökmüş (ıpıssız kalmış) dır (o yerler). Ve (biz nice) kuyu (lar) ı muattal, (nice) yüksek saray (ları bomboş bırakdık).

### İbni Kesir

Nice kasabaları zulüm ederken helak ettik. Şimdi onların altları üstlerine gelmiş ıpıssız durmaktadır, kuyuları körelmiş, sarayları yıkılmıştır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve zulüm ve haksızlıkta onmaz düzeylere vardıkları için nice şehirleri yok ettik, öyle ki, şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor; çatıları çökmüş, kuyuları kurumuş, (bir zamanlar göğe doğru) yükselen sarayları (şimdi yerle bir olmuş)!

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Nice ülkeleri zalimlik ederken helak ettik. Şimdi, onlar tepetakla edilmiş, su kuyuları terkedilmiş ve sağlam sarayları bomboş kalmıştır.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Halkı) zulmederken helak ettiğimiz nice kent vardır ki duvarları (yıkılan) tavanlarının üstüne çökmüştür. Nice kullanılmaz olmuş kuyu ve nice (ıssız kalmış) sağlam köşk vardır!

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Zalim olduğu için helak ettiğimiz nice kent/medeniyet var ki, duvarları, tavanları üzerine çökmüş halde. Nice kullanılmaz halde bırakılmış su kuyusu, nice görkemli/süslü/bakımlı köşk var.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Nice zulme dalmış ülke halkını yok ettik. Artık duvarları çatıları üzerine çökmüş, kuyuları kullanılmaz olmuş, yüce sarayları terkedilmiştir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İşte bu yüzden çığırdan çıkmış nice kentleri helak ettik. Nihayet hepsi de tepe taklak gitti, şimdi yerlerinde yeller esiyor. (Geriye) terkedilmiş kuyular (kaldı); o heybetli saraylar(dan şimdi eser yok).

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve saraylar vardır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Haksızlık yaptıkları için yıkıma uğrattığımız nice kentler; duvarları ve çatıları çökmüş ve kuyuları artık kurumuş nice görkemli saraylar vardır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz nice kenti yanlış yaparlarken etkisiz hale getirmişizdir. Onlara, devrilmiş direkleri üzerine çökmüş, bir kör kuyu ve sağlam bir köşk kalmıştır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Nitekim), nice şehirler vardı ki o şehir(lerin halkı) haksızlık etmekteyken biz onları helak etmiştik. (O şehirlerde) duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır.[1]Kullanılmaz hâle gelmiş bir kuyu ve (ıssız kalmış) heybetli bir köşk vardır.

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:259; Kehf 18:42.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve görkemli saraylar vardır.

_Footnotes_
- [1] İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda kalp ile beyin arasındaki iletişim üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda kalbin beyin fonksiyonlarını etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve görkemli saraylar vardır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Nice kenti, yanlış işler yaparlarken helak ettik. Artık (duvarları) tavanlarının üstüne çökmüş haldedir. Kullanılmayan nice kuyular ve muhteşem köşkler vardır[1].

_Footnotes_
- [1] [En'am 6/6,](https://quran.so/6/6) [Meryem 19/74,](https://quran.so/19/74) [Rum 30/9,](https://quran.so/30/9) [Kaf 50/36.](https://quran.so/50/36)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَكَأَيِّن — faka-ayyin | And how many | — |
| 2 | مِّن — min | of | — |
| 3 | قَرْيَةٍ — qaryatin | a township | قري — Kaf-Ra-Ye |
| 4 | أَهْلَكْنَـٰهَا — ahlaknāhā | We have destroyed it | هلك — he-Lam-Kef |
| 5 | وَهِىَ — wahiya | while it | — |
| 6 | ظَالِمَةٌۭ — ẓālimatun | was doing wrong | ظلم — Zay-Lam-Mim |
| 7 | فَهِىَ — fahiya | so it | — |
| 8 | خَاوِيَةٌ — khāwiyatun | fell | خوي — Kh-Vav-Ye |
| 9 | عَلَىٰ — ʿalā | on | — |
| 10 | عُرُوشِهَا — ʿurūshihā | its roofs | عرش — Ayn-Ra-Şin |
| 11 | وَبِئْرٍۢ — wabi'rin | and well | بار — Be-Elif-Ra |
| 12 | مُّعَطَّلَةٍۢ — muʿaṭṭalatin | abandoned | عطل — Ayn-Ta-Lam |
| 13 | وَقَصْرٍۢ — waqaṣrin | and castle | قصر — Kaf-Sad-Ra |
| 14 | مَّشِيدٍ — mashīdin | lofty | شيد — Şin-Ye-Dal |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-hajj/verse-44.md · Next: https://quran.so/surah-al-hajj/verse-46.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
