# 51. Surah Adh-Dhariyat, Verse 29

- **Surah:** 51. Surah Adh-Dhariyat (The Winnowing Winds) — سورة الذاريات
- **Verse:** 29 / 60 · **Juz:** 26 · **Mushaf page:** 520
- **Source:** https://quran.so/surah-adh-dhariyat/verse-29

## Arabic

فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ

## Transcription

Faaqbalati imraatuhu fee sarratin fasakkatwajhaha waqalat AAajoozun AAaqeem

## Translations

### Aisha Bewley

His wife came up with a shriek and struck her face and said, ‘What, and me a barren old woman!’

### Progressive Muslims

His wife then approached in amazement. She slapped upon her face, and said: "I am a sterile old woman!"

### Shabbir Ahmed

Then his wife came forward with a loud cry and struck her face in astonishment and said, "An old barren woman!"

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And his wife came forward, crying out, and struck her face, and said: “A barren old woman!”

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

His wife then approached in amazement. She slapped upon her face, and said: "A barren old woman!"

### Rashad Khalifa — The Final Testament

His wife was astonished. Noting her wrinkled face: "I am a sterile old woman."

### Mohamed Ahmed - Samira

His wife came out lamenting, striking her forehead, and said: "I, am old and barren woman?"

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And his wife approached with a cry [of alarm] and struck her face and said, "[I am] a barren old woman!"

### Muhammad Asad

Thereupon his wife approached [the guests] with a loud cry, and struck her face [in astonishment] and exclaimed: "A barren old woman [like me]!"

### Marmaduke Pickthall

Then his wife came forward, making moan, and smote her face, and cried: A barren old woman!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

So hearing his wife went forth shouting. She struck her face and exclaimed: "A barren old woman am I."[1]

_Footnotes_
- [1] That is, I am not only old but barren too. How shall a child be born to me? According to the Bible, the Prophet Abraham (peace be upon him) at that time was a hundred years old and Sarah was ninety (Gen. 17: 17).

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

His wife overheard the statement and, in astonishment and wonder caused by the unexpected, she came up with an outcry. She smote her face and said: "what impossible matter will you guests make easy next?" "An old woman who lived barren all her life!"

### Bijan Moeinian

His wife, overhearing them, came out (struck her forehead) saying: "From an old and barren woman like me?"

### Al-Hilali & Khan

Then his wife came forward with a loud voice: she smote her face, and said: "A barren old woman!"[1]

### Abdullah Yusuf Ali

But his wife came forward (laughing) aloud: she smote her forehead and said: "A barren old woman!"

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Then his wife came forward with a cry, clasping her forehead ˹in astonishment˺, exclaiming, "˹A baby from˺ a barren, old woman!"

### Taqi Usmani

So his wife came forward with a clamor, and slapped her own face and said, "(How can I have a child when I am) a barren old woman?"

### Abdul Haleem

His wife then entered with a loud cry, struck her face, and said, ‘A barren old woman?’

### Arthur John Arberry

Then came forward his wife, clamouring, and she smote her face, and said, 'An old woman, barren!'

### E. Henry Palmer

And his wife approached with a noise, and smote her face, and said, 'An old woman, barren!'

### Hamid S. Aziz

Then his wife came up in great grief, and she struck her face and said, "An old barren woman!"

### Mahmoud Ghali

So came forward his wife, clamoring; (literally: with a clamor) then she beat her face, and said, "An old sterile woman!"

### George Sale

And his wife drew near with exclamation, and she smote her face, and said, I am an old woman, and barren.

### Syed Vickar Ahamed

Then his wife came forward (laughing) aloud: She touched her face (in wonder) and said: "A barren old woman!"

### Amatul Rahman Omar

Then his wife came to him extremely embarrassed. She smote her forehead and said, `(I am but) an old woman then barren, how (can I ever be able to give birth to a child?)

### Ali Quli Qarai

Then his wife came forward crying [with joy]. She beat her face, and said, ‘A barren old woman!’

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Bu yüzden (İbrahim'in) karısı çığlık içinde misafirlerin yanına döndü de, (ellerini utanarak) yüzüne kapatıp dedi ki: "(Ben) kısır bir ihtiyar kadınım!"

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: "Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?" dedi.

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

O esnada, hanımı çığlık atarak, yüzüne vurarak geldi ve "Kısır bir kocakarıdan mı?" dedi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bunun üzerine hatunu bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı ve akim bir kocakarı, dedi

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine karısı bir çığlık içinde döndü, elini yüzüne çarptı ve: "Kısır bir kocakarı (çocuk mu doğurur)? dedi.

### Gültekin Onan

Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: "Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?" dedi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bunun üzerine (İbrahimin) zevcesi (Sare) bir feryad içinde yönelib (elini) yüzüne vurdu. "(Ben) doğurmaz bir koca karı (yım)" dedi.

### İbni Kesir

Bunun üzerine zevcesi hayretle seslenerek döndü, yüzünü kapayarak: Kısır bir kocakarı, dedi.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bunun üzerine karısı çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde) yüzüne vurarak feryad etti: "(Benim gibi) kısır bir kocakarıdan mı!"

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Karısı bir çığlık içinde çıka gelip, (elleriyle) yüzüne vurarak: -Ben, kısır bir kocakarıyım, dedi.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Karısı (Sare) çığlık içinde geldi (hayretten elini) yüzüne vurarak: "(Ben) Kısır bir kocakarı(yım, benden nasıl çocuk olur)?" dedi.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Derken, karısı bir çığlık içinde döndü; yüzüne vurarak şöyle dedi: "Ben, doğurma yaşını geçmiş bir kocakarıyım!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Bunun üzerine karısı ileri atıldı ve yüzüne vurarak "Kısır bir kocakarıdan ha!" deyip feryadı bastı.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bu sırada, karısı çığlık atarak geldi ve kendi yüzüne vurarak, şöyle dedi: "Kısır bir yaşlı kadınken!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Karısı çığlık atarak döndü ve ellerini yüzüne vurarak: "Kocamış kısır bir kadından mı?" dedi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Hanımı, çığlık atarak (meleklere) yönelmiş ve (elini) yüzüne vurarak "Ben kısır bir kocakarıyım!" demişti.[1]

_Footnotes_
- [1] [Sarratin] kelimesi "haykırma", "çığlık atma" [sakket] fiili ise "vurmak, çarpmak" demektir. Bu kelimeler birlikte kullanılınca Hz. Sâre'nin büyük bir şaşkınlık içerisinde haykırdığı, durumun sıra dışılığını bu şekilde ortaya koyduğu anlaşılmış olmaktadır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İbrahim'in karısı, çığlık atarak hemen onlara döndü ve ellerini yüzüne vurup şöyle dedi: "Ben kocamış ve kısır bir kadınım ama[1]!"

_Footnotes_
- [1] [Hud 11/72.](https://quran.so/11/72) Çocuk müjdesi karşısında İbrahim aleyhisselam da şaşırmıştı ([Hicr 15/54](https://quran.so/15/54)-[56](https://quran.so/15/56)).

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَأَقْبَلَتِ — fa-aqbalati | Then came forward | قبل — Kaf-Be-Lam |
| 2 | ٱمْرَأَتُهُۥ — im'ra-atuhu | his wife | مرا — Mim-Ra-Elif |
| 3 | فِى — fī | with | — |
| 4 | صَرَّةٍۢ — ṣarratin | a loud voice | صرر — Sad-Ra-Ra |
| 5 | فَصَكَّتْ — faṣakkat | and struck | صكك — Sad-Kef-Kef |
| 6 | وَجْهَهَا — wajhahā | her face | وجه — Vav-Cim-he |
| 7 | وَقَالَتْ — waqālat | and she said | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 8 | عَجُوزٌ — ʿajūzun | An old woman | عجز — Ayn-Cim-Za |
| 9 | عَقِيمٌۭ — ʿaqīmun | barren | عقم — Ayn-Kaf-Mim |

---
Previous: https://quran.so/surah-adh-dhariyat/verse-28.md · Next: https://quran.so/surah-adh-dhariyat/verse-30.md
Retrieved: 2026-08-15
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
