# 29. Surah Al-'Ankabut, Verse 43

- **Surah:** 29. Surah Al-'Ankabut (The Spider) — سورة العنكبوت
- **Verse:** 43 / 69 · **Juz:** 20 · **Mushaf page:** 400
- **Source:** https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-43

## Arabic

وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِۚ وَمَا يَعْقِلُـهَٓا اِلَّا الْعَالِمُونَ

## Transcription

Watilka al-amthalu nadribuhalinnasi wama yaAAqiluha illaalAAalimoon

## Translations

### Aisha Bewley

Such metaphors – We devise them for mankind; but only those with knowledge understand them.

### Progressive Muslims

Such are the examples We cite for the people, but none comprehend except the knowledgeable.

### Shabbir Ahmed

And so We cite examples for mankind, but men of Science will make best use of their intellect. ('Aalim = Scientist. (30:22-23), (35:27-28)).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And those similitudes — We strike them for mankind, but none will understand them save those of knowledge.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Such are the examples We put forth for the people, but none comprehend except the knowledgeable.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We cite these examples for the people, and none appreciate them except the knowledgeable.

### Mohamed Ahmed - Samira

These are precepts of wisdom We offer to men, but only those who are rational understand.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And these examples We present to the people, but none will understand them except those of knowledge.

### Muhammad Asad

And so We propound these parables unto man: but none can grasp their innermost meaning save those who [of Us] are aware

### Marmaduke Pickthall

As for these similitudes, We coin them for mankind, but none will grasp their meaning save the wise.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

These are the parables that We set forth to make people understand. But only those endowed with knowledge will comprehend them.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Such parables do We discourse to people -that they might hopefully ponder-. Such examples and illustrations are only grasped with the minds of those who know the facts and apprehend them with their senses.

### Bijan Moeinian

I (God) cite these examples to make the people wake up; but only those who have [earned the faculty of] knowledge understands them.

### Al-Hilali & Khan

And these similitudes We put forward for mankind; but none will understand them except those who have knowledge (of Allâh and His Signs).

### Abdullah Yusuf Ali

And such are the Parables We set forth for mankind, but only those understand them who have knowledge.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

These are the parables We set forth for humanity, but none will understand them except the people of knowledge.

### Taqi Usmani

We site these examples for people, but no one understands them except the knowledgeable ones.

### Abdul Haleem

Such are the comparisons We draw for people, though only the wise can grasp them.

### Arthur John Arberry

And those similitudes -- We strike them for the people, but none understands them save those who know.

### E. Henry Palmer

These are parables which we have struck out for men; but none will understand them, save those who know.

### Hamid S. Aziz

Verily, Allah knows whatever thing they call upon beside Him; for He is the Mighty, the Wise.

### Mahmoud Ghali

And those similitudes, We strike them for mankind, and in no way does anyone consider them except the knowledgeable (people).

### George Sale

These similitudes do We propound unto men: But none understand them, except the wise.

### Syed Vickar Ahamed

And stories (with guidance) like these, We bring out for mankind, but only those who have knowledge understand them (the stories).

### Amatul Rahman Omar

These are the (various) situations which We set forth for the (benefit of) mankind, yet, except for the learned, nobody tries to grasp them.

### Ali Quli Qarai

And We draw these parables for mankind; but no one grasps them except those who have knowledge.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İşte misaller, insanlara vurguluyoruz! (Fakat) onları alimlerden başkası aklıyla değerlendirmez!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İşte bu örnekleri biz, bütün insanlara veriyoruz. Oysa onları ancak bilenler anlar.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem bu meseller yok mu, biz onları insanlar için darbediyoruz, maamafih onlara alimlerden maadasının aklı irmez

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bu misaller var ya, Biz onları insanlar için getiriyoruz; fakat onlara ilim sahiplerinden başkasının aklı ermez.

### Gültekin Onan

İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunları akletmez.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte misaller! Biz onları insanlar için irad ediyoruz. Aalim olanlardan başkası onları anlamaz.

### İbni Kesir

İşte misaller. Biz, onları insanlara anlatıyoruz. Bilenlerden başkası bunları anlamaz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

İşte Biz insanın önüne bu temsilleri koyuyoruz: ama onların gerçek anlamını ancak (Bizi) tanıyanlar kavrayabilir,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İşte, insanlar için verdiğimiz örnekler, ama onları bilgi sahiplerinden başkaları anlamaz.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz bu misalleri insanlara anlatıyoruz ama onları, bilenlerden başkası düşünüp anlamaz.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki ilim sahiplerinden başkası onlara akıl erdiremez.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İşte bütün bu misalleri Biz insanlar için veriyoruz; ne ki bunları sadece (eşyanın var ediliş amacını) bilenler kavrayabilir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu bilenlerden[1] başkası kavrayamaz.

_Footnotes_
- [1] Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", her ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İnsanlar için, işte böyle örnekler veriyoruz. Bilgisi olanlardan başkası, zaten düşünüp anlayamaz.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bunlar örnek olaylardır. Onları bütün insanlar için veriyoruz ama bilenler dışında hiç kimse onlara akıl yormaz.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İşte biz şu örnekleri insanlar için veriyoruz;[1] onları (gerçeği) bilenlerden başkası akıl etmez.[2]

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; Furkân 25:33; Rûm 30:58; Zümer 39:27; Haşr 59:21.
- [2] Alim olmak için akıl etmek şarttır. Akıl etmek/tefekkür-iman-akıl-ilim ilişkisi hakkında bkz. En‘âm 6:125; Enfâl 8:22, 55; Yûnus 10:100; ‘Ankebût 29:43; Fâtır 35:27-28; Haşr 59:21.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu alimlerden[1] başkası kavrayamaz.

_Footnotes_
- [1] Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu alimlerden[1] başkası kavrayamaz.

_Footnotes_
- [1] "Alim, bilgi sahibi olan, bilen demektir. Ancak, Kur'an'ın "Bilmekten" kast ettiği şey: Düşünmek, akletmek, gerçeği idrak etmek ve vahyin gerçekliğine iman etmektir; Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak etmek, kavramak ve anlamaktır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil; tevhidi bilince sahip olarak, gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Kur'an'da yer alan "ilim" ve "alim" kelimelerinin anlamı şudur: Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu, O'nun yüceliğini, üstünlüğünü, gücünü, her şeyi bildiğini, her şeyin yaratıcısı ve Rabb'i olduğunu idrak etmek ve ayırdına varmak demektir. Keza, kesin doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimelerinin anlamı, genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varma "bilgisidir."

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İşte bütün bu örnekleri insanlar için veriyoruz; ama, yalnızca bunlarla ilgili bilgi sahibi olanlar doğru bağlantıları kurabilir[1].

_Footnotes_
- [1] [İsra 17/89,](https://quran.so/17/89) [Kehf 18/45,](https://quran.so/18/45) [Rum 30/58,](https://quran.so/30/58) [Zümer 39/27.](https://quran.so/39/27)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَتِلْكَ — watil'ka | And these | — |
| 2 | ٱلْأَمْثَـٰلُ — l-amthālu | examples | مثل — Mim-Se-Lam |
| 3 | نَضْرِبُهَا — naḍribuhā | We set forth | ضرب — Dad-Ra-Be |
| 4 | لِلنَّاسِ ۖ — lilnnāsi | to mankind | نوس — Nun-Vav-Sin |
| 5 | وَمَا — wamā | but not | — |
| 6 | يَعْقِلُهَآ — yaʿqiluhā | will understand them | عقل — Ayn-Kaf-Lam |
| 7 | إِلَّا — illā | except | — |
| 8 | ٱلْعَـٰلِمُونَ — l-ʿālimūna | those of knowledge | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-42.md · Next: https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-44.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
