# 29. Surah Al-'Ankabut, Verse 65

- **Surah:** 29. Surah Al-'Ankabut (The Spider) — سورة العنكبوت
- **Verse:** 65 / 69 · **Juz:** 21 · **Mushaf page:** 403
- **Source:** https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-65

## Arabic

فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ

## Transcription

Fa-itha rakiboo fee alfulki daAAawooAllaha mukhliseena lahu addeena falammanajjahum ila albarri itha hum yushrikoon

## Translations

### Aisha Bewley

When they embark in ships, they call on Allah, making their deen sincerely His, but then when He delivers them safely to the land, they associate others with Him.

### Progressive Muslims

When they ride on a ship, they call on God, devoting the system to Him. But as soon as He saves them to the shore, they set up partners.

### Shabbir Ahmed

And so (are they lost in this passing delight that), when they embark on a boat, they call unto God, sincere in their faith in the Divine Laws. But as soon as He has brought them safe ashore, behold, they resume their idolatry in various forms.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Then when they embark on the ship, they call to God, sincere to Him in doctrine; but when He delivers them to the land, then they ascribe a partnership,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

When they ride on a ship, they call on God,devoting the system to Him. But as soon as He saves them to the shore, they set up partners.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When they ride on a ship, they implore GOD, devoting their prayers to Him. But as soon as He saves them to the shore, they revert to idolatry.

### Mohamed Ahmed - Samira

When they board a ship they call on God, placing their faith wholly in Him. But when He brings them safely back to shore, they begin to associate others with Him,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And when they board a ship, they supplicate Allah, sincere to Him in religion. But when He delivers them to the land, at once they associate others with Him

### Muhammad Asad

And so, when they embark on a ship [and find themselves in danger], they call unto God, [at that moment] sincere in their faith in Him alone; but as soon as He has brought them safe ashore, they [begin to] ascribe to imaginary powers a share in His divinity:

### Marmaduke Pickthall

And when they mount upon the ships they pray to Allah, making their faith pure for Him only, but when He bringeth them safe to land, behold! they ascribe partners (unto Him),

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

When they embark in the ships they call upon Allah, consecrating their faith to Him. But when He rescues them and brings them to land, they suddenly begin to associate others with Allah in His Divinity

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And when at sea on board ship and the wind is rising and the sea roughening they invoke Allah and Him exclusively. And when He extends mercy to them and delivers them to safety they simply incorporate with Him other deities.

### Bijan Moeinian

When they are overwhelmed by fear in their ship [or any other vehicle in danger], they pray to God wholehearted. when God brings them safe to land, they return to their practice of worshipping others beside God!

### Al-Hilali & Khan

And when they embark on a ship, they invoke Allâh, making their Faith pure for Him only: but when He brings them safely to land, behold, they give a share of their worship to others[1].

### Abdullah Yusuf Ali

Now, if they embark on a boat, they call on Allah, making their devotion sincerely (and exclusively) to Him; but when He has delivered them safely to (dry) land, behold, they give a share (of their worship to others)!-

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

If they happen to be aboard a ship ˹caught in a storm˺, they cry out to Allah ˹alone˺ in sincere devotion. But as soon as He delivers them ˹safely˺ to shore, they associate ˹others with Him once again˺.

### Taqi Usmani

So when they embark on a ship, they invoke Allah, having their faith purely in Him. But when He saves them (and brings them) to the land, in no time they start committing shirk (ascribing partners to Allah),

### Abdul Haleem

Whenever they go on board a ship they call on God, and dedicate their faith to Him alone, but once He has delivered them safely back to land, see how they ascribe partners to Him!

### Arthur John Arberry

When they embark in the ships, they call on God, making their religion sincerely His; but when He has delivered them to the land, they associate others with Him,

### E. Henry Palmer

And when they ride in the ship they call upon God, making their religion seem sincere to Him; but when He saves them to the shore, behold, they associate others with Him;

### Hamid S. Aziz

This life of the world is nothing but a pastime and game (or a sport and a play); but, verily, the abode of the Hereafter, that is life, if they did but knew!

### Mahmoud Ghali

So when they embark in the ships, they invoke Allah, making the religion His faithfully; then, as soon as He delivers them safe on the dry land, only then do they associate others (with Him).

### George Sale

When they sail in a ship, they call upon God, sincerely exhibiting unto Him the true religion: But when He bringeth them safe to land, behold, they return to their idolatry;

### Syed Vickar Ahamed

And when they climb onto a boat, they invoke (to worship) Allah, making their prayers only to Him; Only when He has brought them safely to land, look! They give a share (of their worship with others)!

### Amatul Rahman Omar

And when they board a ship (and find themselves in danger they pray to Allâh with sincere and single-minded faith in Him; but as soon as He lands them safe they begin to associate partners (with Him again),

### Ali Quli Qarai

When they board the ship, they invoke Allah putting exclusive faith in Him, but when He delivers them to land, behold, they ascribe partners [to Him],

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Gemiye bindikleri vakit, inançlarını sırf O'na yönlendirerek Allah'a dua ederler. . . Onları karaya (çıkarıp) kurtarınca, bir de bakarsın onlar şirk koşuyorlar!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Gemiye bindikleri zaman, içten inanarak Allah'a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsın ortak koşarlar.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Gemiye bindikleri zaman dini Allah'a has kılarak O'na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah'a ortak koşuyorlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Baksan a gemiye bindiklerinde dini Allaha halis kılarak ona muhlisane dua ederler de derken kendilerini karaya çıkardı mı derhal şirke koyulurlar

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Baksana gemiye bindiklerinde dini Allah'a has kılarak O'na ihlasla dua ederler. Derken kendilerini karaya çıkardı mı derhal (Allah'a) ortak koşmaya koyulurlar;

### Gültekin Onan

Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Tanrı'ya yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Baksan a) gemiye bindikleri zaman — din (i) yalınız Kendisine (ya'ni Allaha) tahsıys etmek suretiyle ve (haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — Allahı (nasıl) çağırırlar! Fakat biz onları selametle karaya çıkarınca da hemen Allaha eş katanlar onlardır.

### İbni Kesir

Gemiye bindiklerinde; dini yalnız Allah'a tahsis ederek O'na yalvarırlar. Ama onları karaya çıkararak kurtarınca, hemen Allah'a şirk koşarlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bir gemiye bindikleri zaman (ve kendilerini tehlikede gördükleri sırada) (işte o anda) içten bir inançla yalnız Allah'a yalvarıp yakarırlar; sağ salim karaya çıkar çıkmaz da bazı hayali güçleri (tekrar) O'na ortak koş(maya başl)arlar:

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Gemiye bindikleri zaman, dini kendisine has kılarak Allah'a dua ederler. Onları kurtarıp, karaya çıkardığı zaman hemen şirk koşarlar.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na yalvarırlar. Fakat (Allah) onları salimen karaya çıkarınca hemen (O'na) ortak koşarlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Gemiye bindiklerinde, dini Allah'a özgüleyerek yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında, bir bakmışsın ortak koşuyorlar;

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Fakat gemiye binip de (tehlike hissettikleri) zaman, inancı batıldan arındırıp dini yalnız O'na has kılarak başlarlar Allah'a yalvarıp yakarmaya; ne ki O kendilerini sağ salim karaya çıkarır çıkarmaz, aynı kimseler başlarlar O'na ortak koşmaya.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Gemiye bindikleri zaman[1], dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

_Footnotes_
- [1] Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gemiye bindiklerinde, dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, O'na yakarışlarda bulunurlar. Fakat onları kurtarıp karaya çıkarınca, hemen ortaklar koşarlar.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Gemiye bindiklerinde Allah'a boyun eğer, yalnız ona yalvarırlar. Allah onları karaya çıkardı mı, bakarsın ki, şirk koşuyorlar[1].

_Footnotes_
- [1] Şirk koşmak: ortaklar oluşturmaktır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(65, 66) Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na özgü kılarak Allah'a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.[1] (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler![2]

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.
- [2] Benzer mesajlar: Nahl 16:55; Rûm 30:34.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Gemiye bindikleri zaman[1], dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

_Footnotes_
- [1] Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Gemiye bindikleri zaman,[1] dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua[2] ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

_Footnotes_
- [1] Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.
- [2] Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Gemiye bindiklerinde (bir tehlike hissederlerse) Allah'ın dinine bir şey katmadan sadece ona yalvarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsınız ki yine şirk / ortak koşuyorlar[1].

_Footnotes_
- [1] [En'am 6/63](https://quran.so/6/63)-[64,](https://quran.so/6/64) [Yunus 10/22](https://quran.so/10/22)-[23,](https://quran.so/10/23) [İsra 17/67](https://quran.so/17/67)-[69,](https://quran.so/17/69) [Lokman 31/31](https://quran.so/31/31)-[32.](https://quran.so/31/32)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَإِذَا — fa-idhā | And when | — |
| 2 | رَكِبُوا۟ — rakibū | they embark | ركب — Ra-Kef-Be |
| 3 | فِى — fī | [in] | — |
| 4 | ٱلْفُلْكِ — l-ful'ki | the ship | فلك — Fe-Lam-Kef |
| 5 | دَعَوُا۟ — daʿawū | they call | دعو — Dal-Ayn-Vav |
| 6 | ٱللَّهَ — l-laha | Allah | — |
| 7 | مُخْلِصِينَ — mukh'liṣīna | (being) sincere | خلص — Kh-Lam-Sad |
| 8 | لَهُ — lahu | to Him | — |
| 9 | ٱلدِّينَ — l-dīna | (in) the religion | دين — Dal-Ye-Nun |
| 10 | فَلَمَّا — falammā | But when | — |
| 11 | نَجَّىٰهُمْ — najjāhum | He delivers them | نجو — Nun-Cim-Vav |
| 12 | إِلَى — ilā | to | — |
| 13 | ٱلْبَرِّ — l-bari | the land | برر — Be-Ra-Ra |
| 14 | إِذَا — idhā | behold | — |
| 15 | هُمْ — hum | they | — |
| 16 | يُشْرِكُونَ — yush'rikūna | associate partners (with Him) | شرك — Şin-Ra-Kef |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-64.md · Next: https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-66.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
