# 80. Surah 'Abasa, Verse 12

- **Surah:** 80. Surah 'Abasa (He frowned) — سورة عبس
- **Verse:** 12 / 42 · **Juz:** 30 · **Mushaf page:** 584
- **Source:** https://quran.so/surah-abasa/verse-12

## Arabic

فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ

## Transcription

Faman shaa thakarah

## Translations

### Aisha Bewley

and whoever wills pays heed to it.

### Progressive Muslims

For whoever wills to remember.

### Shabbir Ahmed

So let him pay heed who will.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

So whoso wills might remember it,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

For whoever wills to remember.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Whoever wills shall take heed.

### Mohamed Ahmed - Samira

For any one who desires to bear it in mind,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So whoever wills may remember it.

### Muhammad Asad

and so, whoever is willing may remember Him

### Marmaduke Pickthall

So let whosoever will pay heed to it,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

So whoso wills may give heed to it.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

and he who wishes, may keep Allah in mind and imprint in his heart His Glorious Quran which conduces to piety and to contrition

### Bijan Moeinian

… the one who accept it gladly.

### Al-Hilali & Khan

So whoever wills, let him pay attention to it.

### Abdullah Yusuf Ali

Therefore let whoso will, keep it in remembrance.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So let whoever wills be mindful of it.

### Taqi Usmani

So, whoever so wills may pay heed to it.

### Abdul Haleem

from which those who wish to be taught should learn,

### Arthur John Arberry

(and whoso wills, shall remember it)

### E. Henry Palmer

and whoso pleases will remember it.

### Hamid S. Aziz

So let whoever will pay heed to it.

### Mahmoud Ghali

So, whoever decides will remember it.

### George Sale

Verily the Koran is an admonition; -- and he who is willing retaineth the same; --

### Syed Vickar Ahamed

Therefore let anyone who makes up the mind, remember (and accept) it.

### Amatul Rahman Omar

So let him who desires, pay heed to it and rise to eminence.

### Ali Quli Qarai

—so let anyone who wishes remember it—

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Dileyen Onu hatırlar!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın.'

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Dileyen ondan öğüt alır.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İmdi onu dileyen tezekkür etsin

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık onu dileyen düşünsün!

### Gültekin Onan

Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın'.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Binaen'aleyh dileyen onu beller.

### İbni Kesir

Dileyen onu düşünüp öğüy alır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

kim istekliyse O'nu hatırlayıp öğüt alabilir

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Dileyen kimse onu korur/aklında tutar.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

gönüllü olan herkes ondan öğüt alabilir,

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Dileyen kimse ondan öğüt alır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Artık, isteyen, Ondan öğüt alır.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Kim ne yapmışsa[1] onu hatırlayacaktır[2].

_Footnotes_
- [1] Burada şae (شاء) fiiline (كوَّن) kevvene = oluşturdu" anlamı verilmiştir. Çünkü şae (شاء)  şey (شَيْء)'den türemiştir. Şey (شَيْء) hem mastar hem isimdir. Mastar anlamı "oluşturma" isim anlamı ise kendisi veya ölçüsü oluşmuş varlıktır. Allah Teala şöyle buyurur:إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئاً أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ  "Bir şeyi irade ettiğinde yaptığı, sadece ona "ol" demektir; sonra o şey oluşur." (Yasin 36/82)

 Ayetteki شَيْئاً (= şey'en) mastar, ondaki tenvin ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani ifade, شيْئَ شَيئٍْ iken muzafun ileyh olan şey شيئ kaldırılmış yerine tenvin konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan  شيئ'in mef'ulüdür. Ayetteki كُنْ tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır.

 Ayetteki  فَيَكُونُ(feyekun) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً)'e; إحداث شيء و تكوينه إِذَا أَرَادَ = bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman'. anlamı verilir. Çünkü tam olan كُنْ = kün'ün anlamı, kevvin  كوِّنْ= oluşmaya başla!" veya "uhdus أحدث = varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan شيئ 'in, ihdas (إحداث) ve tekvin (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, yokken var etmek, tekvin ise oluşturmaktır. Bize göre tekvin anlamı daha uygundur

 Şey (شَيْء) mastarından (شاء) fiili türetilmiştir. Aslı (شَيَأَ)'dir. Ya (ي)'dan önce fetha olduğu için ya elife dönüşmüş ve (شاء) olmuştur. Mastar ile fiil arasında anlam farkı olmaz; tek fark fiilin bir zaman dilimi içinde olmasıdır. Şey mastarının anlamı (تكوين)  tekvin olduğu için şae (شاء)'nin anlamı da "(كوَّن) kevvene =oluşturdu" olur. Daha geniş izah için "Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz  Bayındır" adlı kitabın ikinci baskısındaki ilgili bölüme bkz.
- [2] Ayet şu şekilde takdir edilerek anlam verilmiştir: من كون شيئا ذكره  (bir şey yapan onu hatırlar)

 Suçlar bağışlansa bile ahirette kişiye gösterilecektir. Allah Teala şöyle buyurur: "Kim zerre kadar iyilik yapmış olsa onu görür. Kim zerre kadar kötülük yapmış olsa onu da görür." (Zilzal 99/7-8)

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Dileyen onu (Kur'an'ı) hatırlar.[1]

_Footnotes_
- [1] Benzer mesajlar: Müzzemmil 73:19; Müddessir 74:54-55; İnsân 76:29; Nebe' 78:39; Tekvîr 81:27-28.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Dileyen kimse ondan öğüt alır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Dileyen kimse ondan öğüt alır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Yapılması gerekeni yapan[1] o bilgiden yararlanır[2].

_Footnotes_
- [1] Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder ([Kamer 54/49,](https://quran.so/54/49) [Ra'd 13/8](https://quran.so/13/8)). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır ([Enbiya 21/35](https://quran.so/21/35)). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister ([Nisa 4/26](https://quran.so/4/26)) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar ([Nur 24/46](https://quran.so/24/46)). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur ([Şems 91/7](https://quran.so/91/7)-[10](https://quran.so/91/10)). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı ([Nahl 16/93](https://quran.so/16/93)). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
- [2] [Müddessir 74/55.](https://quran.so/74/55)

## Words

| # | word | meaning | root |
|---|---|---|---|
| 1 | فَمَن — faman | So whosoever | — |
| 2 | شَآءَ — shāa | wills | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 3 | ذَكَرَهُۥ — dhakarahu | may remember it | ذكر — Zal-Kef-Ra |

---
Previous: https://quran.so/surah-abasa/verse-11.md · Next: https://quran.so/surah-abasa/verse-13.md
Retrieved: 2026-08-24
Quran.so — https://quran.so — CC BY-NC-SA 4.0 — When quoting, name the translator.
