# 21. Surah Al-Anbiya, Verse 109

- **Surah:** 21. Surah Al-Anbiya (The Prophets) — سورة الأنبياء
- **Verse:** 109 / 112 · **Juz:** 17 · **Mushaf page:** 330
- **Source:** https://quran.so/surah-al-anbiya/verse-109

## Arabic

فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ

## Transcription

Fa-in tawallaw faqul athantukum AAalasawa-in wa-in adree aqareebun am baAAeedun matooAAadoon

## Translations

### Aisha Bewley

If they turn their backs, then say: ‘I have informed all of you equally and I do not know if what you have been promised is near or far.

### Progressive Muslims

So if they turn away, then Say: "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far. "

### Shabbir Ahmed

If they still turn away, then say, "I have conveyed the Message to all of you alike. But I do not know whether near or far is that which you are promised."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And if they turn away, say thou: “I have proclaimed to you all alike; and I know not whether near or far is what you are promised.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So if they turn away, then say: "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."

### Rashad Khalifa — The Final Testament

If they turn away, then say, "I have warned you sufficiently, and I have no idea how soon or late (the retribution) will come to you.

### Mohamed Ahmed - Samira

If they turn away, tell them: "I have warned you all alike. I do not know if what has been promised you is near or far away.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

But if they turn away, then say, "I have announced to [all of] you equally. And I know not whether near or far is that which you are promised.

### Muhammad Asad

But if they turn away, say: "I have proclaimed this in equity unto all of you alike; but I do not know whether that [judgment] which you are promised [by God] is near or far [in time].

### Marmaduke Pickthall

But if they are averse, then say: I have warned you all alike, although I know not whether nigh or far is that which ye are promised.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

If they turn away, say to them: "I have warned you all alike; and I cannot say whether what you have been promised[1] is near or distant.

_Footnotes_
- [1] That is, I do not know the time and the form of the punishment of Allah for your rejection of the message. It may come at any time in any shape.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And should they turn their backs, then say to them: "I have done my duty and I have proclaimed to you all alike the word of Allah and warned you of the consequences". "And I just do not know whether what you have been promised -good or bad- is close at hand or far and distant"!

### Bijan Moeinian

Now if they turn away, say to them: "I have conveyed the Message. I do not know how soon or late, the punishment of the Lord will descend upon you."

### Al-Hilali & Khan

But if they (disbelievers, idolaters, Jews, Christians, polytheists) turn away (from Islâmic Monotheism) say (to them O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I give you a notice (of war as) to be known to us all alike. And I know not whether that which you are promised (i.e. the torment or the Day of Resurrection) is near or far.[1]"

### Abdullah Yusuf Ali

But if they turn back, Say: "I have proclaimed the Message to you all alike and in truth; but I know not whether that which ye are promised is near or far.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

If they turn away, then say, "I have warned you all equally. I do not know if what you are threatened with is near or far.

### Taqi Usmani

But, if they turn away, then say (to them), "I have warned you all alike, and I do not know whether what you have been warned of is near or far.

### Abdul Haleem

But if they turn away, say, ‘I have proclaimed the message fairly to you all. I do not know whether the judgement you are promised is near or far,

### Arthur John Arberry

Then, if they should turn their backs, say: 'I have proclaimed to you all equally, even though I know not whether near or far is that you are promised. '

### E. Henry Palmer

But if they turn their backs say, 'I have proclaimed (war) against all alike, but I know not if what ye are threatened with be near or far!'

### Hamid S. Aziz

Say, "I am only inspired that your God is one God; will ye, then, surrender unto Him (become Muslims)?"

### Mahmoud Ghali

So if they turn away, then say, "I have notified you (all) equally, and decidedly I do not realize whether what you are promised is near or far.

### George Sale

But if they turn their backs to the confession of God's unity, say, I proclaim war against you all equally: But I know not whether that which ye are theatened with be nigh, or whether it be far distant.

### Syed Vickar Ahamed

But if they turn back, say (to them): "I have proclaimed the Message to you all alike and in truth; And I do not know whether what you are promised is near or far.

### Amatul Rahman Omar

But if they still turn back say, `I have given you clear warning in all fairness. I do not know, however, whether that threat held out to you will be (fulfilled in the) near or distant (future).

### Ali Quli Qarai

But if they turn away, say, ‘I have proclaimed to you all alike, and I do not know whether what you have been promised is far or near.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Eşit olarak size bildirdim. . . Size vadolunan şey (uyarıldığınız ölüm) yakın mıdır uzak mıdır, bilmiyorum. "

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit şekilde açıkladım. Artık tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bunun üzerine aldırmazlarsa o halde de de ki: size düpedüz ı'lan ettim, ve bilmem bu size edilen va'd-ü vaid pek yakın mı, yoksa uzak mı?

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine de aldırmazlarsa de ki: "Size düpedüz açıkladım, tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

### Gültekin Onan

Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab) günü yakın mı, uzak mı, bilemem."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Eğer (Bu teklife karşı) onlar (yine) yüz çevirirlerse (o vakit da) de ki: "Size (hakıykatları) müsavat üzere bildirdim. Tehdid edilmekde olduğunuz (o korkunç akıbet) yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem".

### İbni Kesir

Şayet yüz çevirirlerse; de ki: Ben, size eşitlik üzere bildirdim. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ama eğer (bu gerçeğe) yüz çevirirlerse de ki: "Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum; ama artık, size vaad edilen (Hesap Günü'nün) yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem".

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Eğer yüz çevirirlerse de ki: -Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum, tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Fakat eğer (bu davetten) yüz çevirirlerse, o zaman da de ki: "Ben bu daveti hiçbir ayrım gözetmeden hepinize duyurdum; ne var ki ben tehdit edildiğiniz (Hesap Günü'nün) yakın mı uzak mı olduğunu da bilemem."

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yine de yüz çevirirlerse, şunu söyle: "Tümünüze eşit olarak duyurdum. Size sözü verilen, yakın mı; yoksa uzak mı bilmiyorum?"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Yüz çevirirlerse de ki "Her şeyi size olduğu gibi bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır yoksa uzak mıdır, onu ben bilmem.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Yüz çevirirlerse de ki: "(Bana emrolunanı) hepinize eşit olarak açıkladım. Size vadolunan şey yakın mı uzak mı bilmiyorum.[1]

_Footnotes_
- [1] Benzer bir ifade için bkz. Cinn 72:25. Son Saat'in vaktinin bilinememesiyle ilgili benzer mesajlar için ayrıca bkz. A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Yüz çevirirlerse de ki: "Size aynı duyuruyu yaptım. Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, yoksa uzak mıdır bilmem.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَإِن — fa-in | But if | — |
| 2 | تَوَلَّوْا۟ — tawallaw | they turn away | ولي — Vav-Lam-Ye |
| 3 | فَقُلْ — faqul | then say | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 4 | ءَاذَنتُكُمْ — ādhantukum | I (have) announced to you | اذن — Elif-Zal-Nun |
| 5 | عَلَىٰ — ʿalā | equally | — |
| 6 | سَوَآءٍۢ ۖ — sawāin | equally | سوي — Sin-Vav-Ye |
| 7 | وَإِنْ — wa-in | And not | — |
| 8 | أَدْرِىٓ — adrī | I know | دري — Dal-Ra-Ye |
| 9 | أَقَرِيبٌ — aqarībun | whether is near | قرب — Kaf-Ra-Be |
| 10 | أَم — am | or | — |
| 11 | بَعِيدٌۭ — baʿīdun | far | بعد — Be-Ayn-Dal |
| 12 | مَّا — mā | what | — |
| 13 | تُوعَدُونَ — tūʿadūna | you are promised | وعد — Vav-Ayn-Dal |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-anbiya/verse-108.md · Next: https://quran.so/surah-al-anbiya/verse-110.md
Retrieved: 2026-08-12
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
