# 6. Surah Al-An'am, Verse 110

- **Surah:** 6. Surah Al-An'am (The Cattle) — سورة الأنعام
- **Verse:** 110 / 165 · **Juz:** 7 · **Mushaf page:** 140
- **Source:** https://quran.so/surah-al-anam/verse-110

## Arabic

وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟

## Transcription

Wanuqallibu af-idatahum waabsarahumkama lam yu/minoo bihi awwala marratin wanatharuhumfee tughyanihim yaAAmahoon

## Translations

### Aisha Bewley

We will overturn their hearts and sight, just as when they did not have iman in it at first, and We will abandon them to wander blindly in their excessive insolence.

### Progressive Muslims

And We divert their hearts and eyesight, as they did not believe in it the first time; and We leave them wandering in their transgression.

### Shabbir Ahmed

Our Law keeps their hearts and their eyes turned away from the Truth. Since they have preemptively rejected it (the Qur'an), We let them wander blindly in their rebellious attitude.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We will turn away their hearts and their eyes, even as they believed not in it the first time; and We will leave them wandering blindly in their inordinacy.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We divert their hearts and eyesight, as they did not believe in it the first time; and We leave them wandering in their transgression.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We control their minds and their hearts. Thus, since their decision is to disbelieve, we leave them in their transgressions, blundering.

### Mohamed Ahmed - Samira

We shall turn their hearts and their eyes, for they did not believe them at the very first, and leave them to wander perplexed in bewilderment.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We will turn away their hearts and their eyes just as they refused to believe in it the first time. And We will leave them in their transgression, wandering blindly.

### Muhammad Asad

so long as We keep their hearts and their eyes turned [away from the truth], even as they did not believe in it in the first instance: and [so] We shall leave them in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.

### Marmaduke Pickthall

We confound their hearts and their eyes. As they believed not therein at the first, We let them wander blindly on in their contumacy.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

We are turning their hearts and eyes away from the Truth even as they did not believe in the first instance[1] - and We leave them in their insurgence to stumble blindly.

_Footnotes_
- [1] This shows that they still suffer from the same mentality which had made them reject the call of the Prophet (peace be on him) at the outset. Their outlook has undergone no change. The same mental confusion, the same opacity of vision which had kept them from developing sound understanding and.a correct perspective still warps their understanding and clouds their vision.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

We divert their hearts, their feelings and their sight from one thought to another and throw their minds into confusion and We manoeuvre their disposition to induce difficulties sufficient to turn the edge of the finest wit that they lose sight of the truth as they did at the beginning and shall do henceforth. And We give them plenty of rope to allow them free scope of action in order to commit themselves to the loss in the maze of error.

### Bijan Moeinian

As a result of their choice of denying these revelations (the most profound miracle), I will keep their minds and sights confused and leave them to wonder about in their rebellion.

### Al-Hilali & Khan

And We shall turn their hearts and their eyes away (from guidance), as they refused to believe therein for the first time, and We shall leave them in their trespass to wander blindly.

### Abdullah Yusuf Ali

We (too) shall turn to (confusion) their hearts and their eyes, even as they refused to believe in this in the first instance: We shall leave them in their trespasses, to wander in distraction.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

We turn their hearts and eyes away ˹from the truth˺ as they refused to believe at first, leaving them to wander blindly in their defiance.

### Taqi Usmani

We will upset their hearts and sights, as they did not believe in them at the first instance, and We will leave them wandering blindly in their rebellion.

### Abdul Haleem

We would make their hearts and their eyes turn away, just as they did not believe the first time, and leave them to flounder in their obstinacy.

### Arthur John Arberry

We shall turn about their hearts and their eyes, even as they believed not in it the first time; and We shall leave them in their insolence wandering blindly.

### E. Henry Palmer

We will overturn their hearts and their eye-sights, even as they believed not at first; and we will leave them, in their rebellion, blindly wandering on.

### Hamid S. Aziz

We confound their heart and their eyesight, even as they believed not at first, We will leave them, in their rebellion, blindly wandering on.

### Mahmoud Ghali

And We will turn about their heart-sights (Or: perception) and their beholdings, (i. e., eyesights) just as they did not believe in it the first time; and We will leave them out in their in ordinance blundering.

### George Sale

And We shall confound their hearts and their eyes, for they believe not therein the first time, and We shall leave them in their transgression to wander in distraction.

### Syed Vickar Ahamed

We (too) shall give their hearts and their eyes (confusion), because they refused to believe in this (Sign) in the first place: We shall leave them to exceed their limits (and) to wander in (confusion and) distraction.

### Amatul Rahman Omar

We shall confound their hearts and their eyes, since they did not believe in it (-God's signs) in the first instance, and We shall leave them alone wandering blindly in their transgression.

### Ali Quli Qarai

We transform their hearts and their visions as they did not believe in it the first time, and We leave them bewildered in their rebellion.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onların fuadlarını (Esma mana özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronları) ve gözlerini (görüp değerlendirme) kalbederiz (kilitleriz), başta (mucize gelmeden önce) ona iman etmedikleri gibi! Onları kendi taşkınlıklarında kör ve şaşkın, bocalar durumda, kendi hallerine terk ederiz!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Biz onların kalplerini ve gözlerini, ilkin inanmadıkları gibi tersine çeviririz ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terkederiz.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilkin ona inanmadıkları gibi, mucizeyi gördükten sonra da inanmazlar.Onları şaşkın olarak azgınlıkları içinde bırakırız.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz onların kalblerini ve gözlerini ters döndürürüz, ilkin buna iyman etmedikleri gibi bırakıveririz kendilerini de tuğyanları içinde kör körüne bocalar giderler

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters çeviririz. Önceden buna iman etmedikleri gibi bırakıveririz kendilerini azgınlıkları içinde körü körüne bocalar giderler.

### Gültekin Onan

Biz onların yüreklerini (efidet) ve gözlerini, ilkin inanmadıkları gibi tersine çeviririz (nükallibu) ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terkederiz.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar, evvelce indirilen (ayet) lere iman etmedikleri gibi (bundan sonra da iman etmeyeceklerdir). Biz, onların gönüllerini ve gözlerini (ters) çevirmiş, kendilerini azgınlıkları, taşkınlıkları içinde serseri ve şaşırmış oldukları halde terketmiş bulunuyoruz.

### İbni Kesir

Biz, onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de ona ilk defa iman etmedikleri gibi azgınlıkları içinde kör ve şaşkın bırakırız.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

kalplerini ve gözlerini (hakikatten) ayırdığımız sürece, tıpkı ona ilk başta inanmadıkları gibi: ve (böylece) Biz körce ileri geri yalpalayıp dursunlar diye onları küstahça kibirleri ile baş başa bırakırız.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların kalplerini ve basiretlerini tersine çeviririz de, ilk defa inanmadıkları gibi yine inanmazlar. Biz de onları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilkin ona inanmadıkları gibi (mu'cizeyi gördükten sonra da inanmazlar) ve bırakırız onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Biz onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilk seferinde buna iman etmedikleri gibi bırakırız kendilerini de azgınlıkları içinde körü körüne bocalar dururlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Biz de onların gönülleri ve gözlerini çeviriverirdik, tıpkı ilk başta ona inanmadıkları konumda olduğu gibi; ve Biz onları küstahça taşkınlıkları içinde kör ve şaşkın debelenmeye terkederiz.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İlkin ona iman etmedikleri gibi[1], onların gönüllerini ve basiretlerini[2] tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

_Footnotes_
- [1] Mucizeyi görseler yine de inanmazlar.
- [2] Kavrayış, sezgi, görme yeteneği, aydınlanma kaynağı.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onların yüreklerini ve gözlerini, en başında Ona inanmadıkları gibi ters çeviririz. Azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Başlangıçta[1] inanmadıkları sırada olduğu gibi (bu davranışlarından dolayı) şimdi de inanmazlarsa gönüllerini ve gözlerini döndürür, azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.
Onların kalplerini ve gözlerini döndürürüz de bundan (mucize gösterilmesinden) önce inanmadıkları gibi (gösterildikten sonra bile) azgınlıkları içerisinde bocalar halde bırakırız.

_Footnotes_
- [1] Daha önce kendilerine mucize gösterilmesine rağmen görmezlik edenlerde olduğu gibi (Hz.Musa, Hz.İsa, diğer peygamberler ve mucizeleri ve bunlara rağmen toplumlarının inanmaması)

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ona (vahye) iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz. Onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakırız.[1]

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:15; A‘râf 7:186; Yûnus 10:11; Hicr 15:72; Mü'minûn 23:75; Neml 27:4.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İlkin ona iman etmedikleri gibi[1], onların gönüllerini ve basiretlerini[2] tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

_Footnotes_
- [1] Mucizeyi görseler yine de inanmazlar.
- [2] Doğru algılama, idrak etme, gerçeği görme, kavrama yeteneği ve aydınlanma.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

İlkin ona inanmadıkları gibi,[1] onların gönüllerini ve basiretlerini[2] tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

_Footnotes_
- [1] Mucizeyi görseler yine de inanmazlar.
- [2] Bkz. 6:104. ayetin 1. dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların gözlerini ve gönüllerini çeviririz de daha önce inanmadıkları gibi olurlar. Onları taşkınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | وَنُقَلِّبُ — wanuqallibu | And We will turn | قلب — Kaf-Lam-Be |
| 2 | أَفْـِٔدَتَهُمْ — afidatahum | their hearts | فاد — Fe-Elif-Dal |
| 3 | وَأَبْصَـٰرَهُمْ — wa-abṣārahum | and their sights | بصر — Be-Sad-Ra |
| 4 | كَمَا — kamā | (just) as | — |
| 5 | لَمْ — lam | not | — |
| 6 | يُؤْمِنُوا۟ — yu'minū | they believe | امن — Elif-Mim-Nun |
| 7 | بِهِۦٓ — bihi | in it | — |
| 8 | أَوَّلَ — awwala | (the) first | اول — Elif-Vav-Lam |
| 9 | مَرَّةٍۢ — marratin | time | مرر — Mim-Ra-Ra |
| 10 | وَنَذَرُهُمْ — wanadharuhum | And We will leave them | وذر — Vav-Zal-Ra |
| 11 | فِى — fī | in | — |
| 12 | طُغْيَـٰنِهِمْ — ṭugh'yānihim | their transgression | طغي — Ta-Gayn-Ye |
| 13 | يَعْمَهُونَ — yaʿmahūna | wandering blindly | عمه — Ayn-Mim-he |

---
Previous: https://quran.so/surah-al-anam/verse-109.md · Next: https://quran.so/surah-al-anam/verse-111.md
Retrieved: 2026-08-15
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
