# 21. Surah Al-Anbiya, Verse 15

- **Surah:** 21. Surah Al-Anbiya (The Prophets) — سورة الأنبياء
- **Verse:** 15 / 112 · **Juz:** 17 · **Mushaf page:** 322
- **Source:** https://quran.so/surah-al-anbiya/verse-15

## Arabic

فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰيهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَص۪يداً خَامِد۪ينَ

## Transcription

Fama zalat tilka daAAwahumhatta jaAAalnahum haseedan khamideen

## Translations

### Aisha Bewley

That cry of theirs went on until We made them stubble, silent, stamped out.

### Progressive Muslims

So that remained as their cry until We took them all, and they became still.

### Shabbir Ahmed

And that cry of theirs did not cease until We made them as a field mown down, as silent as ashes. (36:28).

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And that, their call, ceased not until We made them a harvest, extinguished.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So that remained their cry until We took them all, and they became still.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

This continued to be their proclamation, until we completely wiped them out.

### Mohamed Ahmed - Samira

And this remained their lament till We mowed them down and made them extinct.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And that declaration of theirs did not cease until We made them [as] a harvest [mowed down], extinguished [like a fire].

### Muhammad Asad

And that cry of theirs did not cease until We caused them to become [like] a field mown down, still and silent as ashes.

### Marmaduke Pickthall

And this their crying ceased not till We made them as reaped corn, extinct.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

They did not cease to cry this until We reduced them to stubble, still and silent.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

They kept bewailing their misfortune until We reduced them to a useless form like reaped field of corn.

### Bijan Moeinian

They were repeating the same phrase again and again while I was whipping them out of the face of the earth.

### Al-Hilali & Khan

And that cry of theirs ceased not, till We made them as a field that is reaped, extinct (dead).

### Abdullah Yusuf Ali

And that cry of theirs ceased not, till We made them as a field that is mown, as ashes silent and quenched.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

They kept repeating their cry until We mowed them down, ˹leaving them˺ lifeless.[1]

### Taqi Usmani

Then, this continued to be their cry till We turned them into stubble, totally extinguished.

### Abdul Haleem

and that cry of theirs did not cease until We made them burnt-offstubble.

### Arthur John Arberry

So they ceased not to cry, until We made them stubble, silent and still.

### E. Henry Palmer

And that ceased not to be their cry until we made them mown down, - smouldering out!

### Hamid S. Aziz

Said they, "O woe is us! Verily, we were wrong-doers. "

### Mahmoud Ghali

So that their (unjust) plea did not cease until We made them a harvest mown down.

### George Sale

And this their lamentation ceased not, until we had rendered them like corn which is mowen down, and utterly extinct.

### Syed Vickar Ahamed

And that cry of theirs did not stop, until We made them like a field to be cut (down) likes ashes silent and put out.

### Amatul Rahman Omar

Then they continued repeating this cry of theirs, till We made them (like) mown down field (and extinguished their spark of life leaving them like) smouldering ashes.

### Ali Quli Qarai

That remained their cry until We turned them into a mown field, stilled [like burnt ashes].

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onların bu iddiaları sürüp gitti. . . Ta ki biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateşe döndürene kadar.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Biz, kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşkülüne çevirinceye kadar, bu feryatları sürüp gider.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Artık bütün davaları bu oldu kaldı, nihayet onları öyle yapdık ki biçildiler, söndüler

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık olanca feryatları bu oldu kaldı. Neticede onları öyle yaptık ki, biçildiler, söndüler.

### Gültekin Onan

Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Nihayet biz onları biçilmiş bir ot, ocakları sönmüş (bir kül yığını) haaline getirinceye kadar daima feryadları bu (söz) olmuşdur.

### İbni Kesir

Bu haykırmaları devam edip dururken Biz; onları, biçilmiş bir ot, sönmüş bir ocak haline getirdik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve bu yakınmaları, Biz kendilerini biçilmiş bir tarlaya (ya da) bir kül yığınına çevirinceye kadar sürüp giderdi.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bu haykırışları devam edip dururken, biz onları biçilmiş ekine, sönmüş ocağa çevirdik.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bu mırıldanmaları sürüp giderken biz onları, biçilmiş (ekin gibi) yaptık, sönüp gittiler.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ve onların bu yazıklanmaları, Biz kendilerini biçilmiş ekin haline getirip sönmüş köze çevirinceye kadar devam edip gidecek.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onları, biçilmiş bir ekinlik, sönmüş bir kül yığını durumuna getirinceye dek bu haykırışları bitmedi.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onları biçilmiş ot gibi, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar yakınmaları kesilmedi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Biz kendilerini yere serilmiş, hasat edilmiş (ekin)e çevirinceye kadar o feryatları sürüp gitmişti.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Bu şekildeki feryatları, onları biçilmiş ekin, alevi sönmüş ateş gibi yapmamıza kadar sürmüştü.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَمَا — famā | Then not | — |
| 2 | زَالَت — zālat | ceased | زيل — Ze-Ye-Lam |
| 3 | تِّلْكَ — til'ka | [this] | — |
| 4 | دَعْوَىٰهُمْ — daʿwāhum | their cry | دعو — Dal-Ayn-Vav |
| 5 | حَتَّىٰ — ḥattā | until | — |
| 6 | جَعَلْنَـٰهُمْ — jaʿalnāhum | We made them | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 7 | حَصِيدًا — ḥaṣīdan | reaped | حصد — Ha-Sad-Dal |
| 8 | خَـٰمِدِينَ — khāmidīna | extinct | خمد — Kh-Mim-Dal |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-anbiya/verse-14.md · Next: https://quran.so/surah-al-anbiya/verse-16.md
Retrieved: 2026-08-12
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
