# 29. Surah Al-'Ankabut, Verse 35

- **Surah:** 29. Surah Al-'Ankabut (The Spider) — سورة العنكبوت
- **Verse:** 35 / 69 · **Juz:** 20 · **Mushaf page:** 399
- **Source:** https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-35

## Arabic

وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَٓا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

## Transcription

Walaqad tarakna minha ayatanbayyinatan liqawmin yaAAqiloon

## Translations

### Aisha Bewley

We have left a Clear Sign of them behind for people who use their intellect.

### Progressive Muslims

And We left remains of it as a clear sign for a people who understand.

### Shabbir Ahmed

And so it was - Therein indeed, We have left a Clear Sign for people who use their intellect. (The Dead Sea to this day is known as 'Bahr Lut' = The Sea of Lot and it remains devoid of plant and fish life).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We have left thereof a proof as clear evidence for people who reason.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We left remains of it as a clear sign for a people who comprehend.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We left standing some of their ruins, to serve as a profound lesson for people who understand.

### Mohamed Ahmed - Samira

Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We have certainly left of it a sign as clear evidence for a people who use reason.

### Muhammad Asad

And [so it happened; and] thereof, indeed, We have left a clear sign for people who use their reason.

### Marmaduke Pickthall

And verily of that We have left a clear sign for people who have sense.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And We have left a vestige of it in that city as a Clear Sign for a people who use their reason.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And We made of its relics an evident sign emblematic of Allah's Omnipotence and Authority appreciated by people who comprehend events with their senses especially with their minds' eyes.

### Bijan Moeinian

I have left the ruins of their cities to serve as a lesson for those people who use their brains.

### Al-Hilali & Khan

And indeed We have left thereof an evident Ayâh (a lesson and a warning and a sign - the place where the Dead Sea is now in Palestine)[1] for a folk who understand.

### Abdullah Yusuf Ali

And We have left thereof an evident Sign, for any people who (care to) understand.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And We did leave ˹some of˺ its ruins as a clear lesson for people of understanding.

### Taqi Usmani

And We left from it (the town) an evident sign for a people who understand.

### Abdul Haleem

We left some [of the town] there as a clear sign for those who use their reason.

### Arthur John Arberry

And indeed, We have left thereof a sign, a clear sign? unto a people who understand.

### E. Henry Palmer

and we have left therefrom a manifest sign unto a people who have sense. '

### Hamid S. Aziz

"Verily, we are about to send down upon the people of this city a horror from heaven, for that they are evil-livers. "

### Mahmoud Ghali

And indeed We have already left thereof a supremely evident sign for a people who consider.

### George Sale

And We have left thereof a manifest sign unto people who understand.

### Syed Vickar Ahamed

And indeed, there We have left an evident Sign, (In the town under the Dead Sea now in Palestine) for any people who (want to) understand.

### Amatul Rahman Omar

Behold! We have left there (- in the ruins of this township) a clear sign for a people who would care to understand.

### Ali Quli Qarai

Certainly We have left of it a manifest sign for a people who apply reason.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Andolsun ki ondan (o bölgeden), aklını değerlendiren bir topluluk için apaçık bir ibret nişanesi bıraktık.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir toplum için orada apaçık bir ders bırakmışızdır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun biz, aklını kullanacak bir kavm için o memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve celalim hakkı için ondan bir ayet (bir nişane) bırakmışızdır ki teakkul edecek bir kavm için beyyine olsun

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz aklını kullanacak bir topluluk için oradan bir ibret tablosu bıraktık.

### Gültekin Onan

Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun, aklını kullanacak bir kavm için biz oradan apaçık bir nişane (bir ibret) bırakmışızdır.

### İbni Kesir

Andolsun ki; akleden bir kavim için Biz, orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Sonunda dediğimiz oldu;) ve ondan geriye, aklını kullananlar için açık işaretler bıraktık.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Aklını kullanabilen bir toplum için, onlardan apaçık belgeler bırakmışızdır.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Andolsun biz, aklını kullanan bir toplum için ondan, (harab ettiğimiz o ülkeden) açık bir işaret bırakmışızdır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yemin olsun, biz o kentten, aklını işleten bir topluluk için geriye apaçık bir işaret bıraktık.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Doğrusu Biz ondan geriye, akleden bir topluluk için hakikatin apaçık belgeleri olan işaretler bırakmışızdır.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki Biz, aklını kullanan bir toplum için ondan[1] apaçık bir ayet[2] bıraktık.

_Footnotes_
- [1] Gökten indirdiğimiz azaptan.
- [2] İbret, işaret, kanıt.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Üstelik gerçek şu ki, aklını kullanacak bir toplum için, ondan açık bir kanıt bıraktık.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

O şehirden geriye, düşünen bir topluluk için açık bir belge bıraktık.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Yemin olsun ki biz aklını kullanacak bir toplum için oradan apaçık bir delil bırakmışızdır.[1]

_Footnotes_
- [1] Bu pasajda 15. ayette Hz. Nuh'un gemisi için, 24. ayette Hz. İbrahim'in kıssası için kullanılan "ayet" ifadesi Hz. Lut'un helak edilen kavmi için de söz konusu edilmekte, bu ayette kendisine gönderme yapılan yerin Lut Gölü olarak bilinen Ölüdeniz olduğu ifade edilmektedir. Burası bir zamanlar Sodom ve Gomore'nin bulunduğu yöreyi kapsamakta ve suları hiçbir balık ve bitki türünün yaşayamayacağı oranda sülfür ve potasyum içermekteydi. Bu gölün bugünkü hali ve gölün güney yönündeki Lisân (Dil) adı verilen ucunda boydan boya görülen derin bir fay hattının günümüzde açıkça gözlemlenmesi, muhtemelen bu olay sonucunda göl suyunun hiçbir canlının yaşamasına izin vermeyen kimyasal yapısı, o beladan geriye kalan açık işaretlerden bazıları olarak sayılabilir (Esed, [Kur'an Mesajı], s. 810'da 29. not; İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur'an], s. 784'te 6. not).

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki Biz, aklını kullanan bir halk için ondan[1] apaçık bir ayet[2] bıraktık.

_Footnotes_
- [1] Gökten indirdiğimiz azaptan.
- [2] İbret, işaret, kanıt.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ant olsun ki Biz, aklını kullanan bir halk için ondan[1] apaçık bir ayet[2] bıraktık.

_Footnotes_
- [1] Gökten indirdiğimiz azaptan.
- [2] İbret, işaret, kanıt.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Aklını kullanan bir topluluk için o şehirden geriye açık bir ayet /gösterge bıraktık[1].

_Footnotes_
- [1] [Hicr 15/74](https://quran.so/15/74)-[77.](https://quran.so/15/77)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَد — walaqad | And verily | — |
| 2 | تَّرَكْنَا — taraknā | We have left | ترك — Te-Ra-Kef |
| 3 | مِنْهَآ — min'hā | about it | — |
| 4 | ءَايَةًۢ — āyatan | a sign | ايي — Elif-Ye-Ye |
| 5 | بَيِّنَةًۭ — bayyinatan | (as) evidence | بين — Be-Ye-Nun |
| 6 | لِّقَوْمٍۢ — liqawmin | for a people | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 7 | يَعْقِلُونَ — yaʿqilūna | who use reason | عقل — Ayn-Kaf-Lam |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-34.md · Next: https://quran.so/surah-al-ankabut/verse-36.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
