# 7. Surah Al-A'raf, Verse 30

- **Surah:** 7. Surah Al-A'raf (The Heights) — سورة الأعراف
- **Verse:** 30 / 206 · **Juz:** 8 · **Mushaf page:** 152
- **Source:** https://quran.so/surah-al-araf/verse-30

## Arabic

فَر۪يقاً هَدٰى وَفَر۪يقاً حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ

## Transcription

Fareeqan hada wafareeqan haqqaAAalayhimu addalalatu innahumu ittakhathooashshayateena awliyaa min dooni Allahiwayahsaboona annahum muhtadoon

## Translations

### Aisha Bewley

Children of Adam! wear fine clothing in every mosque and eat and drink but do not be profligate. He does not love the profligate.

### Progressive Muslims

A group He has guided and a group have deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!

### Shabbir Ahmed

But there will be two parties among people. Some of them will walk aright according to the Divine Laws of Guidance while others will ally with Satans as their friends. They take their religious leadership as their masters instead of Allah, and think that they are rightly guided (7:3), (22:13).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

A faction He guided, and upon a faction was misguidance due: they took the satans as allies instead of God, and think they are guided.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

A group He has guided and a group have deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Some He guided, while others are committed to straying. They have taken the devils as their masters, instead of GOD, yet they believe that they are guided.

### Mohamed Ahmed - Samira

A Section (among them) were guided, a section were bound to go astray, (for) instead of God they took the devils as their friends; yet they think they are on the right path.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

A group [of you] He guided, and a group deserved [to be in] error. Indeed, they had taken the devils as allies instead of Allah while they thought that they were guided.

### Muhammad Asad

some [of you] He will have graced with His guidance, whereas, for some a straying from the right path will have become unavoidable: for, behold, they will have taken [their own] evil impulses for their masters in preference to God, thinking all the while that they have found the right path!"

### Marmaduke Pickthall

A party hath He led aright, while error hath just hold over (another) party, for lo! they choose the devils for protecting supporters instead of Allah and deem that they are rightly guided.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

A party He has guided to the Right Way, and for another party straying is justly its due for they have taken satans, rather than Allah, as their guardians, even though they think that they are rightly-guided.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Some, He has justly guided to His path of righteousness, and some deserved to be lost in the maze of error; they chose to take AL-Shaytan and the satanic as their guide and be under their tutelage besides that of Allah, and they deduce they are assuming the right course.

### Bijan Moeinian

God has guided some and left some (who deserved) alone to get lost. The latter are those who chose satans as their guardians and yet think that they are paving the right path.

### Al-Hilali & Khan

A group He has guided, and a group deserved to be in error; (because) surely they took the Shayâtîn (devils) as Auliyâ’ (protectors and helpers) instead of Allâh, and think that they are guided.

### Abdullah Yusuf Ali

Some He hath guided: Others have (by their choice) deserved the loss of their way; in that they took the evil ones, in preference to Allah, for their friends and protectors, and think that they receive guidance.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

He has guided some, while others are destined to stray. They have taken devils as their masters instead of Allah—thinking they are ˹rightly˺ guided.

### Taqi Usmani

He has led a group to guidance; and established for another group is misguidance. Indeed, they have taken the devils for their friends, instead of Allah, and they think that they are on the right path.

### Abdul Haleem

Some He has guided and some are doomed to stray: they have taken evil ones rather than God as their masters, thinking that they are rightly guided.

### Arthur John Arberry

a part He guided, and a part justly disposed to error -- they have taken Satans for friends instead of God, and think them guided. '

### E. Henry Palmer

A sect He guides, and for a sect of them was error due; verily, they did take the devils for their patrons instead of God, and they did count that they were guided. '

### Hamid S. Aziz

A section is led by His guidance, while error has just hold on another, for, verily, they did take the devils for their patrons instead of Allah, and deemed that they were guided. "

### Mahmoud Ghali

A group He has guided, and errancy has come true against (another) group. " Surely they have taken to themselves Ash-Shayatîn (The all-vicious ones, i.e., the devils) for patrons, apart from Allah, and they reckon that they are (right) guided.

### George Sale

A part of mankind hath He directed; and a part hath been justly led into error, because they have taken the devils for their patrons besides God, and imagine that they are rightly directed.

### Syed Vickar Ahamed

Some (people, ) He has guided: Others (by their own doing) have earned the loss of their Way; By doing that, they took the Satans', by (their own) choice over Allah, as their friends and their protectors, and think that they receive guidance.

### Amatul Rahman Omar

There is a party whom He has guided aright, but there is another party, straying has become an established fact with them. Verily, they have taken the evil ones for friends to the exclusion of Allâh, yet they deem they are rightly guided.

### Ali Quli Qarai

A part [of mankind] He has guided and a part has deserved [to be consigned to] error, for they took devils for guardians instead of Allah, and supposed they were guided.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Bir kısmınıza hidayet etti, bir kısmınız üzerine de dalalet hak oldu! Muhakkak ki onlar (dalalet hak olanlar), Allah'ı bırakıp şeytanları (saptıranları) dostlar edindiler. . . Sanıyorlar ki kendileri hidayet üzeredirler!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Allah, bir grubu doğru yola iletti, bir gruba da sapıklık müstehak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bir kısmına hidayet buyurdu, bir kısmına da dalalet hakkoldu, çünkü bunlar, Allahı bırakıb Şeytanları evliya ittihaz ettiler, bir de kendilerini hidayette zannederler

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, bir kısmını doğru yola iletti, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları dost edindiler. Bir de kendilerini doğru yolda sanırlar.

### Gültekin Onan

Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar Tanrı'yı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Allah) bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü bunlar Allahı bırakıb şeytanları kendilerine dostlar ve amirler edindiler, öyle sanıyorlar ki onlar hakıykaten doğru yolu bulmuşlardır.

### İbni Kesir

Bir kısmını hidayete erdirdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar; Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dostlar edindiler. Ve onlar; kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

O, (sizden) bazılarını doğru yola yönelterek onurlandıracak; ama bazıları(nız) için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz olacak: Çünkü, bakın, onlar Allahı bırakıp (kendi) kötü dürtülerini kendilerine dost edinecekler, hem de böylelikle doğru yolu bulmuş olduklarını sanarak!"

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

O, (insanların) bir bölümünü hidayete ulaştırdı, bir bölümüne ise sapıklık hak oldu; çünkü onlar, Allah'ı bırakıp, şeytanları veliler olarak benimsediler. Kendilerini de hidayette sanırlar.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu. Onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

O, bazılarını doğru yola sevk edecek; fakat bazıları için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz hale gelecek: Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytan(i duyguların)ın hakimiyetine girecek; üstelik doğru yolu bulduklarını sanarak...

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bir kısmını[1] hidayete[2] iletti. Bir kısmı da, dalaleti hak etti. Zira onlar, Allah'tan başka şeytanları evliya[3] edindiler. Ve kendilerini de hidayette sanıyorlar!

_Footnotes_
- [1] Hidayeti hak edenleri.
- [2] Doğru yola.
- [3] Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bir kümeyi doğru yola eriştirecek, bir küme de sapkınlığı hak edecektir. Çünkü onlar, Allah'ın yerine şeytanları dost edindiler. Üstelik doğru yola eriştiklerini sanıyorlar.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah bir kesimin doğru yolda olduğunu onaylar. Bir kesim de sapık sayılmayı hak eder. Onlar şeytanları Allah'tan yakın[1] konumda tutar, üstelik doğru yolda olduklarını sanırlar.

_Footnotes_
- [1] Ayette geçen evliya أَوْلِيَاء , velinin çoğuludur. Burada veli, bir çocuğa veli olmak veya bir ile vali olmak gibi başkasını bağlayıcı söz söyleme yetkisine sahip olmaktır. Bu kişiler önceliği Allah'ın emirlerine değil şeytanların isteklerine verdiklerinden ayete bu anlam verilmiştir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Bir kısmı(nız)ı doğru yola ulaştırmış olarak, bir kısmı(nız) hakkında da sapkınlık gerçekleşmiş olarak (O'na döneceksiniz). Şüphesiz ki onlar, kendilerinin doğru yolda olduğunu sanarak Allah'ın peşi sıra şeytanları kendilerine dostlar edinmişlerdi.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu ayet Kehf 18:104 ve Zuhruf 43:37. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bir kısmını[1] doğru yola iletti. Bir kısmı da sapkın yolu hak etti. Zira onlar, Allah'ın yanı sıra şeytanları evliya[2] edindiler. Ve kendilerini de doğru yolda olduklarını sanıyorlar!

_Footnotes_
- [1] Doğru yolu hak edenleri.
- [2] Yönlendirici, koruyucu, gözetici, destekleyici, yardımcı.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bir kısmını[1] doğru yola iletti. Bir kısmı da sapkın yolu hak etti. Zira onlar, Allah'ın yanı sıra şeytanları[2] evliya[3] edindiler. Ve kendilerini de doğru yolda olduklarını sanıyorlar!

_Footnotes_
- [1] Doğru yolu hak edenleri.
- [2] Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsünün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
- [3] Bkz. 7:3. ayetin dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah bir takımının doğru yolda olduğunu onaylar. Bir takımı da sapık sayılmayı hak eder. Sapıklar, şeytanları Allah'tan daha yakın[1] konumda tutan, üstelik kendilerini doğru yolda sananlardır.

_Footnotes_
- [1] Ayetin bu bölümüne "şeytanları evliya edindiler" şeklinde de meal verilebilir. Evliya, velinin çoğuludur. Burada veli, bir çocuğa veli olmak veya bir vilayete vali olmak gibi başkasını bağlayıcı söz söyleme yetkisine sahip olmak anlamındadır. Bu ayete göre, Allah'tan başka kayıtsız şartsız emrine uyulan her varlık, Allah ile araya konulmuş şeytan konumundadır. Sapıtanlar da bu şeytanların emrine girenlerdir. Bunlar, Allah'ı ikinci sıraya koydukları için müşrik olurlar. Her müşrik de kafirdir ([Al-i İmran 3/ 151](https://quran.so/3/151)).

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَرِيقًا — farīqan | A group | فرق — Fe-Ra-Kaf |
| 2 | هَدَىٰ — hadā | He guided | هدي — he-Dal-Ye |
| 3 | وَفَرِيقًا — wafarīqan | and a group | فرق — Fe-Ra-Kaf |
| 4 | حَقَّ — ḥaqqa | deserved | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 5 | عَلَيْهِمُ — ʿalayhimu | [on] they | — |
| 6 | ٱلضَّلَـٰلَةُ ۗ — l-ḍalālatu | the astraying | ضلل — Dad-Lam-Lam |
| 7 | إِنَّهُمُ — innahumu | Indeed, they | — |
| 8 | ٱتَّخَذُوا۟ — ittakhadhū | take | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 9 | ٱلشَّيَـٰطِينَ — l-shayāṭīna | the devils | شطن — Şin-Ta-Nun |
| 10 | أَوْلِيَآءَ — awliyāa | (as) allies | ولي — Vav-Lam-Ye |
| 11 | مِن — min | from | — |
| 12 | دُونِ — dūni | besides | دون — Dal-Vav-Nun |
| 13 | ٱللَّهِ — l-lahi | Allah | — |
| 14 | وَيَحْسَبُونَ — wayaḥsabūna | while they think | حسب — Ha-Sin-Be |
| 15 | أَنَّهُم — annahum | that they | — |
| 16 | مُّهْتَدُونَ — muh'tadūna | (are the) guided-ones | هدي — he-Dal-Ye |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-araf/verse-29.md · Next: https://quran.so/surah-al-araf/verse-31.md
Retrieved: 2026-08-05
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
